Hükümetin hazırladığı, anadilde savunma yapılmasına olanak tanıyan 13 maddeden oluşan kanun tasarısı Meclis Başkanlığı’na sunuldu. “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, kanunun “tercüman bulundurulacak haller” başlıklı maddesinde düzenleme öngörüyor. Buna göre; meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilen sanık da iddianamenin okunması, esas hakkında mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilecek. Bunun için sanık, savunma yapacağı oturumda tercümanını hazır bulundurmak zorunda olacak. Tasarıda, “Bu imkan yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik kullanılamayacak” ibaresi de yer alıyor. Soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar da aynı haktan yararlanabilecek. Tercüman, hakim veya savcı tarafından atanacak. Tasarıya göre, bir kişi eğer Türkçe bilmiyorsa tercümanı devlet tarafından sağlanacak ancak, eğer Türkçe biliyor ve başka dilde konuşmak istiyorsa tercüman giderlerini kendi ödemek kaydıyla tercüman hazır bulundurabilecek. Tasarının önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.

‘Bir an önce görüşülsün’

BDP ise açlık grevlerinin 60’ıncı günü aştığını hatırlatarak konunun en kısa zamanda Meclis’te tartışılmasını istedi. BDP’nin Hukuk Komisyonu Başkanı Meral Danış Beştaş, tasarının anadilde savunma ile ilgili olan bölümünün genel itibariyle olumlu olduğunu belirterek, konuya ciddiyetle yaklaşılmasını istedi. Danış Beştaş şöyle konuştu: “Tasarı, anadilde savunma ile birlikte infaz kurumlarında hasta tutukluların durumu, ceza ertelemesi kapsamı, tutsakların eşleriyle görüşme durumları ve hastalıklar durumunda özel izinleri de kapsıyor. Anadilde savunma dışındaki bölümlerin kamuoyunda tartışılmadan direk Meclis’e taşınması yanlış bir şeydir. Anadilde savunma hakkı ile ilgili bölümün bir an önce tasarıdan çıkarılarak Genel Kurul’da görüşülmesi lazım. Bugün açlık grevlerinde 63. gün, kritik aşamadayız. Tutsakların taleplerinden biri olan anadilde savunma hakkının bir an önce hayata geçmesi lazım.”

BDP’nin değişiklik önerileri

Tasarıyla ilgili bazı bölümlere de eleştirilerde bulunan Danış Beştaş şunları belirtti: “Tasarıda anadilde savunma hakkını mahkeme takdirine bırakan ‘kötüye kullanmak’ ibaresinin çıkarılması lazım. Muğlak bir kavramdır. Türkiye’de mahkemeler söz konusu takdiri hep olumsuz yönde kullanıyor. Tasarının eksik taraflarından biri budur. Öte yandan yargılanan kişinin istediği kurumdan tercüman istemesi gerekir. Çünkü özel yetkili mahkemelerde polis tercüman atanabilir. Tercümanlar tarafsız yerlerden atanmalıdır. Ayrıca anadilde savunmanın yalnız sözlü olarak verilmesi de yanlış bir uygulamadır. Savunma sadece sözlü olarak yapılan bir şey değildir. Yazılı da alınması gerekir. Çünkü yazılı savunmalarda daha geniş bir şekilde kişi kendini savunabiliyor. Bunun dikkate alınıp tasarıda bazı yerlerin değiştirilmesini istiyoruz.”

Mahkemelere çağrı

Tasarının Meclis’te olmasına rağmen mahkemelerde hala anadilde savunmanın kabul edilmediğine işaret eden Meral Danış Beştaş, “Mahkemeler ‘Düzenleme önümüze gelmiş değildir. Yasal olarak yapacak bir şey yok’ diyor. Anadilde savunma hakkı elzemdir. Mahkemelerin sürecin hassasiyetini görmesi gerekir” dedi.

HABER MERKEZİ