Koma Civakên Kurdistan (KCK) İnanç ve Azınlıklar Komitesi'nin daveti üzerine Güney Kürdistan’ın Süleymaniye, Ranya, Sengeseri, Çoman, Qeledizê, Diyana, Jarava, Qesre, Ş. Rüstem Kampı ve Kerkük şehirlerinden toplam 83 Kürt din adamı KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık ile bir araya geldi.

Aralarında Güney Kürdistan’ın tanınan din adamlarından Nadır Ali, Yasin Hakim Necmettin, Abdullah Zengıl, Hakim Çoman, Şêx Muhammed Besteyi, Levent Gılali, Abdülkerim Necmettin, Mela Tofiq, Alaattin Sengeseri, Kandil Belediye Başkanı Şêx Ömer ve Muhammed Abdullah, Medya Savunma Alanı'nda KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık tarafından karşılandı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, davetleri üzerine gelen din adamlarına teşekkür ederek konuşmasına başladı. Bayık, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın imamların yürüttüğü çalışmaları önemsediğini ve kendilerine çalışmalarından dolayı teşekkür ettiğini iletti.

'Eleştirilerinizi almak istiyoruz'

Cemil Bayık, din adamlarının toplumun vicdanı, ahlakı ve aydınları olduğunu belirterek, KCK olarak din adamlarına biçtikleri misyonu ve kendilerinden beklentilerini şu şekilde sıraladı: “Din adamlarımızın kendilerini iyi bir şekilde örgütlemeleri gerekiyor. Kendi çalışmalarınızı örgütlü bir şekilde yürütmelisiniz. Yaptığınız çalışmalar çok değerlidir. Yapacağınız eleştiri ve öneriler bizim açımızdan çok önemli ve bize güç verecektir. O nedenle Kürt Özgürlük Hareketi olarak bizler her zaman Kürt din adamlarının düşünce, öneri ve eleştirilerini almak istiyoruz. Toplumda yaşanılan eksiklikleri bizden önce fark edebilir ve bizimle paylaşabilirsiniz. Bizim burada yaptığımız bütün çalışmalar toplum ve insanlık içindir. Din adamları olarak sizler de sadece Kürt halkı için değil insanlık için kutsal bir çalışma yapıyorsunuz. Eğer Kürt devrimcileri ve Kürt din adamları bir araya gelir ve birlikte çalışırsa Kürdistan’ı özgürlüğe kavuşturabilirler. Özgürlüğün ve başarının yolu bu şekilde gerçekleşir. Birlik olunursa yapılamayacak hiçbir şey yoktur.”

Osmanlı'dan günümüze kadar

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Newroz’unda ilan ettiği Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Süreci ve bugüne kadar yaşanan gelişmeleri değerlendiren Cemil Bayık, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Osmanlılardan günümüze kadar hiçbir millete hak verilmemiştir. Hak talebinde bulunanların hakları verilmemiş aksine katliamlar gerçekleştirmişlerdir. Şimdiye kadar Türk devleti nezdinde çözüm konusunda böyle bir şey yaşanmamış ve eğer olursa bu bir ilk olacak. Türkiye’nin Ortadoğu siyasetinde fazla bir rolü kalmadı ve çok zayıflamış bir durumda. ABD şimdiye kadar sınırsız bir şekilde Türk devletine imkan sundu. Erdoğan şu an çok büyük bir korku içerisinde. Mursi’ye yapılana benzer askeri bir darbe olmasından çekiniyor. AKP Hükümeti tek taraflı bir paket hazırlıyor. Paketin içeriğinin ne olduğuna yönelik herhangi bir bilgimiz yok. 1 Eylül’e kadar hükümettin ciddi atım atması gerekiyor. Çözüm konusunda adım atacak mısınız, atmayacak mısınız? Bilmemiz gerekiyor. Süreç konusunda herkesin ortak istemi budur. Akil İnsanlar heyeti halkı ziyaret ederek elde ettikleri sonuçları bir rapora döktüler ve raporlarını hükümete sundular. Hükümet raporları aldı ama hiçbir planlama görünmedi. Şu ana kadar raporların cevabına ilişkin herhangi bir gelişme yaşanmadı. Kürt sorununun çözülmesini istemeyen Türkiye devleti ve AKP Hükümeti'dir. Türkiye halkları sorunun çözülmesinden yana ancak hükümetin böyle bir yaklaşımı yok. Aslında Türk devleti küçücük bir taş parçasını bile vermek istemiyor. Bugün eğer bazı adımlar atılmışsa bu da yürütülen mücadelenin bir sonucudur.”

Rojava devriminde yer alınmalı

 Rojava halkının statü sahibi olması mücadelesine değinen Bayık, “her Kürt'ün bu devrimde yer alması gerekiyor” dedi. Rojava’da El Kaide çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliamları ve saldırıları değerlendiren Bayık, devamla şunları söyledi: “Erdoğan ve Cepet El Nusra kendilerinin Müslüman olduklarını iddia ediyorlar. İslam dininin gereklerini siz benden daha iyi biliyorsunuz. Müslüman bir insanın nasıl yaşaması ve sorunları nasıl ele alması gerektiğini benden daha iyi biliyorsunuz. İslamiyet zulmü kabul etmez, İslamiyet toplumsallaşmayı kabul eder. İslamiyet ahlaksızlığı ve haksızlığı kabul etmez. İslamiyet adalet ve eşitlik içindir. İslamiyet’in gerçekliği budur. O nedenle bunların İslamiyet’le hiçbir alakaları yok. Fakat İslamiyet adına konuşuyorlar ve yaptıklarıyla İslamiyet'e büyük zararlar veriyorlar. Eğer gerçekten bunlar İslam dinini esas alıyorlarsa ve Müslümanlarsa Kürtler üzerinde bu haksızlıkları yapmazlardı. İnsanların başlarını keserek katledemezlerdi. Evlerini talan etmezlerdi. İslamiyet adına fetvalar veriliyor. 'Kürtlerin canı, malı ve kadınları helaldir' diye fetvalar çıkarıyorlar. İslamiyet adına bu yapılanlar kabul edilemez.”

Kongre 100 yıllık hayaldir

Ulusal Kongre'nin Kürt halkının 100 yıllık hayalli olduğunu ve bunun başka devletlerin istemleri doğrultusunda değil Kürt halkının talepleri doğrultusunda gerçekleşmesi gerektiğini belirten Bayık, din adamlarına da bu konuda önemli rollerin düştüğünü vurguladı. Bayık, Ulusal Kongre'ye ilişkin şunları kaydetti: “Ulusal Kongre kendi meclisini oluşturmalıdır. Dönüşümlü eşbaşkanlık sistemi olmalıdır. Bu kongreyle Kürtlerin arasındaki sorunları çözeceğiz. Kürtlerin birliğini oluşturacağız. Kürtlerin rüyaları, hayalleri, umutları bununla gerçekleşecek. Bazı devletler kongrenin kendilerinin istemleri doğrultusunda gerçekleşmesini istiyorlar. Kongre başkalarının istemleri doğrultusunda değil Kürt halkının talepleri doğrultusunda gerçekleşmelidir. Türk devleti Ulusal Kongre'nin gerçekleşmesini istemiyor. Kürtler eğer bunlara karşı durursa başarılı bir şekilde sonuç alabilir. Kürtler kendilerine güvenmelidirler. Kongrede Kürtlerin ulusal birliğini oluşturacağız. Burada din adamlarına ve imamlara düşen görevler çok büyüktür. Din adamlarının halkımıza öncülük yapması gerekiyor.”
Bayık, bir kez daha şunların altını çizdi: "Sizlerin Kürdistan’ın dört parçası için çalışmanız ve Kürtlerin birlik ve beraberliğini sağlamanız gerekiyor. Ulemalar Kürdistan’da rollerini oynasalar inanıyorum ki hiç kimse Kürtlerle oynayamaz. Dini ve inancı olmayan insan yaşayamaz. Ulusallık ve din birbirini tamamlıyor.”

'KCK dikkatli olsun'
KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’tan sonra söz alan din adamı Mela Kerim, davet ve bu buluşmaya imkan sundukları için teşekkürlerini sundu. Kürtlerin tarih boyunca hep komplolara maruz kaldığını anımsatan Mela Kerim, Türk devletine güven olamayacağını kaydederek, KCK’nin dikkatli olması gerektiğini belirtti. Mela Kerim, PKK’nin güçlü bir hareket olduğunu ve Rojava’nın savunmasında gerilla güçlerinin saldırılar altında olan Rojava halkını korumasını talep etti.
Mela Yasin ise Güney Kürdistan’ın bir statü sahibi olduğunu ama diğer üç parçanın halen statü sahibi olmadığını hatırlatarak, din adamları olarak diğer üç parçanın özgürleşmesi ve statü sahibi olması için birlikte mücadele vermeleri gerektiğini söyledi.
Mela Alaaddin de ulusal birliğin şart olduğunu tekrarlayarak, özellikle de Kürtlerin birbiriyle çatışmamaları gerektiğinin altını çizdi.

Din adamları konferansı
Mela Muhammed ise şu an attıkları adımın gecikmeli de olsa önemli olduğunu belirterek, Kürt halkının düşmanlarının dini kendi çıkarları gereği ve kötüye kullandıklarını söyledi. Kürt gençlerinin Kürtlere karşı savaştırılmaya çalışıldığını, bazı din adamlarının da düşmanın bu politikalarına alet olduğunu, kendilerinin ve gerçek din adamlarının buna karşı mücadele etmesi gerektiğini ifade eden Mela Muhammed, en kısa zamanda Kürdistan’ın dört parçasından din adamlarının katıldığı bir konferansın gerçekleştirilmesi gerektiğini önerdi.
Mela Levent, Rojava’da halkının, daha önce Güney Kürdistan’da olduğu gibi göçe zorlandığını, katledilen ve göçertilen Kürtlerin yerine Arapların yerleştirildiğini, aynı siyasettin şimdi Rojava’da uygulandığını belirterek bu politikanın önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Mela Nadir Ali ise Ulusal Kongre'de din adamlarının ulusal bir hitap ve din adamlarından oluşan bir komisyonun oluşması gerektiğini söyledi.

Askeri güç ulusal olmalı
Din adamlarının değerlendirme, görüş ve önerilerini alan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, son olarak şunları söyledi: ”Rojava halkımızın yanında olacağız. Şimdiye kadar yaklaşık bin 500 Rojavalı arkadaşımız Kuzey ve Güney Kürdistan’da da şehit düştü. PKK hareketi sadece Kürdistan’ın bir parçası için değildir. PKK bütün Kürtlerin hizmetindedir. Her yerde olduğu gibi Kürdistan’da da farklı hareketler ve partiler olmalıdır, bu demokrasinin gereğidir. Ancak askeri gücün ulusal bir güç olması gerekiyor.”



DİLAN ŞEVAL/ANF/BEHDİNAN