Mülteciler, Pazartesi günü yine şiddetli bir polis müdahalesiyle karşılaştı. Müdahalede 15 mülteci gözaltına alınırken birçok eylemci de çeşitli yerlerinden yaralandı.


Senato'nun maskesi düştü

Müdahale sonrası basın açıklaması yapan eylem sözcüsü Turgay Ulu, müdahalenin "Senato'nun yalanlarının pratik olarak sonuna gelinmesinden dolayı" gerçekleştirildiğini belirterek şunları söyledi: "Önce tolerans gösterip sonra da pozitif gelişmeler olacağı sözünü veren Senato ve onun işbirlikçi partilerinin maskesi düştü. Bütün mültecilere negatif cevap geldi. Gelen mektuplarda şu anda kaldıkları yerleri boşaltmaları gerektiği yazıyor. Bu plana göre mülteciler, önce değişik kamplara dağıtılacaklar; ardından sınırdışı edilecekler."

Gözaltı ve saldırı

Mektupların ardından direnme kararı aldıklarını belirten Ulu, geçtiğimiz günlerde Senato'nun sözlerine kanarak direniş alanının yıkılmasına katılan bir mültecinin de eylemde kendini yakmak istediğini aktardı.
Ulu, açıklamasında polisin saldırısı ve direnişleri hakkında şu bilgiyi verdi: "Akşam saatlerine kadar Oranien Meydanı'nın her noktasında çatışma yaşandı. Çatışmalar sonrasında da gözaltına alınmaları ve polis saldırısını protesto etmek için yürüyüş gerçekleştirdik. Yürüyüş sırasında da polisin biber gazlı saldırısına maruz kaldık."

'Amaç sınırdışı etmek'

Oranien Meydanı eylemi sırasında Senato ile yaptıkları görüşmelere atıfta bulunan Ulu, "O toplantıda söylediğimiz şeyler bir bir çıkmaya başladı. Biz bu tolerans taktiğinin bir sınırdışı projesi olduğunu o zaman söylemiştik. Amaçları önce direniş yerlerimizi tasfiye etmek, daha sonra da zamana yayılmış biçimde mültecileri sınırdışı etmekti" dedi.

Çözüm alanı sokaklar

Yetkililerin kendilerini sürekli kandırmaya çalıştığına dikkat çeken Türkiyeli mülteci Turgay Ulu, "Bizim çözüm alanımız sokaklardır. Başka yerlerde bize yaşama ve özgür olma şansı bırakılmıyor. Sokaklarda, dağlarda, fabrikalarda direnişler devam edecek" dedi.

Ne olmuştu?

Berlin'deki mülteciler, iltica başvurularının reddedilmesi ve kamp koşullarının insanlık dışı olması nedeniyle 3 yıl önce kentin değişik noktalarında eylemler yapmaya başlamış; eylemler daha sonra Oranien Meydanı'nda merkezileşmişti. Taleplerine hiçbir olumlu karşılık alamadıkları yetmezmiş gibi kaldıkları mekanlardan da kovulan mülteciler, bir süre sonra meydanda çadırlar kurmaya başladılar. Fakat bu çadırlar da polisin müdahalesiyle maruz kaldı; sıklıkla söküldü. Son müdahale ise geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleşmiş; müdahale sonrasında 22 mülteci açlık grevine girmiş; çıktığı ağaçtan dört gün boyunca inmeyerek eylemini sürdüren Sudanlı Napuli de direnişin sembolü olmuştu.

Verilen sözler tutulmadı

Direnişte önemli bir gelişme de, hükümet yetkililerinin mültecilere eylemi derhal bitirmeleri, koşullarının iyileşmesi sözü vermesi üzerine; mültecilerin bir kısmı yazılı taahhüt olmaksızın anlaşmayı reddederken, büyük bir kısmı ise anlaşmayı kabul etmişti.

'Direnişe devam' kararı

Mültecilere gönderilen son mektuplar ve Pazartesi günü polisin sert müdahalesi, içinde Turgay Ulu'nun da bulunduğu "Direnişe devam" kararı alan mültecilerin haklılığını ortaya koydu. Daha önce direnişten çekilen mültecilerin önemli kısmı tekrar Oranien Meydanı'nda eyleme katılmaya başladı.



HIDIR ATEŞ/BERLİN