Almanya’da da “Bijî berxwedana zindanan”

Yurt Dışı Haberleri —

Kassel eylem

Kassel eylem

  • Hildesheim, Stuttgart, Hannover, Nürnberg, Ulm, Hamburg ve Kassel’de Uluslararası Siyasi Tutsaklar Günü’nde yapılan mitinglerde, “30 yıldır var olan PKK yasağının yanı sıra Alman Ceza Kanunu'nun 129, 129a/b maddelerinin kaldırılmasının zamanı çoktan gelmiştir” denildi.
  • Stuttgart’taki eylem, Kızıl Dayanışma/Rote Hilfe’nin çağrısı ile Stammheim Cezaevi önünde gerçekleştirildi. Onlarca insan hakları örgütünün katıldığı gösteride AZADÎ e.V Almanya’da 11 Kürt siyasi tutsağın olduğuna dikkat çekti.
  • Stammheim Cezaevi’nin etrafında yürüyüş düzenleyen eylemciler, cezaevinin arkasındaki tepeye çıkıp, “Siyasi tutsaklara özgürlük!” sloganları attı. Tutsaklar da camlarını açarak, “Bijî berxwedana zindanan”, “Bijî Serok Apo”, “Bijî Newroz!” sloganlarıyla cevap verdi.

Almanya’nın Hildesheim, Stuttgart, Hannover, Nürnberg, Ulm ve Kassel kentlerinde  Uluslararası Siyasi Tutsaklar Günü’nde yürüyüş ve mitingler gerçekleştirildi. Alman devletinin Kürtlere dönük kriminalizasyon politikalarına işaret edilerek mitinglerde, "Irkçılık ve faşizme karşı mücadele edenlerin kriminalize edilmesine son verin" denildi. Kürt siyasi tutsakların serbest bırakılması istendi. Tüm gün ve gece saatlerine kadar süren miting, yürüyüş ve eylemlerde, Almanya’ya soruna değil çözüme ortak ol çağrısı yapıldı. 

Hannover

Kriminalizasyon yerine çözüm

Stuttgart’taki eylem, Stuttgart Kızıl Dayanışma/Rote Hilfe’nin çağrısı ile Stammheim Cezaevi önünde yapıldı. Eyleme Kızıl Dayanışma, Halkların Birleşik Devrim Hareketi-HBDH, Kürt kurumları, Dayanışmaya Devam örgütü, Tutsakların Sesi Platformu (TSP), Filistin Dayanışma Grubu, Örgütlü Otonomi’nin yanı sıra birçok kurum da pankart, flama, okudukları mesajlarla katıldı.

Miting ve yürüyüşte AZADÎ e.V. adına yapılan açıklamada Almanya devletinin Kürtleri kriminalizasyon politikalarından dolayı birçok Kürt’ün cezaevlerine konulduğu belirtildi. AZADÎ e.V açıklamasında: “2011 yılından bu yana Almanya'da yaşayan Kürtler de Ceza Kanunu'nun 129a/b maddesi (yabancı terör örgütüne üyelik) uyarınca suçlanıyor, hapsediliyor ve birkaç yıl hapis cezasına çarptırılıyor. Şu anda Alman cezaevlerinde 11 Kürt tutuklu/hükümlü var. Stuttgart Stammheim Cezaevinde ise şu an Mazlum D., Merdan K. Ve Hasan U. bulunuyor.”

Savcılık Almanya dışına el attı

Federal Savcılığın Kürt aktivistleri soruşturma hevesinin bir sürek avına dönüştüğü görülürken, AZADÎ üç Avrupa ülkesinden getirilenlerin yargılandığına dikkat çekti. Azadî: “129b davalarından sorumlu olan Federal Savcılık, soruşturmasını Almanya'da bulunan kişilerle sınırlamadı. Geçen yılki yeni suçlamaların çoğu, daha önce Avrupa tutuklama emri uyarınca Almanya'ya iade edilmiş olan kişilere yönelikti. Teslimi istenen kişiler Fransa, İtalya ve Kıbrıs'tan getirildi. Alman yargısının iade talebi şu anda İsveç'ten bekleniyor.

Daha geçen hafta Almanya'da yaşayan siyasi faaliyet gösteren Kürtlere yönelik iki mahkumiyet kararı daha çıktı: Sabri Çimen, 13 Mart'ta Koblenz Yüksek Bölge Mahkemesi tarafından 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fransa'dan iadesi geçen yılın Ocak ayında gerçekleşti.”

KNK üyesine ceza mı olur?

Kürt halkının en üst siyasi organı olan Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) üyesi Tahir Köçer’in siyasi faaliyetleri gerekçesi ile ceza almasına da değinen AZADÎ: “Münih Yüksek Bölge Mahkemesi Cuma günü Tahir Köçer'i 2 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırdı. Tahir Koçer, Haziran 2021'e kadar ülke çapındaki Kürt örgütleri konfederasyonu KON-MED'in eşbaşkanlığını yaptı ve dolayısıyla Almanya'daki Kürt toplumunun en önemli temsilcilerinden biriydi. Kendisi aynı zamanda sürgündeki Kürt parlamentosu olan Kurdistan Ulusal Kongresi'nin (KNK) üyesidir. Sanıkların çoğunluğu bireysel suçlarla suçlanmıyor ancak etkinlik ve gösteri düzenlemek gibi yasal siyasi faaliyetler de suç sayılıyor. Karlsruhe Federal Savcılığı, bu faaliyetlerin yalnızca kişilerin PKK yapılarına dahil oldukları iddiası nedeniyle cezalandırılabileceğini düşünüyor. Bu suçlamalar, çoğunlukla aylarca süren telefonları izleme ve gözlemlerle kanıt olarak kullanılıyor.

Adalet değil dış politika

Mitingde, Federal Adalet Bakanlığının Kürtlerin soruşturulması ve takibatı için verdiği izinin yasal olmaktan çok siyasi kararlar uyarınca verildiğine özel atıf yapıldı. “Soruşturmalar ancak Federal Adalet Bakanlığı'nın kovuşturma için uygun yetki vermesi halinde gerçekleştirilebiliyor” denilen açıklama “Bu, hangi yabancı kuruluşların yasal olarak yargılanacağını belirleyenin nesnel standartlar değil, federal hükümetin dış politika çıkarları olduğu anlamına gelir” denildi.

Çözüme değil soruna katkı

Ortadoğu'nun güncel sorunlarının ve Türk-Kürt çatışmasının  kişilerin hapsedilmesiyle çözülemeyeceği belirtilen açıklamanın devamında, “Bu nedenle kriminalizasyon zeminini ortadan kaldırmak ve enerjiyi siyasi bir çözüm bulmanın yollarını bulmaya odaklamak amacıyla, 30 yıldır var olan PKK yasağının yanı sıra Ceza Kanunu'nun 129, 129a ve b maddelerinin kaldırılmasının zamanı çoktan gelmiştir. Kürt siyasi faaliyetleri terörizmle bağlı damgalanmamalı. Ve bu yüzden diyoruz ki: Kriminalizasyon yerine diyalog!, Savaş yerine siyasi çözümler. Tüm siyasi tutsaklara özgürlük! Yaşasın Uluslararası dayanışma! Bijî berxwedana zindanan!” ifadeleri yer aldı.