
Bağok Dağı’nda gerilla cenazelerinin gömülü olduğu Agit Suruç Şehitliği’ne yönelik saldırı, aileler ve insan hakları kurumları tarafından kınandı. Agît Suruç Şehitliği, Mardin Valiliği’nin kararıyla askeri araçlar tarafından yerle bir edilirken, 1 Eylül Dünya Barış günü ailesinin de aralarında bulunduğu binlerce kişinin katılımıyla defnedilen HPG’li Ahmet Uğurlar’ın (Agît Suruç) cenazesi ailesinin rızası dışında gömüldüğü yerden çıkartıldı. Mezarlığın bulunduğu alanda incelemelerde bulunan İHD Mardin Şube Yöneticisi Av. Hüseyin Cangir, insanlık ve hukuk dışı bu saldırıyı ulusal ve uluslararası mercilere taşıyacaklarını söyledi. “44 PKK gerillasının mezarına yönelik saldırı, insanlık vicdanına ve onuruna aykırı bir durumdur” diyen Av. Cihangir, özellikle HPG’li Uğurlar’ın naaşının mezardan çıkartılış şeklinin “insanlık onurunu zedeleyen” bir saldırı olduğunu ifade etti.
Aileler 2 yıl önce başvurdu
Şehitlikte, 1999 yılında geri çekilme sürecinde yaşamını yitiren gerillalar ve HPG’li Ahmet Uğurlar ile birlikte 44 gerillanın cenazesi bulunuyor. İHD olarak cenazelerin o alandan alınarak makul bir yere defnedilmesi için savcılık nezdinde girişimlerde bulunduklarını aktaran Av. Cihangir, “2 yıl önce Nusaybin Başsavcılığı’na başvuruda bulunduk. Cenazelerin makul bir yerde gömülme talebimize savcılıktan ‘delil yetersizliği’ yanıtı verildi. Gerekli mercilere başvurmamıza rağmen jandarmanın tutanakları doğrultusunda toplu bir mezarın olmadığı belirtmişlerdir” dedi.
İnsan onuruna saldırı
Cenazeler alınamayınca ailelerinin girişimleri sonucu mezar yeri yapıldığını aktaran Av. Cihangir, “Buna tahammül etmeyen insanların mezarları tahrip etmesini kabul etmeyeceğiz. Bu olayın takipçisi olacağız. Gerek ulusal gerekse uluslararası girişimlerimiz olacak. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Barışın konuşulduğu bir süreçte, insan onuruna aykırı bu girişimi asla kabul etmeyeceğiz” diye konuştu.
Saldırının boyutu
BDP Mardin İl Eşbaşkanı Reşat Kaymaz ise 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde defnedilen cenazeye yönelik tahammülsüzlüğün “barbarlık” kültürü ile özdeşleştiğini ifade etti. Kaymaz, devletin barışa olan samimiyetsizliğinin; boş tabut ve şehitlik kapısına kazma ve küreklerle öfke saçarak saldıran askerler ile bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. “Cenazemize tahammül etmeyen zihniyete karşı tavrımız farklı olacaktır” diyen Kaymaz, şunları belirtti: “Mezarlara tek tek basmışlar. Bu yetmiyor gibi mezarları yıkıp, mezar taşlarını yerinden sökmüşler. Mezarlık kapısını kazmalarla kırıp, tabutu bile parçalamışlar. Devlet 1 Eylül’de kurulan mezara bile saldırarak kendi kültürü olan barbarlığını yine göstermiştir. Bu devletin savcısı, askerin yaklaşımı bir vahşet göstergesidir. Bu da devletin samimiyetini göstermektedir.”
Tekrar şehitliğe defnedilecek
HPG’li Uğurlar’ın törenle Bagok Dağı’na isminin verildiği şehitliğe defnedildiğini hatırlatan Kaymaz, “Hiçbir inançta olmayan bir yaklaşımla hunharlığını gösteren Türk askeri, cenazeyi mezarlığı deşip küçük bir delikten zorla çıkartmış, cenazeyi götürmüştür. Cenazeye böyle işkence ve saygısızlık yapılmasına izin vermeyeceğiz. Tabii bu mezarlık Agît Suruç adına yapıldığı için, bu arkadaşın cenazesi yine burada defnedilecektir” dedi. “Gerekirse Bagok Dağı’nda nöbet tutacak, şehitliğe sahip çıkacağız” diyen Kaymaz, “Halen bazı aileler burada hangi mezarın çocuklarına ait olduğunu bile bilmezken, mezarlığa yapılan saldırı kabul edilemez. Aslında bu saldırı, kurdukları barikatı aşıp Bagok Dağı’na çıkan halkımızdan alınmak istenilen intikamdır. Bedel ödenmesi gerekiyorsa bedel ödenecek ama şehitliğe sahip çıkacağız. Biz Bagok Dağı’nda şehidimize sahip çıkacağız. Gerekirse halkımızla birlikte nöbet tutacağız. Bu vahşi uygulama ile bizi korkutamazlar” diye konuştu.
6 kez DNA için başvurdu
Şehitlikte naaşı bulunan HPG’li Selami Aslan’ın (Gernas) annesi Dure Aslan, “Kemiklere dahi tahammül edemeyen zihniyetin insanlıkla bir ilgisi yoktur” dedi. Oğlunun mezarının o alanda olduğunu öğrendiği zamandan itibaren son 13 yılda 6 kez DNA testi için başvuruda bulunduğunu aktaran anne Aslan, “Çocuklarımızın gömüldüğü yeri söyledik. Ancak bu devlette namuslu bir girişim olmadı. Kemiklerimizin olduğu yeri mezara dönüştürdük onlar gidip gerçek yüzlerini gösterip mezarlarımıza bastı. Bu vahşet İslamiyet’in neresinde var?” diye sordu ve ekledi: “Namazında niyazında biri olarak çocuklarımızın kemiklerini hazmedemeyenlerle biz nasıl barışırız? Biz nasıl kardeşlikten söz edebiliriz? Siz ne zaman insan olacaksınız? Barbarlıktan bir şey çıkmaz. Benim Allah’tan tek bir dileğim var; benim yüreğime düşen acıyı, Başbakan da görsün. Bu devlet hiç mi iyi bir şey yapmayacak? Bu dağın başına çıkıp kemiklerimizi çıkarttıkları için tek dileğim Saddam’ın akıbeti Başbakan’a nasıp olsun.”
DTK: Provokasyon
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Bagok Dağı’nda Agît Suruç Şehitliği’ne yapılan saldırıyı kınadı.
Mezarlıkların tüm dinlerde kutsal sayıldığını ifade eden DTK, savaş zamanlarında dahi tahrip edilmediğini kaydetti. Mezarlıklara saldırının provokasyon amaçlı olduğunu kaydeden DTK, “İçinden geçtiğimiz bu süreçte, halklarımızın bir arada yaşama duygusuna yapılmış bir saldırıdır” diye nitelendirdi. DTK, açıklamasında şunları vurguladı: “Halkımız yıllardır tüm acımasız saldırılara rağmen şehitlerine ve değerlerine canı pahasına sahip çıkmıştır ve çıkmaya devam edecektir. Kimsenin halkımızın değerlerine bağlılığını sınamaya hakkı yoktur. Bu temelde halkımızı duyarlı olmaya şehitliklerimizi sahiplenmek, korumak, hayallerini gerçekleştirmeye ve ulusal değerleri etrafında kenetlenmeye çağırıyor. Bu olayın sorumlularını kınıyoruz.”
FERHAT ARSLAN/DİHA/MARDİN