
30 Mart seçimlerinin Alevi halkı için bir dönüm noktası olması gerektiğini kaydeden Ok, Seyit Rıza’yı idam eden partinin CHP olduğuna dikkat çekerek, “Bu ne biçim Alevi savunuculuğudur?” diye sordu. CHP’nin Alevileri bir oy deposu olarak gördüğünü ifade eden Sabri Ok, “MHP’lileri belediye başkan adayı olarak gösteren ve Gülen cemaatiyle ittifak yapan Kılıçdaroğlu CHP’sinin Alevilere verecek bir şeyi yoktur” şeklinde konuştu.
30 Mart Aleviler için dönüm noktası
KCK Yürütme Konsey üyesi Sabri Ok, Alevi halkına ve Güneybatılılara (Adıyaman, Maraş, Malatya, Sivas, Antep) ve Dersim’e şöyle seslendi:
Aleviler için bu seçimler dönüm noktası olmalıdır. Aleviler kendilerini böyle sahipsiz, örgütsüz, CHP olmazsa olmaz yaklaşımından kurtarmalıdır. Aleviler daha çok örgütlenebilir, bilinçlenebilir, daha çok kendi geleceklerine sahip çıkabilmelidir. Özgürlük mücadelesi bunun zeminini ve imkanını yaratmıştır. CHP’yi sorgulayıcı değerlendirmek durumdadırlar.
Seyit Rıza’yı idam edenler Alevileri nasıl savunur?
Hakikaten CHP şimdiye kadar Alevilere ne verdi? Aleviler, Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber CHP ve CHP iktidarlarının kendilerini ümmetçilik ya da siyasallaştırılmış İslamcılığa karşı koruyan bir şemsiye gibi gördüler ama kısa zamanda da bunun ne kadar yanıltıcı olduğunu da gördüler. Çünkü aynı CHP zihniyeti, Alevilere karşı en kapsamlı fiziki ya da beyaz soykırımını gerçekleştirdi. Bu kırım saldırılarında hiçbir ahlaki-vicdani değer yargısını tanımadı. Öyle ki, çocuk- yaşlı, kadın-erkek demeden silahsız onbinlerce Dersimli Kürdü katleden ve bir o kadarını da sürgüne tabii tutan CHP iktidarı Seyit Rıza’nın yaşını küçülterek, oğlunun yaşını büyüterek ve birbirilerini idam sehpasında görsünler diye idam sehpalarını karşı karşıya kurarak idam etti. Ve halen hem de Dersimli ve Alevi bir ailenin çocuğu olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisi olan CHP aynı katliamcı, Kürt düşmanı politikaları reddettiğini gösteren özür dileme anlamında tek bir söz söylememiştir. Bu nasıl Alevileri savunmaktır? CHP’nin Alevileri savunması bir yalandır.
CHP Alevileri oy deposu olarak görüyor
CHP Aleviliği her zaman bir oy deposu gibi gördüğü için Alevileri sürekli yanıltarak üzerinde oynamıştır. Bunu yaparken de Alevilerin kendi inançlarını, demokratik bir biçimde özgürce yaşamalarının zemini ve imkanını hiç bir zaman yaratmamışlardır, bunun için mücadele etmemişlerdir. Hatta en doğal hak olan inançlarını kendi gelenekleri ile yaşamasını gasp etmek amaçlı her türlü oyunun içinde yer aldı. Bunun en belirgin örneği de CHP Genel başkanının durumudur. CHP Genelbaşkanı Dersimli’dir. Ama Dersimli’yim demekten kaçınıyor. Çoğu zaman da inkar ediyor. Çünkü o her şeyden önce Alevileri ve Kürtleri yok etmek isteyen politikanın öncüsü olan CHP’lidir. CHP’nin genel başkanı olmasından dolayı sadece kendisini inkar etmekle kalmamakta aynı zamanda soykırım politikasının en etkili öncülüğünü yapmanın yarışı içine girmektedir. Bunun için de CHP Genelbaşkanı Bursa’da, Ankara’da, Hatay’da ve başka yerlerde MHP’den CHP’ye geçen sağcı ve faşist kişileri aday göstermiştir. Cem evlerini ancak cami-cemevleri projesiyle camilere bağımlı olmak kaydıyla kabul eden Fethullah Gülen faşist örgütüyle ittifak yapıyorlar. Aleviler böylesi bir CHP’den ve Genelbaşkanından hangi sebeplerle nasıl beklenti içerisinde olarak CHP’ye oy verebilir?
CHP’nin ikiyüzlü zihniyetine bir şamar indirin
Güneybatıda Malatya, Adıyaman, Maraş, Antep, Sivas, Erzincan, Dersim, Muş’tan Ordu’ya kadar buralarda yaşayan Alevi halkı her yerde bu seçimlerde CHP’nin şimdiye kadar aldatan ve ikiyüzlü zihniyetine ve yaklaşımına bir şamar indirebilmelidir.
Adıyaman’da çok güçlü bir Alevi potansiyeli vardır. CHP hep Alevilerin sırtından örgütlendi, seçim kazandı. Ama Aleviler sormalı: CHP Adıyaman’da Alevilere ne verdi? Ne kazandırdı? Hangi hakları için bir mücadele yürüttü? İnançla oynamak kadar kötü bir şey yoktur. Ama CHP Alevilerin inançları ile oynadı. CHP tüm Alevileri olduğu gibi Adıyaman Alevilerini de Mağdur ve sahipsiz bıraktı. Bu nedenle şimdiye kadar CHP’ye sarılan Adıyaman Alevileri artık bu duruma bir son vermelidir. Diğer illerde de bu ciddi ve güçlü potansiyel vardır. Alevi halkımız, CHP’ye bu seçimlerde oy vermeyerek isyan etmeli, artık yeter demelidir. Ve kesinlikle Cumhuriyet tarihi boyunca hem Alevilere karşı ve hem de Kürtlere karşı işlenen tüm suçlardan dolayı CHP’nin hesap vermesini, özür dilemesini istemelidir.
Alevilerin yeri HDP ve BDP’dir
Alevi halkı artık uyanmalı. Gerçekten Aleviliğin direnişçi ruhunu, adaletçi ruhunu, eşitlikçi ruhunu CHP’de bulamayız. CHP Alevilere yakışmıyor. Aleviler bu seçimlerde bir dönüm noktasındalar ve bir karar vermelidirler. İşte Türkiye’de HDP vardır. Gerçekten bütün inaçlara eşitçe yaklaşan, mücadelesini veren bir partidir. Kürdistan’da BDP vardır. Aleviler iyi baksın. BDP ve HDP gibi partiler, bu iki parti hangi bireysel çıkar, hangi kaygı ve korkuyla Alevilerin inançları, hakları için mücadele etmezler ki. Aksine bedel ödeyerek, her türlü riski göze alarak ve her türlü saldırının karşısında durarak Alevilerin mücadelesini, haklarını savunan ve haykıran partilerdir. Bu eşitlikçi, adaletçi; zulme, sömürüye ve baskıya karşı olan zihniyet yani Alevi inancı gereği, Alevi halkımızın gerçek yeri HDP’dir, BDP’dir. Alevi halkımız artık gerçek yerini bulmalıdır.
Yeni Dersimler, Maraşlar, Madımaklar yaşatılmak isteniyor
Elbette sadece Kürdistan’da değil Türkiye’nin her yerinde Alevi inkarını savunan ve Alevi katliamı konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen AKP Hükümeti ve Fethullah Örgütünün cinayetleri de görmezlikten gelinemez. Şimdi Berkin Elvan’a sahip çıkan insanlara karşı takınılan tutum da bu iktidarın gerçek yüzünü göstermektedir. Gezi Direnişi boyunca katledilenlerin hemen hepsinin de Berkin gibi Alevi olması da tesadüf değildir. Bu yeni Dersimlerin, Maraşların, Madımakların yaşatılmasının ya da bu politikanın halen sürdürüldüğünün bir göstergesidir.
Tabi sokaklarda giderek yükselen sesler de Alevilerin artık bu gidişe dur deme iradesine sahip olduğunu göstermektedir. Aleviler artık yaşamın her alanında özgürce yaşam için “gelin Canlar bir olalım, Münkire Kılıç çalalım...” demektedir. İşte o münkir AKP’dir, CHP’dir, MHP’dir, Fethullah örgütü ve onun Alperenler denilen faşist-katiller güruhudur.
HDP ve BDP münkire karşı direniş kaleleridir
O nedenle bir kez daha Fethiye’de, Urla’da, Aksaray ya da diğer yerlerde CHP’nin de beslediği, desteklediği güruhların saldırısına uğrayan HDP’yi, işte o birlikte olunması için çağrı yapılan Canların partisidir diyerek onunla birlik olalım. Halen binlercesi hapislerde yatan üyesiyle Kürdistan’da münkire karşı direnme kalesi olan BDP’yi birliğimizin simgesi olarak bilip sadece oylarımızla değil direnişçi-sorgulayıcı geleneğimizle de onunla birlikte olduğumuzu gösterelim. Bu temelde 30 Mart’ı belki de ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, yoksulların, acı çekenlerin umudunun her zamankinden fazla yeşerdiği bir güne dönüştürebiliriz. Onun için 30 Martı Kerbaladan bu yana süregelen katliamların hesabının sorulmasının bir vesilesi olarak değerlendirelim. BDP ve HDP’yi bu hesabın sorucusu mevziler olarak güçlendirelim.
BEHDİNAN