
Ailesiyle birlikte Türkiye üzerinden Yunanistan’a gitmeye çalışırken denizde boğularak can veren 12 kişiden biri olan üç yaşındaki Alan Kurdî, ağabeyi ve annesiyle birlikte doğum yeri Kobanê’de toprağa verildi.
Bodrum’dan Kos Adası’na gitmek isterken bindikleri lastik botun alabora olması sonucu 12 kişiyle hayatını kaybeden ve kıyıya vuran cansız bedeniyle dünyayı sarsan minik Alan ve Galip kardeşler ile annelerinin cenazesi Kobanê’de toprağa verildi.
Faciadan sağ kurtulan acılı baba Abdullah Kurdî, Muğla Hastanesi’nden teslim aldığı eşi Rihan ve çocuklarının cenazelerini, İstanbul üzerinden Suruç’a, ordan da sınır kapısından geçirerek Kobanê’ye götürdü. Acılı babaya; HDP Urfa milletvekilleri Leyla Güven, Dilek Öcalan, Suruç Belediye Eşbaşkanı Orhan Şansal ve CHP’li bir heyet eşlik etti. Sınırın öte tarafında ise cenazeleri, Kobanê Kantonu Eşbaşbakanı Enver Muslim ile Kurdî ailesi ve halk karşıladı.
Gözyaşları sel oldu
Alan ve Galip kardeşler ile anneleri Rihan Kurdî’nin cenazeleri dün öğlen saatlerinde iki bin kişinin katıldığı bir törenle toprağa verildi. Kürtçe ağıtların yakıldığı cenaze töreni sırasında gözyaşları sel olurken, baba Abdullah Kurdî ile yakınları zaman zaman fenalık geçirdi. Çocukları ile eşinin beyaz kefene sarılı cansız bedenlerine sarılan acılı babanın “Onlar benim canlarımdı. Mezarlarında yatacağım, onlara her gün su ve yemek vereceğim” demesi yürekleri dağladı. Kurdî’yi yakınları teselli etmeye çalıştı.
Topraklarımıza barış gelsin
Baba Abdullah Kurdî, cenaze öncesinde İstanbul’da gazetecilere konuşurken ise “Kendim için bu dünyalık bir isteğim yok. Artık çocukları olmayan bir baba olarak herhangi bir şey istemem. Sadece isterim ki Suriye’de yaşanan acı ve dram bir an önce bitsin. Suriye’ye huzur ve barışın gelmesini isterim” dedi. Abdullah Kurdî, facia öncesi mülteci başvurusunu kabul etmeyen Kanada’nın iş işten geçtikten sonra sunduğu vatandaşlık teklifini de reddetti.
Dedeleri: Gitmeyin diye yalvardım
Bodrum’da cansız bedenleri sahile vuran çocukların dedesi Şeho Şen Kurdî de “Yaşananlara ve torunlarımın ölümüne ne desem az olur. O kadar ısrar ettim. Gitmeyin, artık burası daha güvenli, Kobanê’ye geri dönün dedim. Ancak beni dinlemediler. Şansımızı denemek istiyoruz olmazsa Kobanê’ye geri döneriz dediler. Hem torunlarımı hem de kızımı kaybettim. Torunlarımın sahile vurmuş cesetlerini görünce içim parçalandı” dedi.
Muslim: Faciadan Türkiye sorumlu
Cenaze töreni katılarak Kurdî ailesinin acısı paylaşan Enwer Muslim ise faciadan kaçakçılara gözyuman Türk devletinin sorumlu olduğunu söyledi. Türk devletinin Kobanê’ye geri dönmek isteyenleri engellediğine de dikkat çeken Muslim, “Rojava’ya dönmek isteyenlerin işleri kolaylaştırılacağına hep engel çıkarıldı“ dedi.
Kobanêliler yurtlarına geri dönmeli
“Türkiye, Kobanê’ye dönüşleri kolaylaştırmalı ve gereken desteği sunmalıdır” diyen Muslim, Kuzey Kürdistan’da sokaklarda ve kamplarda yaşayan Kobanêlilere de, “Kobanê tamamıyla özgür bir yer. Kuzeydeki tüm insanlarımıza çağrımız; yönlerini Avrupa yerine kutsal topraklarına versinler ve dönsünler. Gelin burada yaşamı birlikte inşa edelim. Kobanêliler artık yurtlarına geri dönmeli ve yaşamlarına burada devam etmeliler” çağrısı yaptı.
Kobanê’ye destek sürmeli
Muslim, DAİŞ’e kazanılan tarihi zaferi hatırlatarak, “Kobanê’yi nasıl çocuk, kadın, yaşlısıyla savunduysak, teröre karşı dimdik durduysak, öyle savunmaya da devam edeceğiz. Bu direnişte herkes seferber oldu ve büyük bir zafer elde edildi. Bundan sonrada herkes Kobanê için desteklerini sunmaya devam etmeli” diye de ekledi.
Güven: Türkiye’nin gerçek yüzü
HDP Milletvekili Leyla Güven ise “İki çocuğun annesiyle birlikte denizde boğularak can vermesi Türkiye’nin Suriye politikasının gerçek yüzüdür” diyerek AKP hükümetini eleştirdi. AKP hükümeti, aylarca süren savaşın sonunda Kobanê’den püskürtülen DAİŞ‘e silah ve lojistik destek vermekle suçlanıyor. Son günlerde Türk savaş uçakları ABD ile birlikte DAİŞ‘in Suriye’deki mevzilerini vursa da AKP hükümeti Kürtler ve demokratik kamuoyu nezdinde halen DAİŞ’in ortağı görülüyor.
İSTANBUL/URFA/KOBANÊ