Mülteciler: "Hasta olup kimseye hastalık bulaştırmak istemiyoruz. Yetkililerin bizi görmesini istiyoruz. Amacımız kampı şikâyet etmek değil, Alman hükümetinden istediğimiz yaşanan salgına karşı bizleri de koruması." 

EGÎD EREN

Covid-19 adlı pandemi dünyanın en büyük kıtası olan Asya'da başlayıp dünyanın diğer kıtalarında da yayılmaya devam ediyor. Avrupa’nın merkez ülkesi konumunda olan Almanya’da alınan tedbirler doğrultusunda bizler de karantina sürecindeyiz. Ancak maalesef ülkede hâlâ başlarını sokacak bir çatısı olmayan mültecilerin böyle bir lüksü yok ve kamplardaki durum son derece vahim.

Sadece iki örnek

Almanya'nın Koronavirüsten en fazla kaybının olduğu Nordrhein-Westfalen eyaletindeki Kerpen şehrinde (Boelckestraße'de) bulunan kamp ile Baden Württemberg'de eyaletine bağlı Nürtingen şehrindeki Max-Eyth-Strasse'deki mülteci kampı buna verilebilecek sadece iki örnek. Kerpen Mülteci Kampı'ndan S.R. adlı yurttaş Covid-19 salgınına karşı kampta yaşadıkları kaygıyı Yeni Özgür Politika'ya aktardı.

Kampta 500 kişi var

9 ay önce Türkiye’den Almanya’ya iltica eden 33 yaşındaki S.R. kampta 500 kişi yaşadıklarını ve alınan tedbirlerin yeterli olmadığını söyledi. Kampın içerisinde de başka dinamiklerin işlediğini belirten S.R. örneğin kamptaki temizliğin siyahi mülteciler tarafından yapıldığını ifade ederek, karantina kapsamında kampa giriş ve çıkışların yasaklandığını söyledi. S.R.’nin anlattığına göre; mülteciler 3-4 kişilik odalarda yaşamaya devam ederken, kamp yönetimi yalnızca kendi çalışanlarını korumaya almış durumda.

Hayatımız tehlikede

Ailelerin de olduğu kampta yemekhane, banyo ve tuvaletler ortak kullanılıyor. Her katta 12-13 kadar oda var. Mülteciler, yemekhane girişinde toplu bir şekilde bekliyor; ancak içeriye girdiklerinde sosyal mesafe kuralı uygulanmaya başlıyor. Ardından yine aynı durum: Masada hep birlikte yemek yiyorlar. R.S. bu durum karşısında hayretler içerisinde kaldığını belirterek “İçeride bu duruma karşı agresif bir tutum söz konusu. Yaşanan büyük bir çelişki. Kendi güvenliklerini sağlayan kamp çalışanları bizim hayatımızı tehlikeye atıyor" dedi.

Kampta Koronavirüse karşı gerekli tedbirlerin alınmadığını söyleyen R.S., "Dünya bu salgınla mücadele ediyor. Binlerce ölü ve onbinlerce vaka var. Buna rağmen kampta hiçbir hijyen ve dezenfekte çalışması yok” diye konuştu.

Hastane aciline bile gidemiyoruz

Şu an sağlıklı olan R.S. geçtiğimiz hafta hasta olduğunu hatırlatarak, “Revir sadece ateşimizi ölçüp odalarımıza gönderiyor. Bilmiyoruz, belki Korona olmuş olabiliriz bile. Ancak bu tabloya rağmen bile ciddi bir müdahale söz konusu değil. Kampta olduğumuz için dışarıdaki hastanenin aciline bile gidemiyoruz. Çünkü elimizde sadece kampta tedavi olabileceğimizde dair bir kart var” diye konuştu.

Biz de insanız, görün bizi

Alman basını ve kamuoyunun kendilerini görmesini isteyen mülteciler, “Biz de insanız. Mülteciyiz üstelik, ülkemizden kaçtık. Bu olaya yüzeysel bakmasınlar. Yaşam alanlarımızı salgına karşı düzenlesinler” diyerek yaşadıklarına dikkat çekti.

Pozitif çıkırsa ne olur?

R.S, kendilerine üçüncü sınıf insan muamelesi yapıldığını söyleyerek, bir kamp çalışanı ile arasında geçen diyalogu aktardı: “Kamp çalışanına 'buradan biri pozitif çıkarsa' ne yaparsınız diye sordum. Çalışan, 'Kamp zaten askeri bir alan, direkt dışarıyla olan bağlantısını keseriz’ dedi. Bu koşullarda bir kişinin pozitif çıkması hepimizin hasta olması anlamına geliyor. Yetkililer hızlı bir şekilde burayı kontrol altına almazsa tüm şehri bekleyen bir tehlike söz konusu.”

Nürtingen’de de durum aynı

Nürtingen’de Max Eyt Srasse'de bulunan kampta yaşananlar da Kerpen’den farksız değil. Burada da banyo, tuvalet ve mutfak ortak kullanılıyor. Ailelerinin yanına gidenler hariç, hâlâ 3 katlı binada hayatını devam ettirmeye çalışan mülteciler var. Gazeteci arkadaşlarımın, “Dışarı çıkma!” uyarılarına rağmen kampı ziyaret ettim. Bizim dışarı çıkmaktan endişe ettiğimiz bu günlerde, bu insanlar o kamplarda yaşıyor sonuçta.

Kamp kokuyor, banyo-mutfak kirli

Binaya, girişinde duran yeşil ve kullanılmış bir hastane eldivenine basarak içeriye giriyorum. Binanın ikinci katındaki koridorların kapılarını endişeyle açıyorum ve mutfak ile banyodaki kirle karşılaşıyorum. Kamp kötü kokuyor. İkinci katın ise tüm kapıları kapalı, kamp sakinlerini sadece lavabo ve mutfağa giderken görüyorum. Sanırım kampa gelen bir yabancı olduğum için de tedirginler. Üçüncü katın girişindeki mutfakta İranlı bir grup sohbet ediyor. Beni de bira içmeye davet ediyorlar, uzaktan teşekkür ediyorum. Çoğunlukta siyahların kaldığı koridorun sonundaki mutfak ise kirden görünmeyecek durumda. Tıkanmış lavabolar, mutfak ve yemek tezgâhları…

Her şey sembolik

Kampta kalan Türkiyeli bir psikoloji öğrencisi olan A.D. kampa ilişkin, “Kamptaki görevliler son derece alakasız insanla, yukarı katlarda biri ölse duymazlar bile” diyor. A.D. kampın kirliliğine ilişkin ise “Temizlik haftada birkaç saat ve son derece üstün körü yapılıyor. Her şey sembolik. Mutfak temizliği 80 euro karşılığında bu konuda eğitimi olmayan mültecilerin insafına bırakılıyor. Odamda tekim, bu sayede kendimi temel seviyede de olsa güvende hissediyorum” diye konuştu. Kamplardaki tablo vahim ve yaşamlarından endişe eden mülteciler hızla adım atılması ve gerekli önlemlerin atılmasını bekliyor.

Yurt ve kamplarda yaklaşık 800 bin kişi var

Almanya’daki mülteci kamplarına ilişkin her eyalet kendi kaydını tuttuğu için genel olarak kaç kişinin buralarda kaldığına ilişkin net bir rakam vermek mümkün değil. 2020 yılına ilişkin henüz herhangi bir veri olmasa da Almanya Mülteci Bürosu’na (BAMF) göre Almanya’ya 2019’da 142 bin 509 kişi mülteci başvurusu yaptı. 2020’nin Ocak ayında ise başvuru yapanların sayısı 12 bin 212. Ortak Çalışma Birliği Evsizler Derneği’nin (BAGW) 2018 yılına ilişkin raporuna göre Almanya’da (mülteci sürecinde olanlar hariç)678 bin evsiz insan var. Bunların çoğunluğu ya tanıdıklarının yanında ya da devletin sağladığı yurtlarda kalırken, 41 bini ise sokaklarda yaşıyor.Evsizlerin çoğunluğunu oluşturan, mülteci başvurusu kabul edilen evsizlerin sayısı 441 bin; mülteci kökenli olmayan evsizlerin sayısı ise 237 bin. Almanya’da yurtlarda ve mülteci kamplarında yaklaşık 800 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor.