
Demokratik Aleviler Federasyonu'nun (FEDA) 11-12 Mayıs tarihlerinde Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde gerçekleştirdiği 5'inci Olağan Kongresi'nin sonuç bildirgesi açıklandı. Türkiye’de Kürt sorununun demokratik barışçıl yollardan çözümüne ilişkin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Amed Newrozu çağrısını tarihi bir çağrı olarak ele aldığını belirten FEDA, Alevi toplulukları Türkiye’nin demokratik dönüşüm sürecinin öznesi olarak sürece aktif katılmaya çağırdı. “Aleviliğin özgürlüğü Kürtlerin özgürlüğü, Kürtlerin özgürlüğü de Aleviliğin özgürlüğü olarak nitelenmiştir” denilen sonuç bildirgesinde, şunlar vurgulandı: “Ulusal, demokratik, inançsal, kültürel, ekonomik vb. hak ve özgürlükler, devletten beklenmeden, tüm toplumsal kesimlerin kendi özgücü ile verecekleri demokrasi mücadelesiyle elde edilecektir. Dolayısıyla kongremiz, demokratik kurtuluş sürecini tam desteklemekte ve Alevileri bu sürecin ana öznesi olarak görmektedir."
'Farklılık içinde birlik'
Alevi toplumunun halen baskı altında olduğuna dikkat çekilen sonuç bildirgesinde, “Alevilik inancı ve ibadet yerleri resmi olarak tanınmamaktadır. Aleviler korkutulup sindirilmekte ve evleri işaretlenerek hedef gösterilmektedir. Alevi Kürt toplumunun etnik ve inanç kimliği önündeki engeller devam ederken, tüm Alevilere Türk-İslam kimliğini dayatan bir anlayış derinleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu asimilasyon saldırısı Alevileri örgütlü ve demokratik bir direnişe daha fazla zorunlu kılmaktadır. Kongremiz, bütün Alevi canlar için ‘farklılık içinde birlik’, ‘etnik kimlikte çokluk, yol’da birlik’, ‘ne kadar kendin olabilirsen, o kadar da başkası ile bütünleşebilirsin’ ilkelerini benimsemiş ve Kızılbaş Aleviliğin birleştirici ve paylaşımcı rolüne dikkat çekmiştir” denildi.
Avrupa örgütlenmesi geliştirilecek
Analık ve Pirlik kurumunun toplumsal rolünü yeniden oynayabilmesi için çalışma yürütülmesinin gereğinin de altının çizildiği bildirgede, “Ocak, dergah, cemevi, komiteler ve meclisler tarzında örgütlenmeyi ve bu temelde söz, yetki, denetleme, karar ve uygulamalara toplumu da katan demokratik bir işleyiş benimsenmiştir” diye kaydedildi.
FEDA’nın Avrupa’da örgütlenmesini geliştirmeyi, dernekler üzerinden federasyonlaşmayı ve giderek konfederasyonlaşma tarzında örgütlenmeyi de hedeflediği belirtildi.
Eşbaşkanlık sistemi ile bundan sonraki çalışmalarını yürütmeyi hedefleyen FEDA, “Mezopotamya’dan Anadolu’ya hakikat yolunda buluşalım” şiarı ile düzenlenen kongerinin, 9 Ocak günü Paris’te katledilen PKK kurucularından Sakine Cansız ile Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’e atfedildiğini açıkladı.
Alevi Kurultayı yapılacak
Kongrede alınan kararlardan bazıları şöyle:
- Demokratik Aleviler Federasyonu’nun komiteler, komünler ve meclisler biçiminde örgütlenmesi,
- Dernek ve dergahlarımızın bulunduğu yerlerde herkesin inancını kendi anadiliyle yapması ve Kürtçenin Kurmancî, Zazakî ve diğer lehçelerine yönelik kursların açılması,
- Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi ve Roboskî katliamlarının yıldönümlerinde protesto etkinliklerinin yapılması ve Dersim Katliamı başta olmak üzere tüm katliamların soykırım olarak tanınması için var olan girişimlerin kesin sonuç alıncaya kadar kesintisiz devam ettirilmesi,
- "Demokratik kurtuluş süreci ve Aleviler" konulu yaygın panel vb. etkinliklerin yapılması,
- Yıl içinde bir Alevi Kadın Kurultayı’nın gerçekleştirilmesi,
- Türkiye’de yeni anayasanın oluşum sürecinde Alevilerin temel haklarından olan eşit yurttaşlık, zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin resmi olarak tanınması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın lağvedilmesi gibi taleplerimiz için Türkiye’de başta Alevi örgütleri olmak üzere bütün demokratik güçlerle paralel çalışmalar yürütülmesi kararlaştırılmıştır.
ANF/GELSENKIRCHEN