Seminerde konuşan araştırmacı-yazar Faik Bulut, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Alevilere yönelik politikanın günümüzde de devam ettiğini söyledi. Bulut, Aleviliğin İslam'ın bir parçası mı, değil mi tartışmalarının Aleviliğin içini boşaltmaya yönelik bir çaba olarak yorumladı.
Aleviliğin Türkiye'de halen tanınmadığını belirten Bulut, "Türkiye'de Alevilik tek taraflı yorumlanıyor. Bu yorum da genelde inanç boyutuyla oluyor. Aleviler de kendi aralarında tartışıyorlar. Genelde Ehl-i Beyt konusunda anlaşan Aleviler, siyasi alanda ayrışmalara gidiyor. Alevilikte direniş ve muhalefet kültürü öne çıkıyor ancak bu konuda da eksik değerlenirmeler var" diye konuştu.
Alevilik üzerinde oyunlar oynanıyor
Aleviliğin tek başına siyaset, inanç, kültür, hayat tarzı ve idelojisi olmadığını söyleyen Faik Bulut, "Alevilik bulunduğu toplulukta hangi sınıfa ve katmana göre değişir. Dünyayı algılayış biçiminin toplamında Alevilik vardır" şeklinde konuştu. Bulut, devletin Aleviliğe yaklaşımını da çarpıcı örneklerle anlattı. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde Aleviliği kullanarak ayakta durmaya çalıştığını söyleyen Bulut, "Osmanlı'nın son dönemlerinde Balkan ülkeleri bağımsızlıklarını kazanıyordu. Osmanlı da bunun önüne geçmek için Aleviliği kullandı. Anadolu Bektaşilerinin 'özbe öz Türk' olduğunu savunan Osmanlılar, kendi ülkesindeki Alevileri kaybetmemek için birbirileriyle savaştırdı. Yine Kızılbaş Kürt Alevileri de parçalamaya çalıştı" dedi.
Değerler için mücadale edenlere sahip çıkılmalı
Osmanlı dönemindeki Alevi politikasının günümüzde AKP hükümeti döneminde de sürdüğünü belirten Faik Bulut, "Kızılbaş Aleviler üzerindeki oyunlar günümüzde de devam ediyor. Alevileri, Kurmanci ve Zaza olarak ayırmaya çalışıyorlar. Yine Zaza Kürtlerin, 'Türk kökenli' olduğu ileri sürülüyor. Bir başka oyun da Alevi olmayan Kürtleri de Şafii ve Sünni olarak ikiye bölmeye çalışıyor" dedi.
Kürtler üzerinde oynanan oyunların hep sürdüğünü belirten Faik, "Kürtler, kendi dillerine, inançlarına ve değerlerine sahip çıkmalı. Yine Kürdistan'da bu değerler için mücadele eden ve bedenlerini ölüme yatıran tutsaklara sahip çıkmak, kendi kimliğine, kültürüne ve önderliğine sahip çıkmaktır" dedi.
OSMAN YILDIRIM/VİYANA