
Amed'in Sur ilçesine bağlı mahallelerde valilik, bir ay içerisinde dört kez sokağa çıkma yasağı ilan ederek, ilçeyi insansızlaştırma politikalarına girişti. Son olarak 10 Ekim'de Sur'a bağlı Hasırlı, Xançepek ve Fatihpaşa mahallerinde, devletin hangi biriminden olduğu belli olmayan maskeli özel savaş unsurları adeta terör estirdi. Tarihi yapıların tahrip edildiği, biri çocuk 4 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıların ardından özel savaş timlerinin işledikleri savaş suçları gün yüzüne çıkmaya başladı.
İşgalde ilk hedef kadınlar
Girdikleri mahallerin duvarlarına 'Esedullah Timi' yazılamalar yapan özel harekatçıların çok sayıda kadını tecavüzle tehdit ettiği ve birçok kadına cinsel işkencede bulunduğu tanıklıklarla belgelendi. En yoğun saldırının yaşandığı Hasırlı Mahallesi'nde inceleme yapan kadın örgütlerinin tanıklıklarla belgelediği anlatımlara göre çok sayıda kadın taciz edildi, tecavüzle tehdit edilip, cinsiyetçi ırkçı küfür ve hakaretlere maruz kaldı.
Tekbirlerle korkutma
Tecavüz tehdidi ve cinsel işkenceye maruz kalan kadın ve çocukların birçoğu yaşadıklarını anlatmak istememeleri dikkat çekerken, M.V. (25) isimli kadın, 10 Ekim'den itibaren yoğunlaşan saldırılar altında evden çıkamadıklarını anlattı. "Sokaklarda bizi korkutmak için sürekli tekbir getirerek dolaşıyorlardı" diyen M.V., mahallede bazı evlere özel harekatçıların baskın yaptığını söyledi.
Sürekli küfür ve taciz
M.V. 12 Ekim günü evlerine yapılan baskında yaşadıklarını şöyle anlattı: "Gündüz saat 11.00 civarıydı. Kapı çalındı, daha biz kapıyı açmadan kapılar kırıldı ve içeriye insana benzemeyen maskeli tipler girdi. Evde annem ben ve kız kardeşim vardık. Küfürlerle beni ve kız kardeşimi bir odaya aldılar, annemi başka bir odaya götürdüler. Beni ve kız kardeşimi saçımızdan sürükleyerek yere attılar. İçlerinden biri sürekli pis küfürler ederek, beni taciz etmeye başladı. Kız kardeşimi de taciz etmeye başladılar, sürekli küfrediyorlardı ve bize tacizde bulunuyorlardı. Tecavüz etmekle tehdit ediyorlardı."
'Kadın devrimi ha!..'
O gün yaşadıklarını asla unutamayacağını söyleyen M.V., devamla yaşadıklarını "Bir insanın insana yapamayacağı iğrençliklere maruz bıraktılar. Yüzünde maske vardı ve ona nefretle baktım. Biz çığlık attıkça annem yanımıza gelmeye çalışıyordu ve ona işkence ediyorlardı. Bize küfrederken ve tacizde bulunurken sürekli 'kadın devrimi ha biz size gösteririz kadın devrimini' diyorlardı" diye anlattı.
'DAİŞ vahşetini gördük'
Hasırlı'daki bir başka evde Saray'ın timlerinin cinsel saldırısına maruz kalanlardan biri de H.T. adında 13 yaşındaki bir çocuk. 12 Ekim'de basıldıkları evlerinde ablası ile birlikte olduğunu belirten H.T., yüzleri maskeli polislerin sürekli hakaret, küfür ve tacizine maruz kaldığını dile getirdi. Yaşadıklarını dile getirmekte güçlük çeken çocuk sadece, "Çok kötülerdi" diyebildi. Cinsel saldırıya maruz kalan çocuğun annesi S.T ise "Biz DAİŞ vahşetini burada canlı canlı gördük" dedi.
BÊRÎTAN ELYAKUT/SARYA GÖZÜOÐLU/JINHA/AMED