
Getirilen yasa ile artık bu ülkelerden gelip iltica başvurusunda bulunanlar hızlı bir şekilde geldikleri ülkelere geri gönderilecek.
Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de yaptığı açıklamada, bu üç ülkeden yapılan iltica başvurularının yüzde 1’lik bir oranından daha azının kabul edileceğini çünkü bu ülkelerdeki insanların siyasi takip, işkence ya da insanlık dışı muamele tehdidi altında bulunmadığını bildirdi.
Söz konusu düzenlemeye, ilticacılara yaptığı yardımlarla tanınan sivil toplum kuruluşu Pro Asyl tepki gösterdi.
Kurum tarafından yapılan açıklamada herkesi dikkatini FİFA 2014 Dünya Kupası'na çevirdiği bir dönemde, bu şekilde yasal düzenlemenin ahlaki olmadığını açıkladı.
Yasaya getirilen bir başka eleştiri ise 'güvenli' kavramının, mevcut gerçeklikle tam olarak uyuşmadığı yönünde. Romanlar ve eşcinseller için adı geçen üç ülkenin güvenli olmadığı bu kesimlerin can güvenliğinin tehlikede olduğu belirtiliyor.
Çifte vatandaşlık onay aldı
Önceki günkü Alman Federal Meclisi'nde önceki akşam yapılan oylamada yeni çifte vatandaşlık yasası da kabul edilmişti. 463 milletvekili yasa tasarısına evet oyu verirken, 111 milletvekili hayır oyu kullandı.
Yasa tasarısı, Almanya’da doğan göçmen kökenli çocukların çifte vatandaşlık hakkının korunmasını içeriyordu. Buna göre, göçmen çocukların 18 ila 23 yaşları arasında Alman vatandaşlığı ya da ebeveynlerinin ülkesinin vatandaşlığı arasında seçim yapması koşulu ortadan kalkıyor.
Çifte vatandaşlık hakkına sahip olmak için 21 yaşını doldurmuş ve Almanya'da doğmuş bir gencin ya 8 yıl Almanya'da yaşamış olması ya da 6 yıl Almanya'da eğitim almış olması koşulu getiriliyor.
Almanya'da okul ya da meslek eğitimi diploması almış olmak da çifte vatandaşlıktan yararlanmak için yeterli sayılacak. Muhalefet ise, yasayı yetersiz gördüğü için reddetti. Muhalefete göre, yapılan değişiklikler çok önemli değil. Çünkü, hem yaş sınırlaması, hem Almanya'daki eğitim hem de bu ülkedeki ikametgah şartının aranıyor olmasından dolayı yeni yasa çok sayıda kural ve şartı bünyesinde taşıyor.
Görüşlerine başvurduğumuz avukat Barış Yeşil de, yasanın önceki yasaya göre çok büyük bir yenilik getirmediğini ve bunun bir göz boyama olduğunu belirtti.
Basında değerlendirmeler
Stuttgarter Zeitung, Almanya'daki çifte vatandaşlık tartışmasını şu yorumla sütununa taşıdı:"Almanya'da yaşayan yabancı çocuklarının topluma uyumunun kolaylaştırılması için sadece tek bir vatandaşlığa sahip olmalarının daha iyi bir çözüm olacağına ilişkin ortaya atılan görüşler var: Ya Almanya ya da ebeveynlerinin geldiği ülkenin vatandaşlığında karar kılma gibi. Bu tür itirazlar çok durağan bir görüş tarzını yansıtıyor. Kişinin ulusal kimliği onun genlerine kaydedilmiş değildir. Bir ülkeye kişinin kendini bağlı hissetmesi, o ülkenin bu kişiyi tüm haklara sahip tam bir vatandaşı olarak kabul etmesiyle daha mümkün olacaktır; her ne kadar bu kişinin ebeveynleri yabancı kökenli olmuş olsalar da."
Freiburg'ta yayımlanan Badische Zeitung gazetesi de aynı konudaki yorumunda benzer görüşleri yansıttı: "(Koalisyon hükümetinin ortağı) Sosyal Demokrat Parti (SPD), çifte pasaporta sahip gençlerin ya 8 yıl Almanya'da yaşamış olmasını ya da en az 6 yıl burada bir okula gitmiş olmasını şart koşan tasarısını temelde kabul ettirmiş oldu. Bu şartlı çifte vatandaşlık tasarısı kulağa çok da mantıksız gelmiyor. Burada yetişen ama buraya yabancı kalanlar bu imkandan yararlanamayacak. Ancak burada gerçek bir bariyerden söz edilemez ve bu da iyi bir gelişme. Çünkü çifte pasaport topluma uyumu kolaylaştıracak. Çifte pasaportun, sahiplerine verdiği mesaj şu olacak: Kökenlerinin bulunduğu ülkeye sıkı sıkıya bağlı olsan bile, yine de sen buranın bir parçasısın. Tüm haklar ve yükümlülükler itibariyle kim kendini burada toplum tarafından kabul edilmiş hissediyorsa, o kişinin ikinci vatanını benimsemesi o oranda kolay olacaktır."
HABER MERKEZİ