Avrupa Merkez Bankası Başekonomisti Peter Preat, merkez bankasının, para yatıran bankalara yakın zaman içinde ceza vermeyi göze alması gerektiğini savunarak “Negatif faizler alınacak önlemlerden sadece biri olacak” diye ekledi.

Baden Württemberg Eyalet Bankası baş iktisatçısı Jens-Oliver Niklasch resesyonla mücadele aracı olan faiz indiriminin çoktan kararlaştırıldığını ve gösterge faizin yüzde sıfır onda bire kadar düşebileceğini söyledi.

Euro’nun ucuzlaması

AMB’nin negatif faiz silahına davranacağını ve bunun da parasını merkez bankasına uzun süredir yatıran ticari bankalardan ceza faizi alınması anlamına geldiğini belirten Niklasch, AMB başkanı Mario Draghi’nin niyetini şöyle özetliyor: “Merkez Bankası hem Euro’nun döviz piyasasında ucuzlamasını hem de yarattığı aşırı likiditenin özel sektöre de yaramasını hedefliyor.”

AMB’nin planı tutması kuşkulu

Bankaların özel işletmelere daha fazla kredi açması yatırımların, büyüme hızının ve enflasyonun artmasına yarayabilir. Aynı zamanda Euro’nun ucuzlaması da sağlanabilirse AMB bir taşla iki kuş birden vurmuş olacak.
Ancak iktisatçı Niklasch bu hesabın tutacağından kuşkulu olduğunu, çünkü kredi hacmindeki oynamaların ticari bankaların kredi arzıyla değil, işletmelerin kredi talebiyle belirlendiğini belirtiyor.
Gerçekten de borç krizi ve resesyon yüzünden öncelikle Güney Avrupa ülkelerindeki kredi talebi daraldı. Öte yandan merkez bankasının ticari bankaları özel sektöre kredi açmaya zorlama yetkisi de yok. Bankalar negatif faiz ödememek için merkez bankasında tuttuğu parayı yüksek faiz getiren ve merkez bankasının kefili olduğu devlet tahvillerine yatırma yolunu seçebilir. Bu işlemler Güney Avrupa yönündeki sermaye akışını arttıracağından, Euro’ya değer kaybettirme çabaları boşa çıkabilir.

‘Bir sonraki krize davet çıkarır’

Mannheim Üniversitesi İktisat Profesörü Roland Vaubel, resesyonun aşıldığı, Euro Bölgesi’nin büyüme kaydettiği ve emisyonun arttığı bir dönemde para politikasını daha da gevşetmeye gerek olmadığı görüşünde. Düşük enflasyonun temelinin de iki, üç yıl önceki para politikasıyla atıldığını belirten Vaubel cari enflasyon oranına odaklanmanın anlam taşımadığını ve para politikasını gevşetmenin bir sonraki krize davetiye çıkarmak olacağını sözlerine ekliyor. Vaubel,”Risk, konjonktür canlanıp enflasyon artmaya başladığında aşırı genişlemeci para politikasından bir an önce çıkılamayacak olmasında yatıyor. Bunun başarılabileceğini sanmıyorum” diyor.

HABER MERKEZİ