Almanya Türkiye’den pay kapma peşinde
Almanya, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizden mümkün olduğunca en üst düzeyden yararlanmak istiyor. Alman Ekonomi Bakanı Peter Altmaier’ın 80 Alman şirketi yöneticisiyle Türkiye yolculuğu, bunun bir göstergesiydi.
Türkiye’de AKP-MHP faşizminin inşa ettiği diktatörlüğün denemitinde her geçen gün savaş suçları ve insan hakları ihlalleri had safhaya ulaşırken, Almanya bu ortamı dikkate almadan Türk devletinin içinde bulunduğu ekonomik krizi fırsata çevirme derdinde.
Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi ardından Suudi Arabistan’a silah ambargosunu en hararetli şekilde savunan Almanya’nın Ekonomi Bakanı Peter Altmaier ve 80 Alman şirketinin üst düzey yöneticileri, Türk piyasasında yeni ekonomik olanaklar kapmak amacıyla Türkiye’ye gitti.
DW Türkçe’nin haberine göre Türk Ekonomi Bakanı Berat Albayrak ile görüşen Peter Altmaier, toplantı sonrası işverenlere “Size söz veriyorum. Bütün gücümle Türkiye-Almanya arasında ilişkilerin ilerlemesi için çalışacağım” dedi.
Altmaier bu sözleri, 2013’te kurulması kararlaştırılan ancak bugüne kadar toplanamayan Türkiye-Almanya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi’nin (JETCO) ilk toplantısında sarfetti.
Türk-Alman ilişkilerinde geçtiğimiz yıllarda yaşanan krizi şu anda hem Türk hem de Alman tarafı fırsata çevirme niyetinde. Alman Telekom’un Türkiye’deki uzantısı T-Systems Telekomünikasyon Türkiye’nin Genel Müdürü Sinan Koçoğlu, “Politik krizlerin geçici olduğunu özellikle Almanya ile iş yapanlar çok iyi bilir. Almanya ile Türkiye iş dünyasında birbirlerinden kopmayacak bağlara sahiptir” ifadeleriyle bu düşünceyi perçinliyor.
Ziyaret öncesi sosyal medya uyarısı
Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier’ın kalabalık bir işveren ekibiyle Türkiye’ye yaptığı ziyaret öncesi Alman Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye seyahat edecekleri ‘sosyal medya’ uyarısı yapması her fırsatta ‘hukuk’ ve ‘demokrasi’ kavramlarını kullanan Almanya açısından da büyük bir tutarsızlığı oluşturuyor. Alman Dışişleri Bakanlığı bu hafta içinde yaptığı açıklamada Türkiye’ye gidecek vatandaşlarına “sosyal medya kullanırken dikkatli olmalarını” önermişti.
Bakanlık, düşünce özgürlüğü kapsamında yapılan paylaşımlar, hatta bir sosyal medya kullanıcısının ‘beğeni’sinin bile Türkiye’de gözaltına alınmak ve tutuklanmak için yeterli olduğunu ifade etmişti.
IMF yerine Almanya’dan medet bekliyor
Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, 28-29 Eylül’de Almanya’ya yaptığı ziyaretle Türkiye’de içinde bulunduğu ekonomik krizi Almanya ile aşmak istiyordu. Her ne kadar bazı Alman hükümet yetkilileri Türkiye’ye krizden çıkış için IMF’yi adres gösterselerde AKP, IMF ile doğrudan ilişkilenmek istemiyor. Zira, IMF’ye başvurulması aynı zamanda harcamalar konusunda AKP’ye yeni yükümlülükler getirebilir. Ayrıca, IMF’ye başvuru aynı zamanda Erdoğan’ın “IMF bizden borç istedi” yalanını da boşa çıkartabilir.
7 bin 250 Alman şirketi
Verilere göre yaklaşık 7 bin 250 Alman şirketi faaliyet gösteriyor. Türkiye’ye yapılan yatırımlarda Alman sermayeli şirketler, hem yatırım süresi hem de şirket sayısı açısından ilk sırada yer alıyor. Alman şirketleri, Türkiye’de yüz binlerce kişiye istihdam sağlıyor.
DW Türkçe’de çıkan habere göre 2013 yılında 1 milyar 970 milyon dolara ulaşan Alman doğrudan yatırımları, Türkiye’nin AB sürecinden uzaklaşması, Türkiye’de insan hakları ihlallerinin en üst seviyeye ulaşmasıyla birlikte düşüşe geçti.
Gezi olayları sonrasında 2014 yılında yarı yarıya düşerek 606 milyon dolara inen Alman yatırımları, 15 Temmuz darbe girişimi ve Türk-Alman ilişkilerindeki siyasi gerginliklerle birlikte 2017 yılında 295 milyon dolara kadar geriledi. Bu yılın ilk dört ayında ise yalnızca 65 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleşti.
Türkiye’deki kur krizini izleyen dönemde, Ankara-Berlin hattında yoğunlaşan temas trafiğinin bir diğer nedeni de bu yılın ikinci çeyreğinde, Nisan ile Haziran ayları arasında, Türkiye’den Almanya’ya toplam 4 milyar 540 milyon euro transfer edilmiş olunması. Alman hükümeti bu rakamı, muhalefetteki Hür Demokratlar’ın (FDP) soru önergesine verdiği yanıtta açıkladı.
Kirli pazarlıklar Kürtlere baskı olarak yansıyor
Tüm bunlardan dolayı Türkiye, Almanya’dan gelecek olan sermaye girişini kendisi için hayati önemde görüyor.
Öte yandan Almanya, Türkiye ile her ilişkisini üst seviyeye çıkardığı her dönemde ise iki ülke arasındaki görüşmeler ve gizli anlaşmalar, Almanya’da yaşayan Kürtlere ev ve dernek baskınlar yani kriminalizasyon politikası olarak geri dönüyor.
SZ’den hukuk prensipleri hatırlatması
Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier’in Türkiye ziyaretine ilişkin yorumda bulunan Alman Süddeutsche (SZ) gazetesi, her iki ülkenin bir birine olumlu mesajlar verirken aralarındaki güvensizliğinde sürdüğünü belirtiyor.
Gazetenin yorumunda “Halen birkaç Alman vatandaşıyla binlerce Türk siyasi nedenlerle cezaevinde tutuluyor. Almanya Ekonomi Bakanı Türkiye’deki temaslarında mutlaka insan hakları konusuna da değinmelidir. Türkiye’nin ekonomik krize sürüklenmesinde kurumlarına duyulan güvenin azalmasının da payı oldu.
Çalıştırdığı kişilerin tek bir sosyal medya paylaşımı yüzünden hapsedilebileceğini bilen hangi yabancı Türkiye’de yatırım yapar? Damadını maliye bakanı yapmakla ve merkez bankasının bağımsızlığına son vermekle güven kazanılmaz. Türk ekonomisi dışarıdan değil, sadece içeriden istikrara kavuşturulabilir. Erdoğan hukuk devleti prensiplerini tanımadığı sürece normalleşme için yapılacak her girişim başarısızlığa uğramaya mahkum olacaktır.” HABER MERKEZİ