
Berlin’de start verildi
“Biz değilsek kim? Şimdi değilse ne zaman?” adıyla düzenlenen kampanya Almanya’nın başkenti Berlin’de dün gerçekleşen bir basın toplantısıyla start aldı. Toplantıya katılan YXK’den Sozdar Sevim, IL’den Georg Gruhl ve Jan Lauer kampanyayı tanıtarak, DAİŞ’e karşı direnişi ve yönetim modeliyle dünyaya ilham veren Rojava ile dayanışmanın önemine dikkat çektiler.
DAİŞ örnek modele saldırıyor
YXK temsilcisi Sozdar Sevim, konuşmasında Rojava’da inşa edilen Demokratik Özerklik modeli ve kantonlar hakkında bilgi verdi. Sadece Rojava’da değil, Ortadoğu’da halkın ilk kez kendi kendini yönettiği bir modelin kurulduğuna dikkat çeken Sevim, DAİŞ çetelerinin aslında bu modeli yıkmak için Kobanê’ye saldırdığını söyledi.
Her türlü destek verilmeli
IL örgütünden aktivist Georg Gruhl ise amaçlarının Rojava’ya her türlü maddi ve manevi desteğin sağlanması olduğunu belirterek kampanya çerçevesinde yürütülecek çalışmaları anlattı.
Hükümetin sessizliği kınandı
Federal Alman hükümetinin Kobanê’deki saldırı ve YPG ile YPJ’nin direnişine karşı gösterdiği sessizliği kınayan Gruhl “Hedefimiz geniş çaplı bir dayanışma siyasetiyle bu sessizliği kırmak ve başta Almanya olmak üzere Avrupalı ülkelerin Rojava yönetimini tanımasıdır” diye konuştu. Hedeflerinin uzun vadede Rojava kanton yönetimlerinin uluslararası arenada tanınmasını sağlamak olduğuna dikkat çeken Gruhl, kampanyanın maddi boyutunun yanında imzacı sayısın da artırmaya çalışacaklarını söyledi. Aktivist Jan Lauer ise Berlin’de aynı amaçla Rojava için başlattıkları yardım kampanyasını tanıttı.
Biz değilsek kim?
“Rojava’daki Demokratik Özerkliği ve direnişi destekliyoruz! Biz değilsek kim? Şimdi değilse ne zaman?” adıyla başlatılan kampanyanın çağrı metninde ise şu görüşler yer aldı: “Rojava’nın mahalle ve şehirlerinde inşa edilen demokratik özerklik sistemi, Ortadoğu halkları için büyük bir umut olmuştur. Bu sistem gösteriyor ki komünal, demokratik, ahlaki ve politik bir yaşam mümkündür. İnşa edilen bu demokratik sistem, gerici DAİŞ çetesinin saldırılarına da bu nedenle hedef oluyor. Bu saldırılara karşı Rojava halkı, toplumsal öz savunma ahlakıyla canını feda ediyor. Kobanê’ye karşı yapılan saldırılarda Almanya, AB ve NATO’nun yaklaşımı Rojava’da inşa edilen demokratik özerkliğe karşı olduklarını göstermektedir. Batılı güçler, devlet karşıtı yeni bir sistemin inşa edilmesini istemeyip Rojava halkıyla dayanışma ve yardımlaşmaya girmemektedir. Hatta tersine, Kürt örgütleri hala saldırılara ve kriminalizasyona uğramaktadır. Yardım için sürekli konuşan devletler, esasında kendi çıkarlarını gözetmektedir. Beklentili halden çıkıp devletlerden medet ummayı terk etmeliyiz. Artık zaman konuşma zamanı değil, eyleme geçme zamanıdır. Rojava komünlerinin kalıcılaşması, öz savunmayla mümkündür. Bizler, attığımız bu imzayla YPG ve YPJ’nin yanında olduğumuzu söylüyor; bütün halkları da Rojava ile dayanışmaya çağırıyoruz. Bu süreçte, savunma güçleri ile birlikte Rojava’daki demokratik özerklik sistemini destekliyoruz. Siz de desteğinizi açıklayın; Rojava halkını yalnız bırakmayın.”
Rojava’ya heyetler gönderilecek
Rojava’ya gönderilecek bağışların yanı sıra imzacı sayısını da artırmayı amaçlayan kampanyayı organize edenler Almanya’daki tüm kesimlere ulaşmak çeşitli çalışmalar yürütecekler. Bu amaçla Almanya’da seminerler ile konferanslar düzenlenerek, Rojava’ya da heyetler gönderilecek.
Tanınmış isimler destekliyor
80 yakın kişinin desteklediği kampanyanın ilk imzacılarından bazıları şunları: Yazar Bini Adamczak, Prof. Elmar Altvater, Prof. Micha Brumlik, gazeteci-yazar Dietmar Dath, Prof. Dr. Frank Deppe, yazar Thomas Ebermann, Prof. Wolfgang Fritz Haug, Prof. Dr. Rahel Jaeggi, Prof. Dr. Verena Krieger, müzisyen Dirk von Lowtzow, yayıncı Hanna Mittelstädt, Neues Deutschland gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Tom Strohschneider.
Kampanyaya ilişkin ayrıntılı bilgi almak veya desteklemek isteyenler “rojava-solidaritaet.net” internet sitesine başvurabilir.
BERLİN