Alman Ordusu personel sıkıntısını gidermek ve yeni nesilleri kazanabilmek için birçok yönteme başvurmaktadır. Asker olmanın ölümü içerdiğini, savaşların korku, kabus ve depresyon yarattığını ordu da çok iyi bilmektedir. Ancak yaptığı reklamlarda daha çok, güzel bir amaç peşinde koşan sağlıklı, yakışıklı, neşeli erkek ve kadınlar gösterilmektedir. ‘Ortak amaçlara ulaşmak’ ve ‘Asıl olanı yapmak’ gibi sloganlar ordu tarafından yürütülen reklam kampanyalarının temel söylemlerini oluşturmaktadır. Yürüttüğü kampanyalarda birlikte deniz kenarında voleybol oynayan, ateş yakıp etrafında oturan, dağlarda geziler düzenleyen, filika ile dolaşan gençleri gösteriyor / kulanıyor. Yine bütün bu ‘güzel şeylerin’ devlet tarafından ödendiğini öne çıkarıp verilen maaşların yüksek olduğunu ve garantili bir gelecek savunuyor. Parasız üniversite eğitiminden bahsederken bunun en az on yıl orduya hizmet zorunluluğunu içerdiğini ise gizliyor.        

Verilere baktığımızda bu tablonun böyle olmadığı kanıtlanmaktadır. 2014 yılında 431 asker trauma sonrası stres hastalığından dolayı tedavi altına alınmıştır. Bunun yanı sıra 214 askerde depresyon veya anksiyete bozuklukları (korku hastalıkları) tanısı konulmuştur. Bu sayı gittikçe de artmaktadır. Sırf 2013 yılına kıyasla psikolojik hastalıklar oranında yüzde 25 artış yaşanmıştır.

Fakat bütün bunlara rağmen Alman ordusu özellikle çocuklara ve gençlere yöneliyor. Gençlik dergileri başta olmak üzere değişik internet sayfalarında yanlış verilere ve söylemlere dayalı reklamlarını esirgemiyor. Ordu, okulları bile bir reklam merkezi olarak kulanıyor ve uzmanlardan, sendikalardan ve bir kısım siyasetçiden gelen tüm uyarılara rağmen kulanmaya devam ediyor. Ordunun genç subayları okullarda başta ‘güvenlik politikaları’ ve ‘ordu işleyişi’ olmak üzere birçok konuda seminerler veriyor, öğrenci gazetelerinde makaleler yazıyor. Yine karyer konusunda çalıştırdığı uzmanları gençleri gelecek konusunda bilgilendirmek için okullara gönderiyor. Maalesef insan ve çocuk hakları konusunda çalışan kurumlar ise çok nadiren okullara çağrılıyor. Ki böylesi çalışmalara ayrılan bir bütçe de yok. Ancak ordu 100’ü aşkın genç subay ve 400 karyer danışmanı çalıştırıyor. Almanya’nın en büyük eğitim fuarı Didacta’da – geçen hafta Köln’de gerçekleştirilmişti – ordu yine en büyük stanlardan bir tanesine sahipti ve kendisini bir eğitim hizmetçisi gibi sunuyordu. 

Bunun mutlaka önüne geçilmesi gerekir. Başta veliler ve öğretmenler olmak üzere tüm toplum savaşların temeli olan militarizme karşı çıkmalı ve çocukları öldürmekten ve ölmekten uzak tutmalıdır.