İki günlük bir ziyaret için Almanya’ya gelen Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemaat ile çatışmasında kendisine yandaş ararken, AB üyeliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için de nabız yokladı, destek istedi. Erdoğan’ın Almanya Başbakanı Angela Merkel ve yardımcısı SPD lideri Sigmar Gabriel ile görüşmesinde temel gündem AB üyeliği ile ekonomik ve siyasi ilişkilerin daha da geliştirilmesiydi. Merkel ve Erdoğan Kürt karşıtlığında ortaklaşırken, AB üyeliği konusunda anlaşmazlık içindeler. Koalisyon ortağı SPD ise Türkiye’den yana görünüyor.
Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çok sayıda temasta bulunmak üzere Almanya’nın başkenti Berlin’deydi. Bu, Erdoğan’ın 2003 yılından bu yana 14. ziyareti. Gündemde ikili ilişkiler ve bölgesel konular olsa da en önemli başlık Türkiye-AB ilişkileriydi. Erdoğan Almanya’dan, AB üyeliği yolunda Türkiye’ye yardımcı olmasını istedi. Ziyaret, 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ve Gülen Cemaati ile AKP hükümeti arasındaki çatışmaların etkisinde geçti.

Cemaat’i hedef aldı

Resmi temaslarına dün başlayan Erdoğan, önce Alman Dış Politika Enstitüsü’nde, “21. Yüzyılda Türkiye, Avrupa ve Dünya” başlıklı bir konuşma yaptı; ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu sonrası emniyet ve yargı mensuplarına yönelik tavrı ile basın özgürlüğü ihlalleri nedeniyle Almanya başta olmak üzere AB’nin tepkisini çeken Türk Başbakan, konuşmasında icraatlarını savundu. Bir soru üzerine Erdoğan, yine dolaylı sözlerle Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen’i hedef aldı. Erdoğan, bazı yargı mensuplarına şantaj yapıldığını söyledi, devlet kurumlarına sirayet eden ‘paralel devlet’ yapılanmasından söz etti ve 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarının da ‘Türkiye’de siyaseti yeniden dizayn etmeye çalışan’ bu yapı tarafından hükümeti devirmek için yürürlüğe konduğunu söyledi. “Bedeli ne olursa olsun, hangi taraftan olursa olsun bu iş çözüme kavuşacaktır” diyen Erdoğan, 30 Mart yerel seçimlerinde ‘siyasetin zafer elde edeceğini, eski Türkiye’nin kapanıp yeni Türkiye çağının başlayacağını’ savundu.


AB için destek istedi
Almanya ziyayeti AKP hükümetinin Avrupa Birliği ile ilişkileri canlandırma sürecinin önemli bir adımı. Erdoğan, Türkiye ile Almanya’nın çok uzun bir tarih diliminde önemli işbirlikleri olduğunu hatırlattı. Almanya Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 10 ülke arasında ilk sırada. 2013 yılı sonu itibariyle Almanya’ya yapılan ihracat 13 milyon 351 bin Dolar. Ayrıca hem Rojava hem PKK yasağı hem de genel olarak Kürt karşıtlığı konusunda iki ülke ortak hareket ediyor. Çözüm sürecinden yana gibi dursa da Almanya, ticari ilişkilerine Kürtleri ve muhalifleri kurban ediyor. Konuşmasında ikili ilişkilerin geldiği seviyeden memnuniyetini dile getiren Erdoğan, “İlişkilerimizi, işbirliğimizi daha da ileri seviyeye taşımak için gayretlerimiz kesintisiz olarak sürecek. Almanya’dan AB sürecinde en büyük desteğini görmek istiyoruz” dedi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki siyasi krizlere işaretle Türkiye’nin AB’ye olduğu kadar AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, aynı zamanda üyelik müzakereleri paralelinde reformların sürdürüleceğini de belirtti.

Polis şiddetini savundu

Erdoğan’a Gezi Parkı eylemleri ve ölümlere neden olan polis şiddeti de soruldu. Polis şiddetini ‘devlet güçleri işlerini yapıyor’ diyerek savunan Erdoğan, bildik söylemlerini tekrarlayarak, “Sizde Frankfurt’ta, Hamburg’da eylemler yaşandı. Bizim polisimizle mukayese edilemeyecek şekilde görüntüler yaşandı. Bu görüntüler benim elimde var. Bunları nereye koyacaksınız?” sorusuyla karşılık verdi.

Gazetecilere ‘terörist’ iftirası

Türkiye’deki tutuklu gazeteci sayısının fazla olmasına ilişkin bir soru üzerine ise Erdoğan, ülkesinde tutuklu gazeteci sayısının “parmak sayısını” geçmeyeceğini iddia etti, “sarı basın kartı“ olmayan hapisteki gazetecileri de ‘terörist’ ilan etti.

Ekonomi yolundaymış!
Türkiye Başbakanı, ülkesindeki güncel ekonomik problemler ve Lira’nın devalüe olmasıyla ilgili bir soru üzerine, 77 milyonluk Türkiye’nin ekonomik dinamizminin sarsılmadığını ve 2013 yılının son çeyreğinde yüzde 3,8’lik büyüme kaydeden Türkiye’nin en hızlı büyüyen ekonomiler arasındaki yerini koruduğunu söyledi.

Merkel karşıtlığını sürdürdü

Erdoğan, daha sonra Başbakan Angela Merkel ile bir araya geldi. Başbakanlık’ta yapılan görüşmenin ardından ikili, basına değerlendirmelerde bulundu. Son 8 yılda birçok kez buluşan liderler arasındaki en önemli anlaşmazlık, Türkiye’nin AB üyeliği oldu. Basın toplantısında da bu anlaşmazlık ayyuka çıktı. Almanya Başbakanı Merkel, bir kez daha Erdoğan’ın yüzüne karşı, “Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıktığını“ söyledi. Uzun yıllardır Merkel, Türkiye’nin AB’ye tam üye olmasını ret ediyor; 2005 yılında başlatılan üyelik müzakerelerinin ise devam etmesinden yana duruyor. Birlik Partileri’nin (CDU/CSU) ‘imtiyazlı ortaklık’ önerisinin yerine Türkiye ile sıkı stratejik ve ekonomik işbirliği başlatılması şeklindeki önerisi ise koalisyon ortağı SPD tarafından eleştiriliyor.

Gabril ve Steinmeier destekliyor
Erdoğan, Türkiye’nin AB üyeliğine destek sunulması için ayrıca Merkel’in koalisyon ortağı ve yardımcısı Sosyal Demokrat Parti lideri Sigmar Gabriel ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile biraraya geldi. Gabriel, Türkiye’nin AB üyeliğinin Avrupa’nın çıkarına olduğunu savunan bir isim. Parlamentodaki koltukların yüzde 80’ine sahip Büyük Koalisyon’un ortağının vereceği destek, Türkiye açısından önem taşıyor. SPD’li Steinmeier de Gabriel gibi Türkiye’nin AB üyeliğinin teşvik edilmesinden yana.

Cumhurbaşkanlığı için geldi

Resmi görüşmelerin ardından Erdoğan, akşam saatlerinde Berlin’deki Türkiyelilere seslendi. Erdoğan da Alman medyası da resmi temaslardan ziyade asıl bu seçim motivasyonu kokan mitingle ilgiliydi. Avrupalı Türk Demokratlar Birliği tarafından “Berlin Büyük Usta ile buluşuyor” sloganıyla düzenlenen miting, Türkiye’deki AKP seçim mitinglerini aratmadı! Zira Almanya’daki 3 milyondan fazla Türkiye asıllı göçmenin en az yarısı, cebinde Türk pasaportu taşıyor. Almanya’da yaklaşık yarım milyon kadar da çifte pasaport taşıyan potansiyel seçmen var. Bu durumda Almanya, seçim bölgesi olarak gayet cazip bir yer haline geliyor. Nitekim, kulislerde Erdoğan’ın Almanya’ya, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimleri için saflarını güçlendirmek için geldiği yorumu yapıldı. Nitekim Yurtdışındaki Türklerden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Erdoğan’dan önce Berlin’e gelerek Almanya’daki Türkiyelilerin cumhurbaşkanlığı seçimleri için konsolosluklar aracılığıyla yurtdışı seçmen kütüklerine kayıt yaptırmaları konusunda çalışmalar yürüttü. AKP hükümeti, 2012 yılında bir yasa çıkararak Türkiye vatandaşlarının yurtdışında bulundukları ülkelerde kurulacak seçim sandıklarında genel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi ve referandumlarda oy kullanmalarına olanak sağladı. Ancak Almanya, seçim sandıklarının kurulacağı toplam 13 Türk konsolosluğunun önemli bir bölümünün mahalle içlerinde bulunduğu ve bu yüzden güvenliğin sağlanamayacağı gerekçe- siyle, AKP’nin sandık talebine karşı soğuk duruyordu. Ne var ki dün Erdoğan ile görüşmesi sonrası Merkel’in Almanya’da sandık kurula- bileceğini söylemesi AKP’nin talebinin kabul edildiğini gösterdi.

BERLİN