CSU Başkanı ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in, CDU lideri ve Başbakan Angela Merkel ile anlaşmasının ardından, ülkede mülteci avı yoğunlaştı. FOTO/AFP[/caption]
SPD, CSU ve CDU arasındaki anlaşmayı reddetmeye çağıran Bayern Mülteci Meclisi Sözcüsü Alexander Thal, insan hakları, insan onuru ve enternasyonal dayanışmayı ciddiye alan hiç kimse mülteciler için büyük kapalı kampların kurulmasına izin veremeyeceğini ifade etti. Thal, eğer SPD karşı çıktığı için büyük koalisyon dağılacaksa da bunun sorumlusunun SPD değil, hukuksuzluk ve kaosa neden olanlar olacağını söyledi.
Almanya’da en çok tanınan mülteci hakları savunucusu sivil toplum örgütü Proasyl ise yaptığı açıklamada „transit merkezlerin“ savaş, şiddet ve terörden kaçan on binlerce insan için göz altı kampı olacağını vurguladı. Proasyl, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, iktidar partilerin anlaşmaya vardıkları sınırda kurulması öngörülen transit merkezlerinin yeni olmadığına işaret ederek, Macaristan’ın 2015 yılından, İspanya’nın da Ceuta ve Melilla’da yıllardır uygulandığını hatırlattı. Proasyl, sınır bölgesindeki mülteci başvuruları ile ilgili acele değerlendirmelerin hukuk devletinin temellerini sarsacağına vurgu yaptı.
Aşırı sağın değirmenine su taşıyor
AB hukukuna göre başka ülkede başvurusu olan mültecilerin, Avusturya ya da Macaristan’a değil, mülteci başvurusu yaptıkları ülkelere gönderilmeleri gerektiğine dikkat çeken Proasyl, mültecilerin tehlikeden korunması gerektiğini kaydetti. Proasyl Koordinatörü Günter Burkhardt, CDU Başkanı Horst Seehofer’in politikaları ile aşırı sağın değirmenine su taşıdığını ve tehlikeli olduğunu söyledi.
UNCHR: Kırmızı çizgi aşılmış olacak
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu (UNCHR) Sözcülerinden Dominik Bartsch da, CSU ve CDU arasındaki anlaşma ile ilgili kafalarda birçok soru işareti olduğunu ve bunların bazılarına hiçbir cevap bulamadıklarını vurguladı. Bartsch, transit merkezlerinin kapalı olması ve mültecilerin uzun süre buralarda tutulması durumunda kırmızı çizginin aşılmış olacağını ifade etti.
SPD parçalandı
CDU ve CSU arasındaki anlaşmanın geleceği diğer iktidar partisi SPD’nin alacağı tutuma bağlı. Gözlerin çevrildiği SPD’nin sol kanadı ve gençlik örgütü anlaşmayı „kabul edilemez“ olarak değerlendirirken, SPD’nin İçişleri Uzmanı Burkhard Lischka ile SPD’li Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz anlaşmaya sıcak baktıkları mesajını verdi.
Cumartesi eş zamanlı eylemler
Güvenli göç yolları için mücadele eden sivil toplum örgütü Seebrücke, cumartesi günü farklı şehirlerde eş zamanlı eylemler yapılacağını duyurdu. Şu ana kadar Berlin, Bremen, Düsseldorf, Frankfurt, Giessen, Hannover, Chemnitz/Zwickau şehirlerinde eylem yapılacağı kesinleşti.
Eylemlerin hedefinde AB'nin son mülteci anlaşması, kurtarma gemilerine el konulup aktivistlerin yargılanması ve iktidar partileri arasında yapılan anlaşma olacak. Almanya mülteci avına başladı
Bayern Mülteci Meclisi, genç mültecilerin hastaneler, işkence ve şiddet mağdurlarına psikolojik destek veren kurumlar, psikiyatri merkezleri ve okullardan alınarak sınırdışı etme kamplarına götürüldüklerini açıkladı. Dün, 69 Afgan mülteci sınırdışı edildi; bu rakam şimdiye kadar Afganistan’a yapılan en büyük toplu sınırdışı.
FEHMİ KATAR
BERLİN
Almanya’da iktidar ortaklarından Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Hrıstiyan Demokrat Birlik’in (CDU) aralarındaki mülteci politikası anlaşmazlığını sınır bölgelerinde ‘transit merkezler’ ismiyle kapalı mülteci kampları kurmak üzerine gidermesine, muhalefet ve siyasi toplum örgütleri tepkili. Bayern eyaletinin geleneksel iktidar partisi CSU’nun önerilerinin kabul gördüğü anlaşmaya en büyük tepkilerden bir tanesi Bayern Mülteci Meclisi’nden (Bayerische Flüchtlingsrat) geldi.
Bayern Mülteci Meclisi, CDU ve CSU arasındaki anlaşmayı „acınacak bir durum“ olarak tanımlayıp, bir kaos yaratıldığını ifade etti. Eyalet seçimlerinde çoğunluğun oylarını almayı hedefleyen CSU’nun Almanya ve Avrupa’yı politik bir kaosa sürüklediğine işaret eden Bayern Mülteci Meclisi, bu anlaşma ile sertlik yanlısı bir çizgi çizildiğine vurgu yapıldı.
Okul ve hastaneden sınırdışı merkezine
Bayern Mülteci Meclisi, CSU’nun entegrasyonunu başarılı olarak tamamlamış Afgan gençleri sınırdışı etmek üzere tutuklayarak sertlik yanlısı politikanın ilk mesajını verdiğini ifade etti. Açıklamada, önceki gün 18 farklı yerden genç Afgan mültecilerin hastaneler, işkence ve şiddet mağdurlarına psikolojik destek veren merkezler, psikiyatri merkezleri ve okullara düzenlenen operasyonlarla sınır dışı etme merkezlerinde götürüldükleri belirtildi.
Basına yansıyan bilgilere göre ise dün 69 Afgan mülteci sınırdışı edildi. Bu rakam, şimdiye kadar ki toplu en büyük sınırdışı.
Üçte ikisini Bayern sınırdışı etti
Almanya genelinde sınırdışı edilen toplam mültecilerin üçte ikisi Bayern eyaletinde gerçekleşti. Bayern’de mülteci politikasının giderek sertleştiğinin altını çizen Bayern Mülteci Meclisi, CSU’nun AfD’nin isteğini uyguladığını belirterek, genç insanları okullardan, gençlik merkezlerinden alıp sınırdışı edenlerin artık insan onurundan ve haklarından bahsedemeyeceğini kaydetti.
[caption id="attachment_117523" align="alignright" width="481"]
CSU Başkanı ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in, CDU lideri ve Başbakan Angela Merkel ile anlaşmasının ardından, ülkede mülteci avı yoğunlaştı. FOTO/AFP[/caption]
SPD, CSU ve CDU arasındaki anlaşmayı reddetmeye çağıran Bayern Mülteci Meclisi Sözcüsü Alexander Thal, insan hakları, insan onuru ve enternasyonal dayanışmayı ciddiye alan hiç kimse mülteciler için büyük kapalı kampların kurulmasına izin veremeyeceğini ifade etti. Thal, eğer SPD karşı çıktığı için büyük koalisyon dağılacaksa da bunun sorumlusunun SPD değil, hukuksuzluk ve kaosa neden olanlar olacağını söyledi.
Almanya’da en çok tanınan mülteci hakları savunucusu sivil toplum örgütü Proasyl ise yaptığı açıklamada „transit merkezlerin“ savaş, şiddet ve terörden kaçan on binlerce insan için göz altı kampı olacağını vurguladı. Proasyl, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, iktidar partilerin anlaşmaya vardıkları sınırda kurulması öngörülen transit merkezlerinin yeni olmadığına işaret ederek, Macaristan’ın 2015 yılından, İspanya’nın da Ceuta ve Melilla’da yıllardır uygulandığını hatırlattı. Proasyl, sınır bölgesindeki mülteci başvuruları ile ilgili acele değerlendirmelerin hukuk devletinin temellerini sarsacağına vurgu yaptı.
Aşırı sağın değirmenine su taşıyor
AB hukukuna göre başka ülkede başvurusu olan mültecilerin, Avusturya ya da Macaristan’a değil, mülteci başvurusu yaptıkları ülkelere gönderilmeleri gerektiğine dikkat çeken Proasyl, mültecilerin tehlikeden korunması gerektiğini kaydetti. Proasyl Koordinatörü Günter Burkhardt, CDU Başkanı Horst Seehofer’in politikaları ile aşırı sağın değirmenine su taşıdığını ve tehlikeli olduğunu söyledi.
UNCHR: Kırmızı çizgi aşılmış olacak
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu (UNCHR) Sözcülerinden Dominik Bartsch da, CSU ve CDU arasındaki anlaşma ile ilgili kafalarda birçok soru işareti olduğunu ve bunların bazılarına hiçbir cevap bulamadıklarını vurguladı. Bartsch, transit merkezlerinin kapalı olması ve mültecilerin uzun süre buralarda tutulması durumunda kırmızı çizginin aşılmış olacağını ifade etti.
SPD parçalandı
CDU ve CSU arasındaki anlaşmanın geleceği diğer iktidar partisi SPD’nin alacağı tutuma bağlı. Gözlerin çevrildiği SPD’nin sol kanadı ve gençlik örgütü anlaşmayı „kabul edilemez“ olarak değerlendirirken, SPD’nin İçişleri Uzmanı Burkhard Lischka ile SPD’li Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz anlaşmaya sıcak baktıkları mesajını verdi.
Cumartesi eş zamanlı eylemler
Güvenli göç yolları için mücadele eden sivil toplum örgütü Seebrücke, cumartesi günü farklı şehirlerde eş zamanlı eylemler yapılacağını duyurdu. Şu ana kadar Berlin, Bremen, Düsseldorf, Frankfurt, Giessen, Hannover, Chemnitz/Zwickau şehirlerinde eylem yapılacağı kesinleşti.
Eylemlerin hedefinde AB'nin son mülteci anlaşması, kurtarma gemilerine el konulup aktivistlerin yargılanması ve iktidar partileri arasında yapılan anlaşma olacak.
CSU Başkanı ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in, CDU lideri ve Başbakan Angela Merkel ile anlaşmasının ardından, ülkede mülteci avı yoğunlaştı. FOTO/AFP[/caption]
SPD, CSU ve CDU arasındaki anlaşmayı reddetmeye çağıran Bayern Mülteci Meclisi Sözcüsü Alexander Thal, insan hakları, insan onuru ve enternasyonal dayanışmayı ciddiye alan hiç kimse mülteciler için büyük kapalı kampların kurulmasına izin veremeyeceğini ifade etti. Thal, eğer SPD karşı çıktığı için büyük koalisyon dağılacaksa da bunun sorumlusunun SPD değil, hukuksuzluk ve kaosa neden olanlar olacağını söyledi.
Almanya’da en çok tanınan mülteci hakları savunucusu sivil toplum örgütü Proasyl ise yaptığı açıklamada „transit merkezlerin“ savaş, şiddet ve terörden kaçan on binlerce insan için göz altı kampı olacağını vurguladı. Proasyl, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, iktidar partilerin anlaşmaya vardıkları sınırda kurulması öngörülen transit merkezlerinin yeni olmadığına işaret ederek, Macaristan’ın 2015 yılından, İspanya’nın da Ceuta ve Melilla’da yıllardır uygulandığını hatırlattı. Proasyl, sınır bölgesindeki mülteci başvuruları ile ilgili acele değerlendirmelerin hukuk devletinin temellerini sarsacağına vurgu yaptı.
Aşırı sağın değirmenine su taşıyor
AB hukukuna göre başka ülkede başvurusu olan mültecilerin, Avusturya ya da Macaristan’a değil, mülteci başvurusu yaptıkları ülkelere gönderilmeleri gerektiğine dikkat çeken Proasyl, mültecilerin tehlikeden korunması gerektiğini kaydetti. Proasyl Koordinatörü Günter Burkhardt, CDU Başkanı Horst Seehofer’in politikaları ile aşırı sağın değirmenine su taşıdığını ve tehlikeli olduğunu söyledi.
UNCHR: Kırmızı çizgi aşılmış olacak
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Bürosu (UNCHR) Sözcülerinden Dominik Bartsch da, CSU ve CDU arasındaki anlaşma ile ilgili kafalarda birçok soru işareti olduğunu ve bunların bazılarına hiçbir cevap bulamadıklarını vurguladı. Bartsch, transit merkezlerinin kapalı olması ve mültecilerin uzun süre buralarda tutulması durumunda kırmızı çizginin aşılmış olacağını ifade etti.
SPD parçalandı
CDU ve CSU arasındaki anlaşmanın geleceği diğer iktidar partisi SPD’nin alacağı tutuma bağlı. Gözlerin çevrildiği SPD’nin sol kanadı ve gençlik örgütü anlaşmayı „kabul edilemez“ olarak değerlendirirken, SPD’nin İçişleri Uzmanı Burkhard Lischka ile SPD’li Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Olaf Scholz anlaşmaya sıcak baktıkları mesajını verdi.
Cumartesi eş zamanlı eylemler
Güvenli göç yolları için mücadele eden sivil toplum örgütü Seebrücke, cumartesi günü farklı şehirlerde eş zamanlı eylemler yapılacağını duyurdu. Şu ana kadar Berlin, Bremen, Düsseldorf, Frankfurt, Giessen, Hannover, Chemnitz/Zwickau şehirlerinde eylem yapılacağı kesinleşti.
Eylemlerin hedefinde AB'nin son mülteci anlaşması, kurtarma gemilerine el konulup aktivistlerin yargılanması ve iktidar partileri arasında yapılan anlaşma olacak.