Fransa’nın Strasbourg şehrinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı 85 günden beri devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevini Alman Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW) üyesi öğretmenler de ziyaret ederek, desteklerini sundu.
Almanya’nın Münih, Oldenburg ile Frankfurt şehirlerinden gelen GEW Sendikası üyesi öğretmeler, açlık grevindeki Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç ile bir araya geldi. Alman sendikacı heyetinde şu isimler yer alıyordu: Margot Simoneit, Birgit Zwiekirsch, Christian Katz ve Heinrich Becker.
Ziyaret sırasında Almanya’daki öğretmenler tarafından düzenlenen ve Kobanê’ye okul yapılması öngörülen projeden sorumlu bir öğretmenin gönderdiği mektup da Yüksel Koç’a iletildi. Burada konuşan GEW üyesi öğretmenlerden Birgit Zwiekirsch hem eyleme desteklerini sunmak hem de eylem hakkında sendika bünyesinde bilgilendirme yapabilmek için Strasbourg’da olduklarını söyledi.
Öğretmenler, Almanya’nın birçok şehrinde sendikalarına üye öğretmenlerin eylemi takip ettiklerini ve direnişi selamladıklarını da dile getirdi.
Tecrit Kürtlere, demokrasiye ve eşitliğe karşı yapılıyor
Görüşmede konuşan KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin aynı zamanda Kürtlere, demokrasiye ve eşitliğe yönelik olduğunu söyledi. Tecridin Nisan 2015’ten bu yana çok daha ağırlaştığını kaydeden Koç, bu süreçte Kürt şehirlerinde büyük katliamlar yapıldığını hatırlattı.
Mücadelelerinin tüm halkların eşitliği ve demokrasi için olduğunu söyleyen Koç, başta Almanya’da olmak üzere demokratik güçlerin ve insan hakları savunucularının uluslararası dayanışma içerisinde olmasının kendileri için önemli olduğunu dile getirdi.
Alman sendikacı öğretmenler daha sonra Yüksel Koç ve diğer direnişçiler için yazılan mektupları okudu.
‘Almanya’ınn tavrını değiştirmesi gerekiyor’
Ziyaretten sonra ANF’nin hem eylem hakkındaki düşünceleri hem de Almanya’nın alabileceği politik tavıra ilişkin sorularını yanıtlayan sendikacı öğretmenler şu görüşleri paylaştı:
Margot Simoneit: “Ben Almanya’nın bu konuda ne yapabileceğine dair sorunuzla başlamak istiyorum. Almanya’nın yapabileceği şey nedir? İster Strasbourg’da ister Türkiye’de veya dünyanın herhangi bir yerinde bireylerin insan hakları için bedenlerini açlığa yatırma ve yaşamlarını riske atmalarına gerek kalmaması için Almanya ne yapabilir? Almanya özellikle PKK’yi terörist örgüt olarak görmekten vazgeçmeli ve Anayasayı Koruma Örgütü (BfW) aracılığıyla takip etmeye son vermelidir. Artık buna tahammül edemeyiz ve hem bunu söylemek hem de açlık grevcileriyle dayanışmamızı göstermek için buradayız.”
Birgit Zwiekirsch: “Almanya ve diğer ülkelerdeki demokratik güçler olarak Kürdistan’ın parçalarında ve Türkiye’de gerçek demokratik süreçlerin hayata geçirilmesi için çabalamalıyız. Yine ülkenizdeki meslektaşlarımızı desteklemeliyiz. Alman hükümetinin Türkiye ile işbirliğini devam ettirmesini engellemek amacıyla da tabandan gelen bir hareket başlatmalıyız. Bizler bunu, halk nezdindeki bilgilendirmeler yoluyla yapıyoruz. Alman halkının baskılar konusunda bilgilendirilmesi önemli. Tıpkı bizlerin de sendikamız içinde yaptığımız gibi demokratik süreçlerin talep edilmesi aynı zamanda bizim (Almanya) hükümetinin de görevidir.”
Christian Katz: “Ben öncelikle başka insanların hayatını korumak ve onların yaşamı için de mücadele amacıyla kendi yaşamlarını riske atan bu insanları selamlıyorum. Alman demokratik güçlerinin birleşmesi ve kamuoyuna gitmeleri gerekiyor. Rojava’da bir kadın ona “Ne yapmamızı istersiniz?” diye sorduğumuzda “Türkiye’ye silah satışlarını engelleyin” demişti. Bence bu önemli bir nokta. Bir diğer nokta ise tüm demokratik güçlerin birleşmesi ve Alman hükümetine baskı yaparak, Türkiye’de demokratik bir gelişme yönünde çalışmasıdır. Böylelikle uzun yıllardır süren faşist Türkiye yönetimine bağlılığını sonlandırmasıdır. Umarım, bu baskı büyür ve Yüksel ile diğer 13 kişinin yaşamlarını tehlikeye atmalarına gerek kalmaz.”
Heinrich Becker: Size GEW Hessen Eyalet Yönetimi’nin selamlarını getiriyorum. Hessen yönetimimiz de Öcalan ve diğer tutsaklara yönelik tecrit uygulamasına karşı bu eylemi destekliyor. Ben de diğer meslektaşlarımın taleplerini destekliyorum.”
ANF/STRASBOURG