Almanya’dan Rojava’ya giden 11 kişilik heyet Qamişlo’da Cizre Kantonu yetkilileriyle görüştü. Heyet Amude, Kobanê ve Minbic’deki kurumları da ziyaret ederek temaslarını sürdürecek. Heyet üyeleri Rojava’daki durumu inceledikten sonra Rojava konusunu Almanya’nın gündemine getirecek. Almanya’dan Sol Parti üyeleri, parlamenter, akademisyen ve gazetecilerin yer aldığı 11 kişilik heyet Pazartesi günü Semelka Sınır Kapısı’nından Rojava’ya geçti. Heyet, Cizîrê Bölgesi Dışişleri Konseyi Eşbaşkan Yardımcısı Fener El Giet ve Kadın Konseyi Başkanı Emine Umer tarafından karşılandı. Alman heyeti, Qamişlo’da bulunan Dışişleri Konseyi binasında ki ziyaretiyle temaslarda bulundu. Konsey binasında Cizîrê Kantonu Dışişleri Konseyi Eşbaşkanı Siham Qiryo, Demokratik Özerk Yönetim Danışmanı Mizgîn Ehmed ve Kültür Sanat Konseyi Eşbaşkanı İlyas Seydo heyeti karşıladı. Rojavalı yöneticiler, uluslararası güçlerin özellikle Efrîn işgalinden sonraki süreçte Rojava’yı gözardı ettiklerini belirterek bu dayanışmanın önemli olduğunu kaydetti. Yöneticiler, Türkiye’nin işgal harekatının sadece Efrîn’de değil Ortadoğu barışı için için zor yaraların açtığını belirtti. Alman heyete, Şehba Mülteci Kampı’na gelen yardımların engellenmesi sonucunda yaşanan insanlık dramına karşı uluslarası hükümet ve kurumların sessizliğinin devam ettiğini bildirdi. Alman silahlarıyla mültecileşiyorlar Alman Sol Parti’nin İnsan Hakları Sözcüsü Zaklin Nastic, Rojava’daki demokrasi mücadelesinin kamuoyunun bilincini artırmak ve mücadeleyi görünür kılmak gerektiğini ifade etti. Yıllardır büyük bir kavga sonucunda Rojava’da kurulan demokratik modelin Türkiye’nin Efrîn işgaliyle darbe aldığını vurgulayan Nastic, “Öte yandan bu kirli savaşın Alman tankları ve silahlarıyla yürütüldüğünü ve insanların bu silahlar yüzünden hayatlarını kaybedip mülteci durumuna düşmüş olduklarını yüksek sesle söylememiz gerek. Hem NATO üyesi hem de AB adayı olan Türkiye’ye karşı kimse sesini yükseltmiyor” dedi. ‘Dört koldan ateş altındaki mücadele’ Nastic, Rojava’ya ilişkin ilk izlenimlerini şöyle ifade ediyor: “Olağanüstü zor şartlar ve zor coğrafyada bu kadar hareket ve büyük bir inşa faaliyetini görmenin hayret ve hayranlık uyandırıcı. Dört koldan ateş altında olan bu insanların mücadelesi sahiden şaşırtıcı.”   ‘2014’den bu yana çok şey değişmiş’ Sol Parti yönetiminden Jan van Aken’da ise 2014 yılında ziyaret ettiği Rojava ile bugün gördüğü Rojava arasında büyük bir farka şöyle anlattı: ‘‘Örneğin o zaman çoğu çalışmaz durumda olan petrol kuyularının neredeyse tümü işler hale getirilmiş. Tarımı ve ekonomiyi ayakları üstünde duracak hale getirdiklerini görüyorum. Savaş koşullarındaki bu ilerleme beni çok etkiledi, çok saygı duydum.’’ Heyet bir hafta sürece ziyaretlerinin amacı Türkiye’nin Efrîn işgaliyle oynadığı rol ve Rojava’da yaşanan bu olumlu gelişmeleri yeniden Alman kamuoyunun gündemine sokmak olduğunu ifade ediyor. ‘Rojava Almanya gündemine sokmalıyız’ Almanya’da ve Avrupa’da Rojava üzerine konuşmayı bile bıraktıklarını altını çizen hayet, “Bundan iki üç yıl önce, hem dayanışma hareketinin çabaları hem de delegasyonların ziyaretleri sonucunda Alman kamuoyu burada kurulan yeni bir demokrasinin varlığından haberdar oluyordu. Oysa bugün, Efrîn’in işgalinden sonra bile korkunç bir kayıtsızlık var. Medyada çok az gündeme geliyor, parlamentoda ise hiç konuşulmuyor Rojava. Bu durumu değiştirmek zorundayız.’’ Heyet Amude, Kobanê ve Minbic’deki kurumları da ziyaret ederek temaslarını sürdüreceğini belirtti. HABER MERKEZİ