FEHMİ KATAR / BERLİN
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin sona ermesi için devam eden açlık grevlerine ilişkin Almanya Federal Parlamento binasında basın açıklaması yapıldı.
Almanya’nın başkenti Berlin’de Federal Parlamento’nun basın bürosundaki açıklamaya, 103 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevinde olan Mustafa Tuzak, sanatçılar Hayko Bağdat ve Ferhat Tunç, Avukat Lukas Theune, Barış Akademisyenlerinden Muzaffer Kaya, HDP Amed eski Milletvekili Sibel Yiğitalp, DTK üyesi Hüseyin Yılmaz ve Sol Parti eski Berlin Milletvekili Giyasettin Sayan katıldı. Açıklamada, tecrit ve açlık grevlerine ilişkin Avrupalı kurumlara görevlerini yerine getirme çağrısı yapıldı.
Moderatörlük yapan Gıyasettin Sayan, Erdoğan rejiminin tam bir baskı rejimi kurduğu ve demokratik hiçbir eyleme izin vermediği bir dönemde Leyla Güven’in açlık grevine başladığını belirtti.
Talep net: Tecrit sona ermeli
HDP Amed eski HDP milletvekili Sibel Yiğitalp yaptğı konuşmada, “Açlık grevi eylemcilerinin çoğu kritik aşamayı çoktan aştı. Bu direnişin talebi net. Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecrit kaldırılmalı. Bu aynı zamanda hem Türkiye hem de Kürdistan’daki baskı rejiminin son bulması anlamına gelmektedir” dedi.
Tuzak: Başarıya ulaştıracağız
Süresiz dönüşümsüz açlık grevini Berlin’de sürdüren Mele Mustafa Tuzak, “Leyla Güven’in öncülüğünde başlayan bu açlık grevini sonuna kadar devam ettireceğiz. Tecride karşı feadi eylem yapanların mücadelesi bir hak mücadelesi ve biz bu hak mücadelesini başarıya ulaştıracağız” diye konuştu.
Hukuksuzluğa karşı tavır al
Avukat Lukas Theune açlık grevi eylemcilerin talebini hukuk perspektifinden değerlendirerek “Sayın Öcalan’ın durumuna hukuk açısından bakıldığı zaman içinde bulunduğu durumun Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonunu bir çok açıdan çiğnendiği görülüyor” ifadesini kullandı. Av. Theune “Almanya hükümeti bu konuda kötü bir pozisyonda, Sayın Öcalan’a uygulanan hukuksuzluğa karşı bir tavrı yok. Bu temel insan haklarına aykırı bir durumdur. Bu eylemin demokratik eylem yolları kapandığı için yapıldığını anlaması gerekiyor” diye konuştu.
Ses olmak istiyoruz
Yazar ve oyuncu Hayko Bağdat, Ermenilerin yüzyıldan beri öldürüldüklerini, Kürtlerin ise 100 yıldan beri yaşadıklarını kanıtlamaya çalıştığını belirtti. Bağdat “Bugün Kürtler siyaset yaptıkları zaman cezaevinde atılıyor, sokağa çıktıkları zaman öldürülüyor. Son olarak da açlık grevi eylemini tercih etmek zorunda kaldılar. Sessiz eyleme ses olmak için bir araya geldik” dedi.
Desteği büyütelim
DTK üyesi Hüseyin Yılmaz, Kürtlere yönelik katliamlara dikkat çekerek, “Leyla Güven birlikte yaşamayı engeleyen bu tutuma karşı, Sayın Öcalan’a uygulanan tecride karşı bedenini açlık grevine yatırdı. Bu bir demokratik eylem biçimi. Demokrat kişi ve kurumların bu mücadeleye destek vermesi gerekiyor” belirti.
Sanatçı Ferhat Tunç ise “Bugün Leyla Güven ve 7 bin insan açlık grevinde ve çok kritik bir aşamada. Buna karşı ses çıkartmak, insanım diyen herkesin görevidir. Avrupa ve Almanya hükümetinin sessizliğini bozmalıdır. Tecridin kırılması, haklı taleplerin yerine getirilmesi için Türk devletine baskı yapmalıdır” diye konuştu. Tunç, “Özelikle Alman sanatçı ve aydınları açlık grevi eylemcilerinin taleplerini desteklemelidir” dedi.
Talepleri benim de talebim
İhraç edilen Barış Akademisyenlerden Muzaffer Kaya “Açlık grevi eylemcilerinin haklı talebi aynı zamanda kendi talebimdir. Tecridin kaldırılması, Kürt sorunun çözülmesi, Türkiye’deki bütün sorunların da anahtarıdır. Herkes bu bu mücadeleye destek vermeli ve bu demokratik eylem etrafında bir araya gelmelidir” çağrısında bulundu.
Temel talepler
Açlık grevindekilerle dayanışma komitesinin federal parlamentodaki açıklamasında Avrupa medyası, Avrupa Parlamentosu ve İşkenceyi Önleme Komitesi CPT’den Türk hükümetinin insan haklarına uyması ve açlık grevi eylemcilerinin taleplerini yerine getirmesi için baskı yapması istenerek, şu dört temel talep sıralandı:
- Kürt Halk Temsilcisi Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecritin kaldırılması
- Halkların ve dini azınlıkların özgür ve eşit yaşaması ve cinsiyet eşitlikçi bir toplum yaratılması
- Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu’da fikir ve basın özgürlüğünün sağlanması
- Türkiye ve Ortadoğu’da demokrasi, özgürlük ve barışın tesisi.