Almanya’da AfD ikinci parti!

Dünya Haberleri —

  •  Alman Devlet Televizyonu ARD’nin yaptığı kamuoyu araştırmasına göre aşırı sağcı eğilimlere sahip Alternative für Deutschland (AfD) ülke çapında ikinci büyük parti konumuna geldi. 

 

Almanya’da parlamento kritik bir dizi yasa üzerinde yaptığı oturumların ardından yaz tatiline girdi. SPD, Yeşiller ve FDP’nin politikalarından ve etkililiğinden memnun olmayan ve enflasyon, artan gıda fiyatları, yetersiz maaş artışları gibi sorunlarla uğraşayn Almanlar arasında AfD artan oranda yeni bir seçenek haline geliyor. 

Geçtiğimiz hafta Almanya’nın Thrüngen eyaletinde bir ilk yaşandı. AfD, tek başına bir şehrin Belediye Başkanlığını kazandı. Eyalet genelindeki anketler AfD’nin yüzde 34 oyranında oy aldığını gösteriyor. 

AfD’yi aşırı sağda görenlerin oranı düştü

AfD, federal alanda da ciddi bir oy oranı artışına sahip. Alman Devlet Televizyonunun 3-5 Temmuz tarihleri arasında bin 305 kişi arasında yaptığı ankette AfD’nin ülkedeki ikinci büyük siyasi parti haline geldiğini gösterdi. Bu, bugüne kadar anketlerde ölçülen en yüksek oran. 

Ankete göre bugün bir seçim olsa AfD yüzde 20 oy alacak. Hıristiyan Demokratlar (CDU/CSU) yüzde 28 seviyesinde görülürken, SPD yüzde 18, Yeşiller yüzde 14 ve FDP ise yüzde 7 oy alıyor. Sol Parti (Die Linke) ise yüzde 4 oy aldı. 

Ankete katılanların yüzde 69’u AfD’nin politikalarını aşırı sağcı olarak gördüklerini ifade etti. Bu oran bundan altı yıl önce yapılan aynı ankette yüzde 85 seviyesindeydi. 

AfD’nin göçmen karşıtı politikaları daha geniş oranda destek bulurken partinin göç akışını durdurma yönündeki söylemlerine destek yüzde 55’e çıktı. 

Anketten çıkan bir diğer önemli sonuç ise AfD’ye oy verenlerin önemli bir kısmının diğer partilerin politikalarından duyulan memnuniyetsizlik sonucu tercihlerini belirlemesi. Katılımcıların sadece yüzde 20’si AfD’nin politikalarını kendi politik görüşlerine çok yakın olarak ifade etti.

Almanların yüzde 75’i hükümetten memnun değil 

Ankette mevcut hükümetin politikalarından memnun olmayanların oranı yüzde 75 olarak ifade edildi. Koalisyon partileri arasındaki uyumsuzluğu bir endişe kaynağı olarak görenlerin oranı ise yüzde 77.  Özellikle liberal FDP’nin bir süren beri koalisyon politikalarına yönelik eleştirileri hükümetin güvenilirliğini sarsan bir faktör olarak öne çıkıyor. 

Ekonomi, göç ve çevre  en tartışmalı konular

Göç ve çevre konuları ülkedeki seçmenlerin siyasi tercihlerini en çok etkileyen konular arasında. Almanların yarısı çevre konusunda alınan önlemlerin çok ileri gittiğini düşünürken bu politikalara onay yüzde 34 seviyesinde. 

Özellikle gazlı ve yağlı ısıtma sistemlerinin 1 Ocak 2024'ten itibaren yasaklanması fikri büyük bir tepkiye neden olmuştu. Hükümet bu nedenle yasa taslağını revize ederek daha az katı hale getirdi. Federal hükümetin yaz tatilinden önce Bina Enerji Yasasının Meclis'ten geçmesini istiyordu ancak Federal Anayasa Mahkemesi bunu durdurdu.  BERLİN

AfD’li vekilin dokunulmazlığı kaldırıldı

Almanya’da Meclis AfD'li siyasetçi Stephan Protschka'nın dokunulmazlığını kaldırarak cezai kovuşturmanın önünü açtı.

CSU lideri Markus Söder’in hakaret davası açması üzerine alınan kararda Protschka’nın dokunulmazlığı partisinin milletvekillerinin karşı oylarına rağmen kaldırıldı. 

Sık sık sivri çıkışlarıyla gündeme gelen Protschka, Söder’e “vatan haini" ve "Södolf" demiş, daha sonra yaptığı bir basın açıklamasında Söder'i çok hassas olmakla eleştirmişti. 

Söder, AfD'nin konuk konuşmacısı olarak kendisi hakkında benzer ifadeler kullanan Avusturyalı siyasetçi Gerald Grosz hakkında da şikayette bulundu.

Federal Meclis bir yıl önce de Protschka'nın dokunulmazlığını kaldırmıştı. O dönemde yatırım danışmanı olarak yaptığı işle bağlantılı olarak "kanıtlarla ilgili verileri tahrif etmekle" suçlanıyordu. Ancak geçtiğimiz Mart ayında Landshut'taki savcılık "yeterli şüphe olmadığı" gerekçesiyle soruşturmayı durdurdu.

AfD’nin yükselişi nitelikli göçü engelleyebilir

Almanya’da AfD’nin ve göçmen karşıtı politikaların yükselme potansiyeli ülkenin nitelikli göçmenleri ülkeye çekme politikalarını baltalayabileceğinden endişe ediliyor.  Ülkenin ekonomi bakanı Christian Lindner, Almanya’nın doğusunda yaptığı bir konuşmada bölgeki ekonomik gelişmeyle ilgili en büyük tehlikenin AfD olduğunu ifade etmişti. 

Konuyla ilgili Almanya’nın Sesi’ne (DW) konuşan Bertelsmann Vakfı’ndan Ulrich Kober, Lindner’e belli oranda katılıyor. Almanya’daki siyasi gelişmelerin nitelikli göçmenlerin olduğu ülkelerde yakından takip edildiğini belirten Kober, AfD’nin yükselişi ve İslamofobi konusundaki haberlerin Times of India gibi büyük yayın organlarına manşet olduğuna dikkat çekti. 

Bertelsmann Vakfı tarafından yapılan araştırmada potansiyel nitelikli göçmenlerin 5’te 1’i Almanya’daki ayrımcılık ve ırkçılıktan endişe duyuyor. Göç alan diğer ülkelerin açıklık kültürü geliştirdiğini, Almanya’nın büyük bir kesiminde bu özelliğin eksik olduğunu ifade eden Kober, “elbette AfD - ya da daha doğrusu insanları AfD'ye oy vermeye yönlendiren zihniyet - tam olarak bir açıklık kültürünü temsil etmiyor” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.