Amed’de hasta sayısı yükseliyor

- Amed’de koronavirüsü vaka sayısının bin 500’e yaklaştığını belirten Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Üyesi Halis Yerlikaya, ”Bu durum kaygı vericidir, endişeliyiz” dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, başlangıç sürecinde yüksek vaka sayısıyla dikkati çeken İstanbul, Ankara ve İzmir’de düşüş, Amed ve diğer Kürt kentlerinde ise yükselişe geçtiğini açıkladı. Normalleşme ile vaka sayısında yaşanan hızlı artışın dikkat çektiği Amed’de, Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürlüğü’nün verilerine göre 24 bin 495 kişi karantina altında. Amed’de vaka sayısındaki yükselişi ve bunun nedenlerini Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey üyesi Halis Yerlikaya değerlendirdi. Yerlikaya, başlangıç sürecinde vaka sayısının düşük olduğuna işaret ederek, normalleşmenin başlatıldığı 1 Haziran’dan sonra yükselişe geçtiğine dile getirdi. Normalleşme sonrası bin 500’ye yükseldiğini dile belirterek, ”Son bir haftada yaşanan hızlı artışla birlikte 900 olan vaka şimdilerde bin 500’e yaklaşmış durumda. Diyarbakır, bölgede vaka sayısının en çok olduğu il olmuş durumda. Çok endişeliyiz. Alarm zilleri çalıyor şu anda. Birinci dalganın pikleri ile karşı karşıyayız. Bölge kentlerinde vaka artışı var, ancak Diyarbakır bu artış da önde gidiyor. Bu durum kaygı vericidir, endişeliyiz” diye konuştu.
Servis sayısı 5’e çıkarıldı
”Salgının hızlı bir şekilde yayılmasının birçok sebebi var” diyen Yerlikaya, şöyle devam etti: ”İlk başta biz sağlık örgütleri olarak atılacak adımlarda karar sahibi olmak istedik. Ancak bu talebimiz kabul edilmedi. Gelinen aşamada, ‘Bu iş bitti. Biz başardık’ söylemi rehaveti beraberinde getirdi. Bunun sonucunda yaşanan gevşeme vaka sayısını artırdı. Bir de başka illerden Diyarbakır’a gelenler ve toplu ibadetler bu virüsün yayılmasına sebep oldu. Özellikle bayram haftası virüsün yayılmasının en yüksek olduğu hafta oldu. Hızlı normalleşme beraberinde maske, eldiven ve fiziki mesafeyi ortadan kaldırdı. Şu an arkamızda gördüğünüz, Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde koronavirüsü vakalarına müdahalede bir olan servis sayısı 1 Haziran’dan bu yana 5’e çıktı. Bu da alarm düzeyinde olduğumuzu gösteriyor.”
İlk dalganın pikleri
Vaka sayısındaki bu hızlı artışın ”ikinci dalga” olarak değerlendirilemeyeceğine dikkati çeken Yerlikaya, şöyle konuştu: ”İkinci dalga diyebilmemiz için birinci dalgadaki vakaların belirli seviyeye inmesi gerekiyor. Şu an yaşadığımız birinci dalganın içindeki piklerdir. İkinci dalgayı sonbahara doğru bekliyoruz. Virüsün etkisinin azaldığına ilişkin bir veri elimizde yok. Bunun ilacı bulunmadan tehlikenin geçmesi söz konusu değil. Felaket tellallığı yapmak istemiyoruz, ancak durum felakete doğru gidiyor, diyebiliyoruz. Bunun önüne geçmek için acil bir şekilde önlem almamız gerekiyor. Eğer önlem alınmazsa virüs felaket haline gelebilir. Virüs daha bitmedi. Arkamda gördüğünüz hastanede daha yeni doğum yapmış makineye bağlı 29 yaşındaki kadında virüs tespit edildi. Dolayısıyla herkesin üstüne düşeni yapması gerekiyor. Her an hepimizi tehlike altındayız.”
‘Başardık’ mesajı için
Salgın sürecinin başlangıcından itibaren atılan adımların ekonomik kaygılarla alındığını dile getiren Yerlikaya, ”Bütün karar süreçleri, ekonomik kaygılar ile alınıyor. Atılacak adımların Dünya Sağlık Örgütü’nün çizmiş olduğu kurallar çerçevesinde atılması gerekiyor. Bilimsel veriler ışığında peyderpey atılması gereken adımlar atılmıyor. Hızlı bir normalleşme sürecine gidildi. Yapılması gereken il bazında karar alınması, ancak genel bir karar alınmış durumda. İstanbul baz alınarak adımlar atılıyor. Oysaki il veya bölge bazında karar alınması gerekiyor. Topluma biz bu işi başardık mesajı verilmek isteniyor, ancak bunun sonucu kötü bir artışa sebep oluyor. Kaygılı ve endişeliyiz” dedi. MA/AMED







