Mazlum Doğan Gençlik, Kültür ve Spor Festivali, başladığı yıldan itibaren geleneksel olarak Almanya’da gerçekleştiriliyordu. Ancak Alman devletinin son yıllarda uyguladığı baskılar, fiili yasaklamaya dönüştü. Festivalin gerçekleştirilmemesi için elinden geleni yapan Alman emniyet birimleri işi, festival için rezerve edilen salonların sahiplerini tehdit etmeye kadar vardırdı.

Festivalin organizasyonunda görev alan Erdal Çewlîk, Avrupa’daki Kürdistanlıların örgütlenmesinde gençliğin büyük rolü olduğunun altını çizerek, bu nedenle gençlik çalışmalarının engellenmek istendiğini vurguladı. Çewlîk, şunları söyledi: “Avrupa’daki gençlik hareketi hep ayakta ve mücadelenin ön saflarında oldu. Avrupa’daki toplumumuza ve ülkedeki yönelimlere karşı Avrupa’daki Kürdistan gençliği, çok yönlü bir özsavunma geleneği yarattı. Bu nedenle, Avrupa’daki gençlik hareketinin çalışmaları hep hedefte. Özellikle de PKK yasağından sonra Avrupa devletleri tarafından ilk hedef alınan Kürdistan gençliğinin mücadelesi oldu. Buna en iyi örnek de 29 Haziran 1994’te Halim Dener arkadaşın katledilmesidir.”
Mazlum Doğan Festivali’nin hem Kürdistan devrim mücadelesinin soluğunu Avrupa’ya taşımayı hem de sistemin yarattığı hegemonik spor algısıyla mücadele etmeyi amaçladığını belirten Çewlîk, “Buradan bakıldığında, Alman devletinin yasaklama çabalarını daha iyi anlamak mümkündür” dedi.

Alman polisinden yasadışı mektuplar

Festival için bu yıl yine Almanya’daki bazı salonlara başvurduklarını, ancak engellendiklerini anlatan Çewlîk, “Almanya, festivali burada yapmamamız için büyük çaba harcadı. Festival yeri için başvurduğumuz yerleri baskı altına aldı, başvurularımızı iptal ettirdi. En son Köln’deki Süd Stadyum’un sorumlusu, kendisine Alman güvenlik birimlerinden bir mektup geldiğini ve  kendisine stadyumu Kürt gençliğine kesinlikle vermemesinin söylendiğini iletti. Bu mektup tamamen yasadışıdır.”
Yaklaşık yedi aydır yer bulmalarına Alman polisinin engel olduğunu ve festivali fiili olarak, hukuksuz yollarla yasaklamaya giriştiğini anlatan Çewlîk, festivalin bu nedenle Paris’te yapılmak zorunda kalındığını söyledi.

‘Güçlü katılım cevap olur’

Mazlum Doğan Gençlik Festivali’ne güçlü katılımın baskılara da en iyi cevap olacağını kaydeden Çewlîk, şu çağrıda bulundu: “Kürdistan gençliği ve devrimci, demokrat bütün gençler olarak  sistemin gençlik mücadelesine yönelik geliştirdiği yönelimlere karşı ortak mücadele etmeliyiz. Devletin gençliğimiz üzerindeki ajanlaştırma, kriminalize etme, özgürlük alanlarını kısıtlayarak yalnızlaştırma ve sisteme entegre etme, asimile etme, madde bağımlılığına sürükleme politikalarına karşı, politik toplumsal mücadele etme hakkımızı kullanalım. Bu kapsamda da bütün gençleri, 5 Temmuz’da Paris’e, festivale bekliyoruz.”