Ortadoğu’da uzun zamandan beridir hem bacanaklar (Türkiye, Suriye, İran) arasında, hem de bacanaklardan TC ile Rusya, Amerika arasında süren uzun müzakerelerden sonra Cerablus operasyonuna izin verildi. Türk ordusuna ait tanklar Türk Hava Kuvvetlerinin desteğinde Suriye topraklarına (Daha doğrusu G.Batı Kürdistan) girerek DAİŞ’in üç yıla yakın süren işgaline son vererek Cerablus’u ÖSO güçlerine teslim etti(!).

Kazın ayağı böyle değil. TC Silahlı Kuvvetleri DAİŞ’e tek bir mermi sıkmadan Cerablus’a girdi. DAİŞ’te tek bir mermi sıkmadan kuzu,kuzu Cerablus’u TC öncülüğündeki ÖSO güçlerine teslim etti. Yedi yaşındaki bir çocuk bile Cerablus’un işgalinin danışıklı döğüş olduğunu biliyor. Bab-ı Ali Basını ise zil takmış oynuyor. Gazetelerin manşetleri, Tvl’erin haberleri ve panel programları Türkiye halklarınının beyinlerini yıkamaya dönük propaganda ile yüklü. Türkiye halkı bu yoğun kirli propaganda ve ninnilerle mışıl, mışıl uyuyor. İyi uykular sevgili Türkiye halklarımız! En doğru manşet ise hükümet yanlısı “Türkiye” gazetesinde yer aldı “Anahtar Teslimi”. Evet IŞİD Cerablus’u AKP ile yaptığı anlaşma uyarınca “Anahtar Teslimi” olarak TC’ye teslim etti.

Gerek ABD, gereksede Rusya Suriye’de bir denge politikası yürütüyor. 24 Kasım’da Rus uçağı düşürülmese TC’nin Suriye’ye intikali daha erken gerçekleştirilmiş olacaktı. ABD ise karada YPG güçlerine muhtaçtı. Irak işgalinden sonra ABD askerlerinin Ortadoğu bataklığında telef olmasına gönlü razı değildi. Yıllardır TC ile G.Batı Kürtleri arasında bir denge rejimi politikasını uygulaya geldi. Bir taraftan DAİŞ’e karşı kara savaşında YPG/YPJ muhtaçtı, diğer taraftan ise NATO’daki kadim dostu ve müttefiği TC elden çıkartmak istemiyordu. Bu nedenle hep denge politikasını uyguladı. Minbiç’in DAİŞ’in elinden kurtarılmasını istiyordu, ancak Fırat’ın batısına YPG/YPJ öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’nin geçmesine, orada kalıcılaşmasına da gönlü razı olmuyordu.

Türkiye bacanakları İran ve Suriye’nin olurunu aldıktan sonra Cerablus’a girdi. Zaman zaman aralarında çelişkiler, çatışmalar olabilir ancak bütünsellik stratejisi gereği Kürtlerin özgürlüğü, kendi kaderlerini hakim olmaları gündeme gelince titrer ve kendilerine gelerek müşterek tehlikeye karşı bütünleşirler. Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Simko ayaklanması, Ağrı Milli Kurtuluş hareketi, 1937 Sadabad Paktı, 1946 Muhabbad Cumhuriyeti, 1975 Güney Kürdistan Milli Hareketi, 1980 Qamişlo Katliamı, Adana Mutabakatı ve onlarca örnek Kürdün acılı tarihinde ve belleğinde yazılıdır.

Bundan sonra ne olur hep birlikte göreceğiz. Ancak bilinen bir tarihi gerçek vardır ki Kürtler artık eskisi gibi dağınık ve önderliksiz değillerdir. Öz gücün önemini kavramışlardır. Dış güçlerin etkisini de Kobanê ve G.Batı pratiğinde yaşamışlardır. Kürdü kandırmak artık pek kolay olmayacaktır. Ortadoğu bataklığına girmek kolaydır, ancak çıkmak kolay değildir. Nitekim darbelen tanklar bunun ilk örnekleridir. Arkası mutlaka gelecektir. Yeterki Kürtler hem askeri, hem de diplomasi alanında sağlam adımlar atsınlar. Ortadoğu’daki dengeleri doğru kavrayabilsinler. Gerisi, Kürde bayramdır.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* Melê A.Sıddık Turhallı 29 Ağustos 1992 günü terahvi namazından sonra evine giderken kontgerilla tarafından Diyarbekir’de öldürüldü.

*  Yeni Politika gazetesi Bitlis muhabiri Seyfettin Tepe 29 Ağustos 1995 tarihinde gözaltında polislerce işkence yapılarak Kürt şehit gazeteciler arasına katıldı.

* 30 Ağustos 1988 tarihinde TC hudutlarını Kürdistan’ın Güney’inde Saddam’ın katliamından kaçan Kürtlere açtı.

* 30 Ağustos 1969 tarihinde DDKO ilk mitingini Ankara’da Dersim’de Pir Sultan Abdal piyesinin oynatılması sırasında çıkan olayları protesto etmek için yaptı.

*  31 Ağustos 1998 tarihinde 1 Eylül Dünya barış gününe katılmak üzere Ankara’ya gitmek için HADEP Zeytinburnu binası önünde toplanan kalabalığa polis saldırdı. Bu saldırıda HADEP Zeytinburnu gençlik kolları üyesi Zeynel Durmuş şehit oldu

* 1 Eylül 1998 tarihinde PKK 3.defa tek taraflı ateşkes ilan etti.

* 2 Eylül 1993 tarihinde Batman DEP yönetim kurulu üyesi Habip Kılç ve Metin Özdemir uğradıkları kontra saldırısında şehit oldular.

* 3 Eylül 1994 tarihinde HADEP Yüreğir yönetim kurulu üyeleri Rebih Cubuk ve Sefer Cerf uğradıkları saldırı sonucu yaşamlarını yitirdiler.

* 4 Eylül 1993 tarihinde HEP-DEP Mardin Milletvekili M.Emin Sincar Êlîh’de (Batman) uğradığı kontra saldırısı sonucu şehit oldu. Aynı saldırıda Batman Milletvekili N.Toğuç kolundan yaralandı.