Almanya Gündemi
Almanya'nın en çok okunan haftalık haber dergisi Spiegel, bu haftaki sayısının kapağını 'IŞİD'in ilerleyişi ve Kürtlerin yalnız mücadelesi' başlığı ile Kürtler'e ayırdı. Dosyada Kandil ve Rojava'nın kantonlarından Efrîn'e uzanan yolculukta, Kürtlerin günlük rutinleri içerisinde, nasıl bir mücadele verdikleri de işleniyor. Spiegel'in mesafeli bakışıyla (tarafsızlık prensibi) yansıttığı Kürtler, aslında 'IŞİD'e karşı Batı'nın son umudu' kilit cümlesi ile sunulmuş (tabii oldukça geniş bir dosyayla). Dergiye göre aslında PKK şimdilerde batının en önemli müttefiklerinden. 'Terör organizasyonu' olarak tanımlanan PKK'nin 'terör' bilmecesine iyimser haliyle bakışı şöyle: bir terör organizasyonu ama 'aslında nasıl görmek istediğinize bağlı'.
Şimdi buradan hareketle Almanya'ya dönelim. Almanya'da bildiğiniz gibi 1993'ten bu yana PKK yasağı söz konusu ve Alman devleti tarafından Kürtleri kriminalize etmek için özel bir çabasının olduğu aşikar. Kürtler yıllardır PKK'nin 'terör listesi'nden çıkarılmasını istiyor, hatta bunu anlatmaktan dillerinde tüy kalmadı. IŞİD'in Kobanê'yi kuşatmasının ardından Kürtlerin lehine evrilen (özellikle PKK'nin) pozitif kamuoyu görüşü de, PKK'nin 'terör listesi'nden çıkarılması sorunsalını çözemedi. Nitekim İçişleri Bakanı Thomas de Maizière geçen haftalarda net bir dille yasağın kaldırılmayacağını söylemişti.(Her ne kadar PKK silah yardımı konusu gündeme gelse de) Bu konuda Almanya hala ikili bir politika yürütüyor. Neticede karşısında başka önemli uzun soluklu bir müttefik Türkiye var.
Şimdi bu hatırlatmanın ardından Spiegel'in dosyasına geri dönelim. Spiegel, Alman güvenlik makamlarından aldığı bilgilerden hareketle, Almanya'da ortalama 13 bin PKK taraftarı olduğunu belirtiyor. Yine güvenlik makamından bir yetkilinin ağzından verilen bilgiye göre, bugüne kadar Almanya'dan 50 gönüllü PKK saflarında IŞİD ile savaşmak için Suriye'ye gitti. Gönüllülerin önce ideolojik bir eğitimden geçirildiği ardından da Kürt bölgelerine gittikleri de ayrıca belirtiliyor. Yıllardır büyük bir dikkatle PKK'yi izleyen Alman güvenlik makamlarına göre; 'PKK militanlarının geçisini engellemek cihatçıların geçişini engellemekten daha zor.' Neden mi? Neden şu: 'PKK gerillalarını normal yolculardan ayırt etmek mümkün değil.' Öyle ya; aslında onlar senin, benim gibi'normal' insan. Temiz giyimli, bakımlı. Ha bir de, sosyalist bakış açıları, demokratik ulus, her inancın, ulusun birarada yaşayaşağı bir modelden bahsedip duruyorlar. Bu normalliklerini (!) biraz olsun gölgeliyor.
Batının kendi kafasında yarattığı Kürt stereotipi, aslında Türkler cephesinde de çok farklı değil. Öyleki şimdinin akil insanı Prof Dr. Doğu Ergil (2000'li yılların başıydı sanırım) Siyaset Meydanı programında 'aslında batıda olan PKK'lilerin son derece normal, saçları jöleli insanlar olduğunu' anlatma gereği duymuştu. Zira öyle bir ülke ki, Türk-İslam çemberine girmeyen her halk topluluğunu bir 'canavar' olarak betimliyor ve öyle sunuyor/du. Şimdi Alman güvenlik birimi yetkilisinin 'normal' yolculardan ayırt edemediği PKK'liler söylemi bana Türk devletinin bu bakış açısını hatırlattı. Yine başka dikkat çekici bir yorum ise: 'Bu insanlar cihatçılar kadar aptal değil.' Bu cümlenin daha fazla yoruma ihtiyacı yok.
Tekrar cihatçılara dönersek, Almanya'da cihatçıların sayısı her geçen gün artıyor. Federal Anayasayı Koruma Dairesi bu yılın sonuna kadar sayılarının 7 bine ulaşacağı (sayı daha fazla olabilir) bilgisini verirken, bu rakamın birkaç yıl önce 2 bin 800 olduğunu belirtiliyor. Normal insanlardan ayırt ettiği bu insalara karşı Almanya'nın elbette bir mücadelesi var, fakat bu mücadelenin ne kadar yeterli olduğunu kendilerine bir kez daha sormak zorundalar.
Gelinen aşamada Kürtlere karşı gelişen sempati ne kadar önemli olursa olsun resmi anlamda adım atılmadığı müddetçe (terör listesinden çıkarma gibi), gerisi teferruat olarak kalacaktır.