
Suriye'deki Arap kentlerinden ayrılarak, Kuzey Kürdistan'a göç eden ailelerin sayısı da oldukça fazla. Çatışmalardan kaçan aileler, göç ettikleri yerlerde de zorluklarla karşı karşıya. Lebiha Şêwket’in ailesi de çatışmalar nedeniyle Amed'e göç edenlerden. Lebiha Şêwket aileye önderlik yapıp Amed'e kadar getirmeyi başarmış. Halep'teki savaşta Şêwket ailesinden 3 kişi öldürülmüş, 3’ü de kayıp. Halep'te herşeylerini bırakıp geldiklerini belirten Lebiha Şêwket, ''Halep’te, büyük, geniş, bize ait olan evlerimiz, bahçelerimiz, arsalarımız var. Onları olduğu gibi bırakıp göç ettik. Şimdi kim ele geçirdi, kim yerleşti evlerimize bilemiyoruz. Urfa üzerinden Amed’e geldik. Kimseyi tanımıyorduk. Gelip bu mahallede bir ev kiraladık. Komşularımız hemen gelip bize sahip çıktılar. Ev eşyası, giyecek, gıda yardımı yaptılar'' dedi.
Devam eden çatışmalardan dolayı kaygılı olduklarını belirten Lebiha,
Kürt halkının kurtuluşunun ulusal birlikle mümkün olduğunu belirtti. Lebiha Şêwket şöyle konuştu: ''Kürt milletiyiz. Dara düşünce gelip milletimize sığındık. Onlar da bize evlerini açtılar. Bu da gösteriyor ki, kurtuluşumuz birlik olmamızdadır. Kürtlerin kurtuluşunun tek yolu var: Birlik olmak!''
Batı Kürdistan'da YPG'nin halkın güvenliğini sağlaması nedeniyle göç yaşanmadığını kaydeden Lebiha Şêwket, ambargo nedeniyle de büyük zorluklar bulunduğunu ifade etti.
Rejim Kürt gençlerini rehin aldı
Lebiha Şêwket, rejim güçlerinin Kürt gençlerini zorla savaşta tuttuğunu vurgulayarak, "Suriye rejime askerlik yapan binlerce Kürt genci var ve şuan rehine durumunda. Savaş başladığında askerde olanlarla irtibat kesildi. Aileleri olarak onları kurtarmak istedik ama nerde olduklarını bilmiyoruz. Bazıları kaçıp Rojava’ya geldi ama hala askerde binlerce Kürt genci var ve rejiminde elinde rehin durumundadır'' dedi.
İki cephe arasında
Amed'e göç eden bir diğer aile reisi Hesené Mahmud da Halep'te rejim güçleri ile çete grupları arasındaki savaştan büyük zarar gördüklerini belirtti. Mahmud, yaşadıklarını şöyle anlattı: ''Hür Suriye Ordusu'nun (HSO) keskin nişancıları zorla evlerimize, çatılarımıza girip rejim askerlerine, uçaklarına ateş etmeye başladı. Onlar, evlerimizde ateş açınca karşı taraf da ateşin geldiği yeri yani evlerimizi, mahallelerimizi bombalamaya başladı. Artık duracak halimiz yoktu. Ya durup ölecektik ya da göç edecektik. Kürt aileler olarak hepimiz çıkmak zorunda kaldık. Bizimle birlikte bazı Arap aileler de göç etti.''
Amed halkından büyük destek gördüklerini belirten Mahmud, dönmek için savaşın bitmesini beklediklerini dile getirdi.
Rojava'da destan yazılıyor
Arap şehirlerindeki Kürtlerin can güvenlikleri olmadığı için dört bir yana dağıldığını belirten Mahmud, Batı Kürdistan'daki Kürtlerin ise gelecekleri için büyük mücadele verdiklerini kaydetti. Mahmud, ''Arap şehirlerindeki Kürtler Güney, Kuzey Kürdistan ve diğer ülkelere göç ettiler. Ama Rojava savaşıyor. Qamışlo, Efrin, Kobani ve diğer Kürt yerlerinde şimdi destan yazılıyor. Her şey YPG’nin kontrolünde. YPG, ne rejim güçlerini ne de HSO mensuplarını hiçbir Kürt kentine sokmuyor. Kendilerine HSO güçleri diyen ve Türkiye’de yapılanıp Rojava’ya saldıranların hepsi yağmacı çetelerdir'' dedi.
ROZAN SERHAT / AMED