Geçtiğimiz Haziran ayının başında adli tıp raporu için Türkiye'nin çeşitli cezaevlerinden Metris Cezaevi'ne getirilen ağır hasta 18 Kürt tutsaktan sadece 2'si tahliye edildi. Adli Tıp Kurumu (ATK), 16 tutuklunun ise cezaevinde kalabileceği yönünde rapor verirken, Sivas katliamcılarının da "tahliye raporu" almak için Metris Cezaevi'ne götürüldükleri, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda heyet kontrolünden geçirildiği ortaya çıktı. Metris 2 No'lu T ve R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda raporun çıkmasını bekleyen katliamcıların hastalıklarının ne olduğu bugüne kadar kamuoyuna yansımış değil. Ayrıca İnsan Hakları Derneği'nin, TUHAD-FED'in hasta tutuklular raporunda da adları geçmiyor.


Erdoğan söylemişti

Madımak katliamcılarının "hasta ve mağdur" olduğu yönünde iddialarla tahliye edilmek istenmelerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül "Bunları bırakmak demek, Madımak katliamını onaylamak demektir"; Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez, ise "Katilleri serbest bırakmak, Türkiye'de yeni Alevi katliamlarına davetiye çıkarmaktır" sözleriyle tepki gösterdi. Sivas katliamına ilişkin 'zaman aşımı' kararının verildiği günlerde Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın "Sivas davasında yatan insanların aileleri ile görüştüm. Çok ciddi bir mağduriyet yaşıyorlar" şeklinde konuştuğunu hatırlatan Geçmez, "Başbakan net bir şekilde, bunların serbest bırakılacağını satır araları arasında söylemişti" diye belirtti. AKP'yi ayrımcılık ve nefret üzerine politika yürütmekle suçlayan Geçmez, izlenen politikanın ne Türkiye'ye ne bölgeye bir katkısının olacağını belirtti.
Madımak katliamı zanlılarının bazılarının yargılandığını, bazılarının ise bir türlü yargı önüne çıkarılmadığını anlatan Geçmez şöyle konuştu: "Katilleri serbest bırakmak, Türkiye'de yeni Alevi katliamlarına davetiye çıkarmaktır. Aleviler, artık yeni bir katliamı kaldırabilecek bir toplum değildir. Daha örgütlüler, bilinçliler ve tepkililer."
Bütün yetkili kurum ve kişilere uyarmanın kendilerinin görevi olduğunu aktaran Geçmez, katliam zanlılarının serbest bırakılmasından alınan cesaretle yeni katliamların gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Geçmez, "Bu katillerin affedildiği andan itibaren devleti yönetenler, yargı her şeyden önce Sivas katliamını sorumlusu olarak Alevilerin hafızasında olacaktır" diye kaydetti.

Bülbül: Hükümet sahtekarlık yapıyor

PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül ise "Alevi açılımı" ve "Toplumsal barış süreci" gibi kavramları kullanan hükümetin bu tür kavramların perde arkasında ise "bu tür sahtekarlıkları" yaptığını, buna da şaşırmadıklarını söyledi. AKP'nin Madımak katliamının tescilli partisi olduğunu vurgulayan Bülbül, "Madımak katillerini savunan kişi şu anda bakanlık yapan Hayati Yazıcıoğlu'dur. AKP'nin yaklaşık 50 milletvekilidir. AKP'nin il ve ilçe başkanlığını yürüten kişilerdir. AKP'nin sicili bozuktur" diye konuştu. AKP'nin demokratikleşmeye ait kavramlarını zamanında ve iyi kullandığını belirten Bülbül, "İyi kullanıyor ama arkasından ne yapıyor. 'Alevi açılımı' diyor, boğaz köprüsüne Yavuz Sultan adını veriyor. Madımak katillerinin bırakmak için el altında işler yapıyor. Başbakan, Ali'yi sevmenin barometresini ortaya koyuyor" diye belirtti.

Hastalar değil katiller bırakılacak!

"Metris Cezaevi'ne tahliye edilmeleri için götürülen hasta tutsaklar olmazsa katiller serbest bırakılacak" diyen Bülbül, "Hasta tutsak adı altında bu katiller serbest bırakılacak'' şeklinde konuştu. Madımak katillerinin bırakılmalarına ilişkin PSAKD şubelerine, Alevi kurum ve kuruluşlarına, siyasi partilere, STÖ'lere ve tüm demokratik kesimlere çağrıda bulunacaklarını belirten Bülbül, "Avukatlarımız bu durumu araştıracak. Bu duruma sessiz kalmamız mümkün değildir. Bütün demokratik kesimlerin ortak bir tavır sergilemesi gerekir. Bu katillerin serbest bırakılması yeni katliamlara yol açabilecek bir şeydir" diye konuştu.

Av. Sarıhan: Endişeliyiz

ETHA'ya konuşan Sivas katliamının mağdurlarının avukatı Şenal Sarıhan, Sivas, Ankara ve İstanbul infaz savcılıklarına verdikleri dilekçe ile Metris'e götürülen tutukluların kimler olduğunu, sayısını ve hastalıklarının derecesini sorduklarını belirtti. Sarıhan, Sivas sanıklarının "insanlığa karşı işlenmiş bir suçtan" mahkum olduklarını hatırlatarak, "Hiçbir özel korumadan yararlanmamaları gerekiyor" dedi. Avukat Sarıhan, insan haklarına dayalı bir hukuku savundukları için hükümlü ve tutukluların hasta olmaları halinde tahliye edilmeleri gerektiğini esas aldıklarını söyleyerek, "Ancak Madımak katliam davası sanıklarına ilişkin olarak bugüne kadar hiçbir şey hukuka uygun ve gerçek duruma uygun yapılmadığı için bir kere kaygı içerisindeyim. Yeniden bir tahliye yolu mu açılıyor, endişesi içindeyiz" diye konuştu.



MEHMET ŞAH ORUÇ/ERENÇ DİNÇ/DİHA/ANKARA