***
Barış süreci, müzakere, hak - hukuk deniyor ama birileri hala 'Anadilde eğitim gündemimizde yok’ diyebiliyor. Hem bir dil üzerindeki yasakların kalktığını söyleyeceksiniz hem de o dilde eğitime karşı çıkacaksınız!
Bir dilin konuşuluyor olmasını yeterli saymak büyük bir ayıptır. Tartışılan konu da bu değildir. Bir dilin konuşuluyor olup olmaması değil, eğitim dili durumuna getirilmek istenmemesidir. Tüm toplumların başta gelen temel haklarından biri kendi dilleriyle düşünmek, kendi dilleriyle eğitim görebilmek, kendini o dille ifade edebilmek ve yazmaktır. Hiçbir heves, hiçbir siyaset ve alışkanlık, bir toplumun dilini ikinci dereceye düşürme hakkını kendinde bulamaz ve bu yetkisini hiç kimseye vermez, vermemelidir.
Anadilinde eğitim konusu, temel hak ve özgürlükler açısından birey için demokratik bir haktır. Yeni bir anayasanın seslendirildiği bu süreçte tüm kimlik, dil ve kültürlerin kendilerini eşit olarak görebilmelerinin ve ifade edebilmelerinin önündeki engeller kaldırılmadıkça hak yerini bulmayacaktır. İnsani, ahlaki, dini ya da hangi yönüyle referans alınırsa alınsın; anadili ve anadilde eğitim hakkı kutsaldır, ananın ak sütü gibi ak ve helaldir.
***
BM örgütüne göre grupların ve bireylerin kimliklerini taşımasında dil hayati öneme sahip ancak her dil eşit muamele görmüyor.
Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne göre de herkes, anadiliyle eğitim-öğretim yapma, bu yolla anadilini öğrenme ve geliştirme, aynı zamanda anadiliyle bilim, sanat ve yaratma özgürlüğünü kullanma hakkına sahiptir.
Kültürler ve diller açısından Türkiye bu bildirgeye uyan bir uyum ve duruş göstermedi hiçbir zaman. Cumhuriyet ile başlayan ulus–devlet inşa süreci birçok dilin yasaklanması ile sürdü. Okula başlayan öğrencilerin karşılaştığı problem, anadilleri ile eğitim dilinin farklı olması ve anadillerinin yasaklı olmasıydı. Bu dönemde okullarda uygulanan baskının yanı sıra "Vatandaş Türkçe Konuş!" kampanyaları ile hayatında anadilinden başka dil bilmeyen insanlar dilsizliğe sürüklendi.
Anadiliyle eğitim istendiğinde ‘bölücü’ oluyorsunuz. Oysa her insanın anadilinde eğitim görmesi, onu tüm alanları kapsayacak biçimde ilerletmesi kadar doğal ve masumane bir hak düşünülemez. Tek tek kişilerin ya da toplumun herhangi bir nedenle bu haktan mahrum edilmesi insanlığa yapılmış bir saldırıdır. İnsanın yaşamını daraltan varlığını aşağılayan, özgürlüğünü çiğneyen her uygulama vicdanı olan herkesi rahatsız etmelidir.
Ve unutmamak gerekir ki: İnsan hakları konusundaki ilerlemeler, egemen güçlerin hoşgörüsü ile değil ama toplumsal kesimlerin kendi haklarını elde etmek için verdikleri mücadelelerle sağlanabilmiştir.
Anadilinde eğitim
Okullar açılıyor ve Türkiye, tarihi boyunca uygulanan tekdilli eğitime devam ediyor. Kürtçe üzerindeki baskılara dikkat çekmek amacıyla yıllardır eğitim-öğretim yılının ilk haftası Kürt çocuklarının yaptığı okul boykotu, bu yıl da uygulanacak. Çocuklarının anadillerinde eğitim görmesini isteyen ailelerin destek verdiği boykot ile devletin Kürt dilinin gelişimi önündeki engellerin kaldırması istenecek. KURDÎ-DER ve Kürt Eğitim ve Dil Hareketi (TZP Kurdî) öncülüğünde gerçekleştirilecek boykotun bu yılki farkı ise Kürtçe eğitim veren okulların açılıyor olması olacak. TZP Kurdî pilot bölge olarak seçtiği 3 kentte Kürtçe eğitim vermeye hazırlanıyor.