
'Mesajlar dikkate alınmalı'
İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Vedat Aydın'ın töreninde olduğu gibi, Amed'in bu cenaze töreninde de sorumluluğunu yerine getireceğini belirtti. Bilici, şunları söyledi: "Diyarbakır'a bu cenazeler geldiği vakit, inanıyorum ki Diyarbakır halkı, bu savaş ile çatışmalı ortamın bitmesini isteyen ve sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesini isteyen, diyalog sürecinin devam etmesini isteyen halk ve Kürtler orada olup cenazeleri sahiplenecektir. Kürtler çok büyük bir olgunlukla, sevinçte de yasta da ne yapacağını iyi biliyor. Kürtlere şunu yapın, bunu yapın denilmesi hoş bir durum değildir."
Cenaze töreninde devlet güçlerine de büyük bir sorumluluk düştüğünün altını çizen Bilici, "Çünkü daha önce kente gelen cenazelere yönelik sert müdahale oluyordu. Çağırımız devletin, kendi siyasetçi ve cenazelerine sahip çıkacak halka saygı göstermesi ve gereken önlemi almasıdır. Cenaze töreninde verilecek mesajları devletin dikkate alması gerekir" diye konuştu.
'Herkes temkinli yaklaşmalı'
Güneydoğu Sanayi ve İşadamları Derneği Başkanı (GÜNSİAD) Şah İsmail Bedirhanoğlu ise, Paris'te 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesinin İmralı ile yapılan görüşmelerin engellenmesine dönük olduğunu belirterek, provokatif bir olay olarak değerlendirdi. "Tüm yaşananlara rağmen tarafların temkinli ve sağduyulu yaklaşımları bu sürecin büyük bir gerilime dönüşmesini engellemiştir" diyen Bedirhanoğlu, şunları dile getirdi: "Bu süreçte sivil toplum kuruluşu, medya, hükümet ve muhalefet ile tüm tarafların temkinli yaklaşması gerekiyor" dedi. Cenaze törenine ilişkin medyada kullanılan dile tepki gösteren Bedirhanoğlu, "Özellikle medya ve kimi çevrelerde Habur süreci ile ilgili değerlendirme ve karşılaştırma yapılmasını doğru bulmuyorum'' dedi.
'Fransa demokrasi sınavında'
Diyarbakır Tabip Odası Sekreteri Cengiz Günay da, çözüm için görüşmelerin yapıldığı süreçte gerçekleşen bu katliamın tesadüf olmadığına dikkat çekerek, faillerin biran önce ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. "Bu özellikle Fransa ve Avrupa için bir demokrasi sınavı olacaktır. Yapılan görüşmeler sürecinde çatışmaların durması ve silahların susması gerekiyor" diyen Günay, "Bu süreçte Lice'de 10, Hakkari'de de 14 PKK militanının öldürülmesi yine Nusaybin'de bir evde çıkan çatışmada bir PKK militanın katledilmesi ve her gün havalanan uçakların bombardıman yapmasıyla müzakere yürümez. Bu aynı zamanda devletin bir samimiyet sınavıdır. Roboski dururken, failleri ortaya çıkarılmazken yaşanan bu son süreçte devlet rolünü oynamak zorundadır" değerlendirmesini yaptı.
Günay, yürütülen savaş konseptinin gölgesinde onurlu barış ve müzakerenin yürümeyeceğini dile getirerek, barışı destekleyen tüm kesimlerin cenaze törenine katılmasını istedi.
DİHA/AMED
Vicdanlı herkes sahiplenmeli
Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin cenaze törenine ilişkin açıklama yapan Amed'deki Kürt siyasi partiler ve gruplar, cenazelere sahip çıkma çağrısında bulundu.
Kürt siyasi partiler ve gruplar, Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin cenaze törenine ilişkin Azadî İnisiyatifi bürosunda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Azadî İnisiyatifi Üyesi Muhammed Akar, KADEP İl Başkanı Ciwanroj Ceylan, Dicle Fırat Diyalog Grubu Sözcüsü Muhittin Batman, DDKD Genel Başkanı İmam Taşçıer ve HAK-PAR İl Başkanı Vasfi Kahraman katıldı. Paris'te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin cenaze törenine ilişkin gruplar adına konuşan Azadî İnisiyatifi üyesi Muhammed Akar, 3 Kürt kadınının şahsında gerçekleştirilen saldırının yeniden başlayan diyalog ve çözüm görüşmelerine karşı gerçekleştirildiğini belirterek, "Biz bu saldırıyı lanetliyoruz" dedi.
Cenazelere Kürt halkının ve bütün vicdanlı olan kesimlerin sahip çıkması gerektiğini dile getiren Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu saldırı acılı Kürt insanlarının uğradığı ilk saldırı değildir. Ümit ediyoruz ki bu katliam son olur. Şu bilinmelidir ki Kürt halkı daha çok birbirine tutunmayı ve acılarını ortaklaştırmayı başardı. Bugün de bunu başaracağımıza inanıyoruz ve hiçbir saldırı Kürt halkının ümidini ve inancını kıramaz."