Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ndeki tutsakların, Hevi, Yaşam, Yol, Cem, Halk, Damla, TELE-1 ve K-24 TV’lerini izleme talebi reddedildi. İnfaz Hakimliği, ret kararını “Altyazılarda şifreli haberleşme olabilir” gerekçesine dayandırdı.
Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, 1 Ağustos’ta İnfaz Hakimliği’ne Hevi, Yaşam, Yol, Cem, Halk, Damla, TELE-1 ve K-24 TV kanallarının merkezi sistemi üzerinden yayınlanmasını talep etti. İnfaz Hakimliği, tutsakların taleplerini “altyazıyla şifreli haberleşmek ve örgütlere yönelik yayın yapmak” gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verdi.
Van F Tipi ve Van Yüksek Güvenlikli Kapalı cezaevlerinde kalan tutsaklar yaşanan hak ihlallerini aileleri aracılığıyla iletti. Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, 20-25 gündür cezaevindeki telefon görüşmelerinde hem kendileri hem de karşıda arayan ailelerine tekmil zorunluluğunun getirildiğini aktardı. Aile ve tutsakların adı ve soyadını söylemelerinin ardından konuşabildiklerini kaydeden tutsaklar, bu uygulamayla ilk kez karşılaştıklarını iletti.
Eşyalara el konuluyor
Yine cezaevi eski müdürü tarafından odalarda TV’lerin flash yerlerinin söktürülmesi için daha önce 30 TL alındığını aktaran tutsaklar, yeni müdürün aynı uygulama için odalardan 50 TL’yi bir kez daha talep ettiğini belirtti. Kantinden alınan yaşamsal malzemelerine oda aramalarında el konulduğunu söyleyen tutsaklar, kantinde alınan yaşamsal malzemelere el konulmasına ilişkin cezaevi yetkililerinin ”Bakanlık Genelgesini” gerekçe gösterdiğini kaydetti. Tutsaklar, genelgeyi istemelerine rağmen kendilerine herhangi bir gerekçenin verilmediğini de aktardı.
‘Ne dediği anlaşılmadı’ gerekçesi
Hastane sevk taleplerine 30 gündür izin verilmediğini ifade eden tutsaklar, ”Kürtçe mektup, Kürtçe yazılar, kitapların büyük bir bölümü bize verilmiyor. Bu kitapların verilmemesi ise, ‘Ne dediği anlaşılmadı‘ gerekçesine dayandırılıyor. F Tipi Yüksek Güvenlikli ve Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde üç kişiye bir kişilik yemek veriliyor. Biz yemekle ilgili sorunları söylemek istemezdik ama şu an üç kişiye bir tabak bulgur ve üç kaşık yoğurt veriliyor. Bunun gerekçesini sorduğumuzda ise bize ‘Açık cezaevinde yemek az çıkıyor’ yanıtını veriyorlar” dedi.
Tahliye edilmiyorlar
Tutsaklar, ellerinde emsal karar olmasına rağmen ”Denetimli serbestlik” cezası olan tutukluların disiplin cezaları nedeniyle tahliye edilmediğini aktardı.
TV yasağına saçma gerekçe
Tutsakların, bazı TV kanalları için yaptıkları başvuru da İnfaz Hakimliği tarafından reddedildi. Hakimlik, tutsakların talebine dair şu kararı verdi: “Kurumumuzda merkezi yayın sistemine eklenen kanalların kamu ve ulusal alanda yayın yapan kanallar olup, belirlenen kanallar kurumda bulunan tüm hükümlü ve tutukluların yararlanabileceği nitelikte olmasına dikkat edilmektedir. Dilekçe ile merkezi yayın sisteminden yayınlanması talep edilen kanalların (Hevi, Yaşam, Yol, Cem, Halk, Damla, TELE-1 ve K-24 TV) örgütlere yönelik yayın yapması ve örgütlerin propagandasını yapması, talep edilen kanalların birçoğunda alt yazıya yer verilmesi ve altyazı ile şifreli bir şekilde haberleşmenin sağlanabileceğinden talep edilen kanalların merkezi yayın sistemine eklenmemesine, merkezi yayın sisteminde ekli olan ve 29 TV kanalının yayınına devam edilmesine karar verilmiştir.”
VAN
Radyo, kitap, gazete yasak!
Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı gerçekleştirilen açlık grevinden bu yana baskılar kesintisiz devam ediyor.
Kandıra Cezaevi’nde tecride karşı ölüm orucuna giren tutsaklardan Muhammed İnal, ailesiyle yaptığı görüşmede cezaevindeki baskılara dikkat çekerek duyarlılık çağrısı yaptı. Açlık grevi süresince tutsakların dışarıyla iletişiminin kesildiğini hatırlatan abla Sühayla İnal, baskıların devam ettiğini belirterek, cezaevindeki duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı: ”Açlık grevleri ve ölüm oruçları sırasında radyolarına el konulmuştu. Açlık grevi sonrası hem bu radyolar geri verilmemiş hem de dışarıdan gelen kitap, gazete, dergi bütün yayınların alınması yasaklanmıştır. Ayrıca cezaevi idaresi tutuklulara var olan kitaplarına da el koyacaklarını bildirmiş.”
Okuyamazsın, yazamazsın
Yazar olan kardeşi Muhammed İnal için aldıkları bilgisayara da el konulduğunu belirten Sühayla İnal, ”Kendi paramızla bir bilgisayar almıştık. Kitap yazaa tutsaklar için haftada üç gün kütüphanede kullanılmak üzere cezaevine bilgisayar getirebiliyorlar. Ancak cezaevi hem bilgisayar kullanmasına izin vermiyor hem de bilgisayarına el koymuşlar” dedi. Tutsakların içeride yapabildikleri en önemli şeyin okumak ve yazmak olduğunu söyleyen İnal, ”Ayrıca dışarı ile bağ kurabilmek için onlar çok önemlidir. Bu uygulamalarla tutsakların nefes almaları engelleniyor ve iradeleri teslim alınmak isteniyor. Biz dışarıda olan aileler ve duyarlı olan bütün insanlar yakınlarımızın bu şekilde nefessiz bırakılmasına izin vermemeliyiz” diye konuştu.
Duruşumuz nettir
Birçok tutsağın telefon ve görüş yasağı olduğunu, hücre cezasına çarptırıldığını da ifade eden İnal, şunları paylaştı: ”Tutsaklar, baskılarla kendi iradeleri ve mücadele azimlerinin gasp edilmek istendiğini ancak duruşlarının net olduğunu ve baskılara boyun eğmeyeceklerini söyledi.”
PERVİN YERLİKAYA/STUTTGART