"Bu defa hangi ananın canı yanacak? Hangi anaya, evladının yanık, tanınmayan bedenini verecek savaş uçaklarının sesleri?" diye düşünmeye devam ediyor analar. Yıllardır neredeyse her gün kalkan savaş uçaklarının sesleri içinde, barış umutlarını yitirmeden hayatlarını sürdürüyor Amed halkı. Ve Amed'de bebeklerin kulaklarında ninniler değil, uçak sesleri çınlıyor. Uçakların sesine karışan tek ses ise, savaşın bitmesi için dua eden anaların sesi oluyor. Her güne savaş uçaklarının sesleriyle uyanarak başlayan anaların hislerine kulak verdik.
'Yaşasınlar diye büyüttük'
"Kendimi bildim bileli, bu şehirde savaş uçakların sesleriyle uyanıyorum" sözleriyle, yaşanan savaşın uzun bir geçmişten süregeldiğini ifade eden Sultan Koyun, savaş uçaklarının her kalkışında bir anne olarak kendisinde yaşattığı acıyı dile getirdi. Savaş uçaklarının sesleriyle yanık, tanınmayan cenazelerin bekleyişine girdiklerini kaydeden Sultan Ana, yürütülen savaşın ne ahlaka, ne de dine uygun düşmediğine vurgu yaptı. Sultan Ana, "Bütün anneler, AKP Hükümetinin sürdürdüğü bu savaş politikalarına karşı durmalı" şeklinde çağrıda bulunarak, "Asker anneleri ağladığında, biz gerilla anneleri olarak onların yüreğindeki acıyı çok iyi anlıyoruz. Bir çocuğu büyütmek çok zor ve biz, çocuklarımızı yaşasınlar diye büyüttük. Operasyonların durması için, aydınlar, yazarlar, avukatlar, milletvekilleri herkese sorumluluk düşüyor" şeklinde konuştu.
Hergün barış umuduyla uyanıyor
"Kürdistan’da anne olmanın bedelini çok ağır ödüyoruz" diyerek sözlerine başlayan anne Nezehat Teke de,"2000 yılında, bu savaşta bir kızımı kaybettim. Sabahları savaş uçaklarının sesini duyduğumda irkiliyorum. Çünkü o acıyı çektim" dedi. Başka annelerin de evlat acısını yaşamasını istemediklerinin altını çizen Nezehat Ana, her gün yeni bir barış umuduyla uyanarak bu savaşın bitmesi için dua ettiğini ifade etti. Savaşın durması ve Kürtlerin haklı taleplerinin kabul edilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğine vurgu yapan Nezehat Ana, "Cezaevlerinde açlık grevine giren tutsaklar kan kusmaya başladı. Çözümsüzlük, ne zamana kadar devam edecek? Kimdir demir parmaklıklar ardına attıkları? 'Kardeşim' dediklerinin çocukları, bizim çocuklarımız" dedi.
Ne Erdoğan’ın ne de diğer bakanların kendi çocuklarını askere göndermediklerine değinen Nezehat Ana, "Benim beş çocuğum var, onları askere göndermeyeceğim. Bizim çocuklarımız kurbanlık koyun değil. Uçaklar kalktığında kulaklarımı kapatıyorum. Rabbime, 'Bu uçakları kaldıranlardan hesap sor' diyorum" diye konuştu.
JİNHA/AMED