Mainz kentinde bir tiyatro topluluğunda yer alan Kürt sanatçılar, Kürt sorununu ve göçmenlerin yaşadıkları problemleri sanatsal bir anlatımla Alman sanatseverlerin gündemine getirdi.
Devlet Tiyatrosu’nda (Staatstheater), perşembe akşamı sahnelenen ‘Şeytan’ı Duvara Oynamak- Den Teufel an Die Wand Spielen’ oyununu çok sayıda sanatsever izledi.
Devlet Tiyatrosu ile Kreativa Kültür ve Sanat Merkezi tarafından  ‘Glas -Saal Deck 3’ salonunda sahnelenen oyunu, tiyatro eğitmeni Anna Scherer, ünlü Alman yazarı Johann-Wolfgang von Goethe’nin ‘Faust’ adlı eserinden etkilenerek kaleme aldı. Oyunu ise göçmen ve Alman amatör tiyatrocular birlikte oynadı.
Mutluluk arayışını irdeleyen bu oyunda göçmenlere ‘sizin için mutluluk nedir’ sorusu yöneltiliyor ve cevaplar alınıyor.
Göçmen oyuncuların kimi mutluluğu, aşkta, sağlıkta, ermişlikte ve kamillikte bulduklarını, seyirciye aktardı.
Oyun, Almanya’da göçmenlerin yaşadığı kuşak çatışması, Kürt gençlerinin hem kendi kültürü hem de içinde bulundukları kültür arasında bocalaması ve yaşadıkları sıkıntılar ele alındı.
Toplum-birey ilişki ve çelişkilerinin sorgulandığı oyunda, akıllarda bir soru işareti bırakmak temel argüman olarak ele alıyordu.  
 
Kürt sorunu Kirmanckî anlatıldı

 Oyuncular arasında Hasan Yıkmış, Lizge Yıkmış ve Berfîn Yıldırım adlı 3 Kürt tiyatrocu da bulunuyor. Dersîmli oyuncular, kendi yorumlarınca sanatseverlerin gündemine Kürt sorununu getirdi.
Hasan Yıkmış kendi rolündeki sözleri Almanca’dan Kirmanckî’ye  çevirip seyirciye hitap ederken, Lizge Yıkmış ise bu sözleri tekrar Almanca’ya çeviriyordu. Bu anlatımlar, seyirci tarafından dikkatle dinlendi ve yoğun ilgi gördü.
Almanca’nın yanında Kürtçe’nin Kirmanckî lehçesi, seyircide farklı bir etki bıraktı.

15 yaşındayım korkuyorum

 Yıkmış’ın kendi anadiliyle şunları söylüyordu: “Ben 15 yaşındayım. Dêrsim’de yaşıyorum. Korkuyorum. Ellerim titriyor. Üşüyorum. Gözlerim bağlı. İnsanlar, gözaltında kayboluyor. 17 bin insan kayboldu. Ben daha bir çocuğum, bir çocuk. Ben daha 15 yaşındayım. Korkuyorum.”
Oyunun bir başka yerinde ise polis ile bir Kürt arasında şu diyalog geçiyordu:
“Polis: Sen teröristsin.”
Gerilla: Değilim. Ben Kürt’üm.
Polis: “Hangi örgüttensin.
Gerilla: “Kawacıyım”
Polis: “Sen teröristsin”
Gerilla “Değilim ben Kürt’üm”
Polis: “Sen Türksün”
Gerilla: “Değilim. Ben Kürt’üm”
Polis: “Burada Allah yoktur. Peygamber de izindedir. Allah işkenceyi gördü ve kaçtı. Çünkü Kürtleri koruyamadı.”
Bu sözler üzerine diğer oyuncular Hasan Yıkmış’ın üzerine çökerek, polis işkencesini sembolize etti.

Çocuk tiyatro oyunu
 Oyun sonrası konuştuğumuz oyuncu Hasan Yıkmış, tiyatro eğitmeni ve aynı zamanda bir pedagog olan Mirko Schonberg ile beraber gelecek dönemde bir çocuk tiyatro grubunu kuracaklarını dile getirdi. Yıkmış, yeni oyun projesi olarak da göçmen ve Alman çocukların yer alacakları tiyatro oyununu planladıklarını açıkladı.
 


RIZA AYDOÐDU/MAINZ