
Kenanoğlu: Hayal kırıklığına uğramadık
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Kenanoğlu, "Bir hayal kırıklığına uğramadık. Çünkü pakette, AKP Hükümeti'nin en fazla Alevileri kendi kontrolüne alma gibi bir çabası olabileceğini düşünüyorduk. Oysa buna bile tahammül edilmediğini gördük" dedi. Nevşehir Üniversitesi'nin isminin Hacı Bektaş Veli Üniversitesi olarak değiştirilmesinin ise Alevilerin taleplerinden olmadığını belirten Kenanoğlu, şöyle devam etti: "Bu, 'Aleviler açısından iyi oldu' denilecek bir değişiklik değil. Dersim adının iadesi ve cemeviyle ilgili statü de konuşuluyordu ama pakette bunlarla ilgili de bir madde bulamadık. Dini inançların yaşanmasının engellenmesine cezalalandırılma getirilmesi de Alevileri kapsamıyor. Çünkü mevcut uygulamalarda da bu tür kanunlar sadece devletin kabul etmiş olduğu inanca göre işliyor. Alevilere dönük hiçbir olumsuz uygulama, hakaret cezalandırılmadı. Alevi inancı zaten devlet nezdinde kabul gören bir inanç olmadığı için paketteki düzenleme de bizi kapsamayacaktır. Bizlerin inancı 'dini inanç' olarak kabul edilmediği için, paketteki bu engellemenin kapsamına girmiyoruz. Anladığımız kadarıyla; Alevilere yasaklar, küfürler devam edecek ve cezasız kalacak."
Geçmez: Türk-Sünni bir paket
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ise "Paketi dinlediğimizde devlet dilinin devam ettiğini; Sünni olan devleti tamamen Sünnileştirmeye dönük bir paket olarak görüyoruz" dedi. Geçmez, pakette Alevilere yer verilmemesinin, Aleviler açısından "mücadeleyi aktifleştirme nedeni" olduğuna dikkat çekerek, şunları vurguladı: "19 Ekim'de Mersin'de yapacağımız mitingde, mücadelemizi yükseltmeye başlamış olacağız. Paketteki diğer düzenlemelerin de yerel seçime dayalı olduğunu düşünüyoruz. Başbakan sadece yerel yönetimlerle ilgili seçimde malzeme almak istedi ama eline yüzüne bulaştırdı. Devlet politikasını daha yaygın bir hale getirdi; laiklikten, eşitlikten, haklardan uzak bir paket ile Sünni-Türk sistemini korumuş oldu."
Özel: Yanıt vereceğiz
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Selahattin Özel de, "Demokrasiye inanmayan birileri demokratikleşme paketi hazırlarsa, böyle bir sonuçla karşılaşıyoruz" diyerek, paket içeriğinin Alevilerin bir kez daha yok sayıldığı anlamına geldiğini belirtti. Özel, "AKP Hükümeti demokrasiyi amaç değil araç olarak görüyor. Açıklanan paketle bunu yeniden anlamış olduk ve yanılmadık. Hükümet Alevilerle ilgili şu ana kadar olumlu hiçbir adım atmadı ve bundan sonra atmayacağını da öğrenmiş olduk. İnanç özgürlüğü kapsamında sorun çözülebilecekken, bunu ısrarla yapmıyor" dedi. Hükümetin, Aleviliği bir inanç olarak tanımadığı için kendilerine dönük ayrımcılığın da 'inanca saldırı' şeklinde değerlendirilmediğini ifade eden Özel, "İnanç olarak tanısaydı uğradığımız saldırı ve hakaretlerin bir yaptırımı olabilirdi. Ama pakette yok sayıldığımız gibi, aslında alay ediliyoruz. Alevilerin temel hakları var. Bunları gündeme almak yerine bir üniversitenin adını değiştirmenin bizim için bir hükmü yok" diye konuştu.
Özel, Aleviler olarak ekim ayında düzenleyecekleri eylemlerle hükümete yanıt vereceklerini bildirirken, önümüzdeki günlerde ayrıntılı değerlendirme yapmak için basın toplantısı düzenleyeceklerini duyurdu.
Bülbül: AKP'yi paketlemek lazım
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, "Yüzde 10 seçim barajının, öğrenci andının okunmasının bir meşruiyeti var mı? Bunlar zaten toplumun demokratik mücadelesi ile kazandığı fakat yasalarda yer almayan düzenlemeler. Bunlar zaten toplum tarafından kazanılmış. Başbakan bu hakları tanıdığını söylemekle demokrasi bahşettiğini mi sanıyor? Ya da bizi ahmak yerine mi koyuyor?" diye sordu. Hükümetten Alevi toplumunun demokratik talepleri konusunda güven vermediği için bir beklenti içine girmediklerini belirten Bülbül, şöyle devam etti: "Alevi açılımı devam ediyormuş da, o tamamlanınca açıklama yapacaklarmış... Bu da, ipe un sermenin bir başka biçimi. Açıkçası bu hükümetin bizim haklarımıza dair bir gelişme sağlayabilme becerisi, yeteneği ve demokratik algısına sahip olmadığını düşünüyorduk, yine düşünüyoruz. Bu paketin değerlendirmesi şudur: Bu paketten bize inkar, asimilasyon ve ret çıkmıştır. Biz de bu inkar asilimasyon ve reddin karşısında meşru, demokratik haklarını kullanan, alanlara çıkan, eylem yapan bir tavır sergileyeceğiz. Bu sadece bize mahsus bir görev değil; Türkiye'nin bütün ötekileştirilen, inkar edilenlerinin aynı mantıkta buluşması gerekiyor. Böyle algılanmadığı sürece AKP'nin paketi, matruşka bebekleri gibi birbirini takip edecek. Paket beklemek yerine AKP'yi paketlemek lazım! Bu paketin bizim cenahımızda, demokrasi, temel hak ve özgürlükler bekleyen kesim tarafından bir tek tarifi vardır; rezalet ve kepazelik."
ALİ BARIŞ KURT/ANF/ANKARA