Leyla Güven’in öncülüğünde başlayan ve yüzlerce direnişçinin katıldığı açlık grevi, tecridin uluslararası kamuoyunun gündemine gelmesine yol açtı. Sol Parti milletvekilleri Alman hükümetini, Türk devletine karşı daha somut adımlar atmaya davet etti.
DİLAN REŞWAN
Sol Parti Milletvekili Helin Evrim Sommer ve Sol Parti Fraksiyon Vekili ve Kadın Politikaları Sözcüsü Cornelia Möhring, Almanya’nın tecride karşı daha somut adımlarla harekete geçmesini istedi. Tecridin kaldırılması ve bu taleple açlık grevi yapan direnişçilerin yanında olduklarını ifade eden Sommer ve Möhring yürüttüğü çalışmaları gazetemize değerlendirdi. Milletvekilleri, Leyla Güven ve diğer açlık grevi direnişçilerine dayanışma sorumluluklarının olduğunu söyledi.
Tecride karşı yüzlerce kişinin katıldığı açlık grevleri yapılıyor. Siz bu eylemi nasıl okuyorsunuz?
Helin Evrim Sommer: HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları esnasında dile getirdiği önemli bir söz vardı: “Türkiye, yarı açık cezaevine dönüştü.”
“Yarı açık cezaevi” olan Türkiye’de demokratik muhalefete dahi siyasi talepler görmezden gelinirken, “kapalı cezaevinde” olan siyasi tutsaklar dış dünyadan izole edilmiş durumda. Hiç bir şekilde toplumsal politik yaşama dahil edilmiyorlar. Dolayısıyla bana göre, hiç kimse hayati riski taşıyan açlık grevine girmeye kolay karar vermez. Anlaşılan o ki, ne Leyla ne de diğer siyasi tutsakların haklı taleplerine duyarlılık sağlayabiliyor. Bu yüzden kamuoyu baskısı yaratmak amacıyla açlık grevi ile ileri sürülerin taleplerin kabul edilmesi için bedenini siyasi araç hale getirdiler. Bu inanılmaz cesurca bir hareket. Kürt bir solcu siyasetçi olarak kendimde Leyla ve diğer siyasi tutsaklarla dayanışma sorumluluğu görüyorum.
Cornelia Möhring: Siyasi olarak aktif olan Türkiyeli Kürtlerin durumu çok zor. Türk devleti, kendisine tehdit olarak gördüğü herkesi baskı altına alıyor. Öcalan’ın üzerindeki tecrit, bunu destekleyen üzücü bir örnek. Cezaevi koşulları, insan haklarını aykırıdır. 7 yıldır avukatları ile görüşmesi engelleniyor! Egemen basın ve kamu tarafından ciddiye alınmayan aktivistlerin açlık grevini başlatması genelde son çare olur. Tutsak ve aktivistlerinin bu yolu seçmeleri çok üzücü. Umarım, açlık grevinde olanların hedefi olan Türkiye’deki haksızlığa karşı bir kamu yaratıp, duyarlılık kazanmalarını sağlarlar ve Türk hükümetinin dayanılmaz durumuna son verilir.
Federal hükümet, Sol Parti’nin hazırladığı soru önergesine cevap vererek, Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılmasını talep etti. Siz, hükümetin bu cevabını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Helin Evrim Sommer: Alman hükümetinin Türkiye politikasındaki ilgisiz ve tepkisiz tutumuna rağmen böylesi bir açıklama yapması olumlu bir davranış. Ancak unutmamalı; Türk hükümeti bugüne kadar ne CPT, ne AK ne de federal hükümetinin görüşüne cevap verdi. Türk hükümetinin siyasi duyarsızlığına karşı artık harekete geçme zamanının geldiğini gösteriyor. Federal hükümet artık somut siyasi önlemler almalı. Öncelikle CPT’nin İmralı ve Diyarbakır cezaevleri koşulları ve tutsakların sağlığını gözlemlemek üzerine bir heyetin gönderilmesi için etkili olmalı. Bölgede bağımsız bir heyetin izlenimi çok önemli. Bir diğer açık sinyal ise Leyla Güven’in duruşmasını izlemesi için Alman heyetinin gönderilmesi gerekir. Türkiye’deki demokratik muhalefete ayrılan sınırlı siyasi alanın karşısında HDP ve tutsaklarla dayanışma çok önemli.
Cornelia Möhring: Federal hükümet, CPT’nin talebi olan tecridin kaldırılmasını desteklemesi güzel bir adım. Ancak hükümet, sözünün arkasında durmalı; çünkü Türk hükümetine dıştan bir baskı yapmadan sorun çözülmez. Sadece Almanya değil, tüm devletler topluluğu da Türkiye’ye insan haklarına uyması ve Kürtlere ve Kürt siyasetçilere baskı yapmaması için daha güçlü baskı yapmalı ve sıkıştırmalı.
Sol Parti olarak açlık grevlerine ilişkin hangi adımları attınız?
Helin Evrim Sommer: Kısa bir süre önce benimle birlikte vekil arkadaşlarım Gökay Akbulut ve Cansu Özdemir, Leyla Güven adına bir dayanışma metni yayınladık. Geçtiğimiz hafta ise Federal Parlamentoda HDP heyetini ağırladık ve açlık grevinde olanlarla somut olarak ne yapabileceğimizi konuştuk. Son olarak şunu da belirtmek istiyorum: Leyla Güven’in bırakılması demokratik direnişin bir kazanımıdır. Serbest bırakılması beni çok mutlu etti. Bu, kamuoyu baskısının Erdoğan rejimi üzerinde nasıl bir etki yaratacağının da bir göstergesidir.
Cornelia Möhring: Sol Parti olarak açlık grevinde olanların yanında duruyoruz. Onlarla dayanışma içindeyiz. Türkiye, Kürtlerle barış müzakerelerine geri dönmeli. Kürt halkına savaşı sürdürmek bir çözüm olamaz.
Sizin federal hükümet ve CPT’den talebiniz nedir?
Cornelia Möhring: Talebimiz açıktır: Hükümet, Türkiye’nin insan haklarına uyması için baskı uygulamalı. Tüm tutsakların üzerindeki tecrit kaldırılmalı; daha önemlisi beraat etmeli ve serbest bırakılmalı. Türkiye yönünü değiştirmeli ve demokrasi yoluna dönmeli. Bu yolda Kürtlerle barış müzakerelerine dönmek var. Almanya’nın Türkiye’ye silah göndermesine devam etmekle Türkiye’de ve diğer bölgelerde Kürtlere karşı açılan savaşın bir parçası oluyor. Almanya’da Kürt hareketine sürdürülen baskı, Suriye’de Kürdistan bölgesinde Türk bayrağı ile kullanıma sunulan Alman panzeri ile savaşın parçası olan hükümet, Erdoğan ile kayırmacılığı sonlandırmalı.
Dehm: Kürt halkı için mücadele ediyoruz
Leyla Güven ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumu hakkında konuşan Sol Parti Almanya Federal Milletvekili Diether Dehm, “İlkesel olarak serbest bırakılmaları gerekir” dedi. Geçtiğimiz hafta HDP Almanya Temsilciliği’nden bir heyetle bir araya gelen bir grup Sol Partili milletvekilinin açlık grevindeki Güven hakkında konuştuğunu hatırlatan Diether Dehm, yapılan görüşmede Güven için derhal harekete geçirilmesi gerektiğine dair ortak kararın verildiğini kaydetti.
Dehm devamla “Dayanışma etkinlikleri, soru önergeleri vb. aktivite ile farklı yollarla Kürt halkı ve HDP vekillerinin hakları için mücadele ediyoruz” dedi.
Sol Parti Milletvekili Tobias Pflüger de 17 Ocak’ta HDP heyeti ile Sol Parti’li vekillerin Federal Parlamento’da bir araya geldiklerini, HDP’ye yönelik baskıların ve Güven’in durumunun bu toplantıda ele alındığını söyledi.