Halkların Demokratik Partisi (HDP), “Durmayalım, faşizmi durduralım” şiarıyla başlattığı kampanya kapsamında Amed’in 5 Haziran Meydanı’nda (İstasyon Meydanı) Vicdan ve Adalet mitingi düzenledi.

Polis, sabah saatlerinden itibaren miting alanına çıkan bütün yolları demir bariyer ve zırhlı araçlarla kapattı.Mitinge katılan yurttaşlar kurulan 2 arama noktasından alana alındı. Miting alanına HDP pankartı ile girmek isteyen yurttaşlar engellenirken, pankartlara el konuldu. Engellemelere rağmen miting alanına “Gençlerin bugünü ve geleceği karartılamaz”, “İnsan hakları yok sayılamaz”, “Demokratik hukuk ilkeleri çiğnenemez” ve “Toplumsal barıştan vazgeçilemez” pankartları asıldı.

Rengarenk kıyafetleri ile alana akan kadınlar, çalınan şarkılar eşliğinde zılgıtlarla halaya durdu. Sıcak havaya rağmen 7’den 70’e yurttaşlar ezgiler eşliğinde halay çekerek, sık sık Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK lehine sloganlar attı ve “Direne direne kazanacağız” diye haykırdı. Miting, 5 Haziran 2015’te HDP’nin “Büyük İnsanlık” mitingine yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu esnasında yurttaşlar hep bir ağızdan “Çerxa Şoreşê” marşını söyledi ve ardından Öcalan lehine sloganlar attı.


Sur’un taşları kadar sağlam

Açılış konuşmasını yapan HDP Amed İl Eşbaşkanı Gülşen Özer, vicdan ve adalet talebiyle 5 Haziran Meydanı’nda olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Diyarbakır’da Kürt kalmadığını söylüyorlar. Bunu söyleyenler İstasyon Meydanı’na gelip baksınlar. Biz adalet, barış ve özgürlük talebimizi haykırıyoruz. Bu sesimizi kısamazsınız. Cenazelerimizi bile ayırıyorsunuz. Amacınıza ulaşamayacaksınız. Hep birlikte özgürlük ve barışı getireceğiz. Buna engel olamazlar. Halklar barışı ve özgürlüğü bu topraklara getirecektir. Sur’da tarihi yıkarak halkın tarihini yok etmeyi düşünüyorlar. Ancak halkın tarihini hiçbir güç yok edemeyecektir. Halkın iradesi Sur’un taşları kadar sağlamdır.” 


Asla boyun eğmeyeceğiz

HDP Amed İl Eşbaşkanı Cabbar Leygara ise binleri selamlayarak, “Sürgünlerin, zindanlarda işkencelerin, KHK’ların ve Kürt halkının iradesini zindanlara atan bu faşist zihniyete karşı, direnişin meşalesi Amed’de yakıldı. Faşizme karşı hesap soracak tek parti HDP’dir. HDP, faşizme karşı güçlü bir barikattır” diye konuştu. Hatun Tuğluk’un cenazesine yönelik saldırıyı hatırlatan Leygara, şunları vurguladı: “O mezarı boş bırakıp, oraya kardeşliği gömmek istediler. Amed, ırkçılığı o mezara gömecektir. Faşizmin halklar üzerindeki baskısı gidene kadar Kürt halkı, HDP, kadınlar, gençlik direnecektir. Asla boyun eğmeyeceğiz.” 


Özgürlük halayına hep birlikte

Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde rehin tutulan HDP’li Figen Yüksekdağ’ın Amed halkına gönderdiği mektup HDP Milletvekili Sibel Yiğitalp tarafından okundu. Yüksekdağ’ın mektubu şöyle:

“Amed halkına merhaba. Yaşatılan onca acıya, katliama, zulme karşı boyun eğmeyen Amed halkı, kadınlar, gençler; Kandıra F Tipi Cezaevi’nden seçilmiş tüm yoldaşlarım adına hepinize yürek dolusu sevgilerimi, selamlarımı gönderiyorum.

Bizleri sizden ayıran, birbirimize sesimizin, sözümüzün dahi ulaşmasını engellemeye çalışan egemen zihniyete inat, yine yan yanayız, omuz omuzayız. Şu an bu meydanda attığınız her slogan, her zılgıt, havalandırmanın penceresinden girerek bize ulaşıyor. Direnişinizi, kararlılığınızı, hiçbir zaman zulme baş eğmemiş olan duruşunuzu görüyor, hissediyoruz. Nerede olursak olalım, aynı cesarette, aynı umutta buluşuyoruz. Biz içeride, siz dışarıda, faşizme karşı bu onur direnişini kararlılıkla sürdürüyoruz.

Değerli Amed halkı, hiçbir hapishane düzeni baki değildir. Kendisi için sınırsız serbestlik, halklar içinse itaat ve esaret isteyen hiçbir iktidar kalıcı olamaz. ‘Durmayalım, faşizmi durduralım’ diyerek başlatmış olduğumuz kampanyamız, tüm ezilen halkların, işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların demokratik birliğiyle adalete giden yolu aralamaktadır. Vicdan ve Adalet Nöbetlerimiz de, bugün burada başlattığımız mitinglerimiz de, faşizme karşı olduğu rolü dolayısıyla tarih sayfalarına yazılacaktır.

Tüm bu süreç boyunca dışarıda halkımızın ve partimizin verdiği mücadele ve baş eğmez tutumu bizlere güç verdi, onur duyduk, iyi ki varsınız.


Başka çaremiz yok

Bugüne kadar haksızlığın, adaletsizliğin, ölümün ve zulmün bin bir çeşidiyle karşılaşan Amed halkının vicdan ve adalet hareketimizde yeni ve güçlü bir dönemeç yaratacağına inanıyorum. Çünkü kentlerimizi yıkanlar, insanlarımızı diri diri yakanlar, annelerimizin cenazesine dahi tahammül edemeyen zihniyetleri yaratanlar karşısında başka çaremiz yoktur.

Mezarlarımızdan bile korkan bu alçak faşist zihniyet karşısında elbette cesareti bulaştıran, umudu büyütenler kazanacak. Buna dair en ufak bir şüpheniz dahi olmasın. Çünkü biz varız, HDP var ve zulme asla boyun eğmemiş olan halklarımız var, sizler varsınız.

Yıkılan kentlerimizi yeniden kuracağız, yaralarımızı birlikte saracağız. Bu topraklara eşitlik ve özgürlüğü Türkiye halkları ile birlikte getireceğiz. Özgürlük halayına hep birlikte duracağız. Ve elbette; vardık, varız, var olacağız.”

Gazetemiz baskıya hazırlanırken miting, konuşmalarla devam ediyordu. 


 AMED