Bitlis ardından Mardin'de de Valilik emriyle gerillaların defnedildiği mezarlığa saldırı yapıldı. Bagok Dağı'nda 43 gerillanın cenazesinin bulunduğu Egit Suruç Şehitliği'ni tahrip eden Türk devlet güçleri, HPG'li Ahmet Uğurlar'ın cenazesini de defnedildiği yerden çıkardı.

2010 yılında Bagok Dağı'nda yaşamını yitiren HPG'li Ahmet Uğurlar'ın (Egit Suruç) cenazesi pazar günü Bagok'da teslim alınarak Bendere mevkisinde bulunan ve 43 HPG'linin cenazesinin bulunduğu Egit Suruç Şehitliği'ne defnedilmişti. Halkın mezarlıktan ayrılmasının ardından askerler, askeri araç ve iş makineleriyle mezarlığı yerle bir edip, ailesi ve halk tarafından toprağa verilen HPG'li Uğurlar'ın cenazesini de defnedildiği yerden çıkardı.

Vali itiraf etti

BDP Mardin İl Eşbaşkanı Reşat Kaymaz, Egit Suruç Şehitliği'nde bulunan tüm mezarların devlet güçlerince tahrip edildiğinin ve bir cenazenin alındığının Mardin Valisi tarafından doğrulandığını söyledi. Kaymaz, "Bagok Dağı'nda festival sona erdikten sonra halkın indiğini gören asker, iş makineleri ile gidip mezarları tahrip etmiş, bir cenazeyi de mezarlıktan çıkartmış. Yeni defnettiğimiz HPG gerillası Ahmet Uğurlar'ın cenazesi çıkartılmış" dedi. Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, il genel ve belediye meclis üyelerinin Mardin Valisi ile görüştüklerini ifade eden Kaymaz, "Yaptıkları görüşmede, askerlerin bir cenazeyi aldığı itiraf edilmiştir. Fakat cenazenin nereye götürüldüğünü bilmiyoruz" diye konuştu.

Cenazeyi kaçırdılar

Askerlerin şehitliğe saldırısını yerinde tespit eden Nusaybin Belediye Başkanı Gökkan, "Mezarlığın çevresi, tel örgüleri parçalanmış; oraya konulan briketler tahrip edilmiş. Ailenin ya da başkalarının gözetimi olmaksızın yaşamını yitiren gerillanın mezarı da açılarak tabuttan cenaze alınmış. Olay yerine gittiğimizde bile 15 metre yukarımızdan helikopterler uçuruluyordu" dedi. ANF'ye konuşan Gökkan, saldırının ciddi bir tepkiye yol açtığını belirterek, kaygılı olduklarını söyledi.  

'90'lı yılları yaşıyoruz'
Gökkan, "Yaşanan olay üzüntü verici olduğu kadar, tahrik edici. İnsani duyguları tanımayan bir girişim. Bu kadar rahat bir şekilde cenaze ya da gömülü olan bir şeye müdahale kesinlikle tepkisiz kalınacak bir gelişme değil" diye konuştu. Mezarlığa saldırının barış sürecinde gerçekleştiyor olduğuna dikkat çeken Gökkan, şöyle konuştu: "Tam da Kürtler manevi değerlerine saygı duyulacağını beklerken, Kürt sorununun çözümüne dair Sayın Abdullah Öcalan ile İmralı'da görüşülürken, atılacak adımlar beklenirken bunun yaşanması sürece olan güveni de zayıflattı. Çünkü halkta atılacak adımların en başta saygıya denk düşeceği beklentisi vardı. Yaşanan klasik, geleneksel devlet zihniyetini gösteriyor; '90'lı yıllardaki gibi. Cenazeye saygı duymayan, manevi değeri korumayan, toplumdaki inisiyatife danışmayan bir zihniyetin barış sürecine olan hassasiyeti de gerçekçi bulunmuyor. Askerlerin gidip cenaze çıkardığına '90'larda tanık olunurdu."

'Tüm Kürtlerin cenazesidir'

Kürtlerin bu saldırıya karşı sessiz kalmayacağını ifade eden Gökkan, "Cenaze en hassas, en tahammül edilmez örnek. Ateş Kürtlerde sadece düştüğü yeri yakmaz. Kürtlerde bunun toplumsal bir karşılığı vardır; sadece cenazeye değil, kendisine de sahip çıkma meselesi olarak görür. O cenaze sadece ailenin değil; Kürtlerindir. Ve halk kendisine ait hissettiği bir şeye bu denli rahat yaklaşılmasına sessiz kalmaz" dedi.
Devlet yetkililerinden derhal halkı rahatlatacak bir açıklama yapmalarını isteyen Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, özür beklendiğini söyledi.

İlk saldırı değil

Bitlis'in Olek köyünde bulunan PKK'lilerin bulunduğu Xêrzan Şehitliği de 26 Ağustos'ta saldırıya uğramış, şehitlik iş makineleriyle yıkılmıştı. Valilik, saldırıyı sahiplenerek şehitliğin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle yıktırıldığını ileri sürmüştü. Saldırı DTK ve BDP başta olmak üzere Kürt kurumları ve halk tarafından tepkiyle karşılanmış, halk yeni bir saldırının önüne geçebilmek için şehitlikte nöbet tutmaya başlamıştı.
Siirt'te de Herekol Dağı eteklerinde PKK'liler için yapılan anıt mezarlığın kitlesel açılışı Siirt Valiliği tarafından yasaklanmıştı.

MARDİN