Direniş nöbeti eylemlerinin tutulduğu Mehser Köyü her gün direnişe dahil olmak için Türkiye, Avrupa ve Kürdistan’ın birçok merkezinden gelenlere ev sahipliği yapıyor. Mehser Köyü’ne Almanya’nın Wıtten kasabasından arabasıyla gelen Bingöllü Zülfü Altınok, köy evlerinde ve çadırlarda yer işgal etmemek için tam teşekküllü olarak hazırladığı ve yönünü Kobanê’ye çevirdiği arabasında yatıp kalkıyor. 2006 yılında Pakistan’da yaşanan depremin ardından yardım kampanyalarına destek vermek için Pakistan’a giden, Bosna Hersek’te de yardım çalışmalarına katılan Altınok şimdi de Kobanê’yle dayanışmak amacıyla sınır hattındaki Mehser’de. Bir aydır sınır hattındaki direnişe dahil olan Altınok’un aracının bagajında ise yok yok. Battaniyeden, sandalyeye, uyku tulumundan, su ısıtıcısına kadar gerekli olacak her şeyi arabasında bulunduran Altınok, aynı zamanda gün içinde çadır kentlere giderek ihtiyaçlar noktasında görevlilerden aldığı öneriler doğrultusunda bütçesine göre yardımlar da yapıyor.
“Dünyanın dört bir tarafından toplanan çetelerin bu saldırılarını hiç kimse kabul edemez o yüzden buradayım” diyen Altınok, “Bundan sonra buradayım gerek benim gerek ailemin bundan sonra kıblesi Kobanê” diye belirtiyor.

Doğum günü parasıyla geldi

Almanya’dan Ela Kolcu ile arkadaşı Laura da nöbete katılmak için sınıra gelenler arasında. Almanya’da tanışan genç kadınlar, önce topladıkları yardımları Suruç’a gönderiyor ve daha sonra yardımların toplandığı Belediye Garajı’ndaki merkezi depolarda ayrıştırma çalışmasına katılmaya karar veriyor. Kobanê’ye dönük yapılan saldırılar nedeniyle bir şeyler yapmak istediklerini belirten Kolcu, doğum günü vesilesiyle ailesine ve arkadaşlarına mail ve mesaj çektiğini aktararak, hediye yerine Suruç’a gelmek için para talebinde bulunduğunu söyledi. Yardım gönderdikten sonra durumu yerinde görmek ve daha aktif destek sunmak için Suruç’a geldiklerini anlatan Kolcu, “Gönderdiğimiz yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını da bu şekilde öğrenmek istedik. Ne şekilde kullanıldığını görmek istedik. Suruç’a gelir gelmez ise Kobanê’deki bir çatışmada yaşamını yitiren YPJ’li bir savaşçının cenazesine katıldık. Ertesi gün ise üzerimizde getirdiğimiz para ile de battaniye, yatak ve gıda malzemesi aldık. Aldıklarımız köylere yerleşen Kobanêlilere dağıttık” dedi.

Burada iş çok

Yardım için Suruç’ta kalmaya karar verdiklerini belirten Kolcu, “Çadırlardaki koşullar çok kötü. Çocuklar bu soğuklarda halen terlikler ile gezmek zorunda kalıyor. Çalışmak için 2-3 gün için bile olsa herkesin buraya gelip çalışması, yardımda bulunması gerekiyor. Burada iş çoktur” dedi.

Alman vatandaşı Laura ise, Kobanêli yurttaşların yardıma ihtiyacı olduğunu bildiği için Suruç’a geldiğini dile getirdi. Beraberlerinde getirdikleri yardımları teslim ettikten sonra daha fazla dayanışabilmek için kaldığını kaydeden Laura, ilk kez katıldığı YPJ’linin cenazesinde YPG ve YPJ’nin gücünü ve hareketini hissettiğini belirtti. Laura, “İlk başlarda Suruç’a sınıra gelmek gibi bir korkum vardı. Ama buradaki insanları gördükten sonra, buna dair hiçbir kaygım kalmadı. Tüm dünyaya da buraya yardım için kaygısız bir şekilde gelebilir” çağrısında bulundu.

DİHA/URFA