Araştırmacı yazar Haluk Gerger, ABD ve İngiltere'yi arkasına alan Suudi Arabistan'ın 10 Arap ülkesinin desteğiyle Yemen'e hava saldırısında bulunmasını arkasında Ortadoğu'yu kaos ve kargaşa ortamına sürükleme amacı yattığına dikkat çekti. Etkin Haber Ajansı'na konuşan Gerger, operasyon güçlerinin amacını şöyle özetledi: "Amaçları şu: Ortadoğu dış müdahalelere açık olsun. İsrail'i güvenliğini tehdit edebilecek herhangi birşey olmasın. Bir demokratikleşme ortaya çıkmasın, Ortadoğu kendi kaosu içinde çürüsün ve felç halinde kalsın."


İstenen kaos ve çatışma sürsün

Ortadoğu'da şu anda çok faktörlü, çok bileşenli bir savaş yürütüldüğüne dikkat çeken Gerger, şunları ifade etti: "Siyaset boşluk kaldırmıyor, El Kaide yararlanıyor, DAİŞ yararlanıyor. Libya'da işler daha çok karışıyor. Böylece birini kullanan ertesi gün o kullandığıyla da çatışmak zorunda kalıyor. İşler tümden birbirine girmiş oluyor zaten istenen de bu. Bunlar çıksın çatışma, kaos ortamı devam etsin, ama her zaman çatışmayı istedikleri düzeyde tutamayabiliyorlar da. Irak'ı da düşünmek lazım. DAİŞ'e karşı savaşta İran zaten bir nüfuz kazanmış durumda Bağdat'ta. İran askerleri, Tikrit, Musul gibi yerlerde bir askeri hareketlilik de gösteriyordu. Bu son operasyon İran'ı önlemeye yönelik de bir şey. Bütün bu kaos ortamına bir de Yemen çıktı ve bundan yararlananlar herhalde şimdi bu işten çok mutludurlar."


Asıl hedef İran

ABD'nin Ortadoğu'yu dizayn etme planları kapsamında operasyona destek verdiğine dikkat çeken Haluk Gerger, "ABD başta olmak üzere emperyalizm, Ortadoğu'yu dizayn ederken iki şey yapıyor. Öncelikle Ortadoğu'yu tam böyle bir kaos ve kargaşa ortamında felç tutmak istiyor. Onun için de tarihsel-toplumsal zemini olan pek çok şeyi kullanıyor. İşte mezhep savaşı da bunlardan biri. İkincisi de İran'a karşı bir baskı söz konusu. İran kuşatılmış durumda bir anlamda. Bir taraftan Körfez ülkeleri, öte taraftan ABD, İsrail. Dolayısıyla bu aynı zamanda İran'a karşı bir baskı harekatı" tespitinde bulundu.


Hamleye karşı hamle

Operasyonun İran'a yönelik olduğu kadar, Körfez ülkelerinin despotik rejimlerinin yeniden tahkim etmek amacını da içinde barındırdığını söyleyen Gerger şu değerlendirmelerde bulundu: "Mezhep savaşlarının toplumsal etkileri var. Bahreyn'de de Şiiler çok, orada da bir ara ayaklanma oldu. İran esas olarak kuşatılmış bir ülke. Ama bir taraftan da ileri hamleler yapıyor. Öncelikle Tahran güvenlik interlandını genişletmeye çalışıyor. İran, kendi güvenliğini sağlayacak ve kuşatmayı yaracak hamleler yapıyor. Lübnan'da Hizbullah'a, Suriye'de Esad rejimine verilen destek İran'ın güvenlik interlandıydı. İran, son yıllarda Yemen'de aktif duruma geldi. İran, Irak'ta da hamleler yapıyor. DAİŞ'e karşı mücadelede askeri varlık da gösteriyor. Sonra Kürt sorunu konusunda hamleler yapıyor. Kendisine göre Kürt tehlikesine karşı daha fazla müdahil oluyor Kürdistan coğrafyası ve onu çevreleyen yerlerde. Bu saldırı İran'ın hamlelerine karşı da bir hamle."


İran'ın kozu Hürmüz Boğazı

Yemen'de Suudilerin öncülüğünde büyük bir koalisyonla yapılan hava harekatının, kara operasyonuna dönüşme ihtimalini de göz ardı etmeyen Gerger, "İran'ın buna karşı yanıtı ne olur?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "İran'ın saldırılara kara harekatıyla cevap vereceğini sanmıyorum." 

"Peki ne yapacak İran?" denildiğinde Araştırmacı-yazar, "İran'ın elindeki tek koz çok stratejik olan Hürmüz Boğazı’ndaki askeri gücünü artırmış olması" yorumunda bulundu. 


Saldırı İsrail'e jest

ABD destekli operasyonun aynı zamanda İran ile yapılan ve Haziran ayında sonuçlanması beklenen nükleer program müzakerelerine tepki gösteren İsrail'e bir jest olduğunu da düşünen Haluk Gerger, "ABD bu operasyonla İsrail'le bir süredir sorunlu hale gelen ilişkilerini düzeltme çabasında" dedi. 


Olan halklara oluyor

Gerger, tüm bu yaşananların tarihsel, toplumsal ve politik zemini olduğuna vurgu yaparak, "Filler tepişirken de çimenler, yani azınlıklar halklar ezilip duruyorlar. Dolasıyla toplumların, halkların meşru demokratik haklarını ve çıkarlarını koruyacak halleri kalmıyor halden düşüyorlar, adeta felç haline geliyorlar, başkalarına oyun sahası ve yem olarak kalmaya mahkum ediliyor" diye konuştu. 


 HABER MERKEZİ