
Anar, eserlerini kendine has teknikleriyle icra ediyor ve bunu da zaman zaman Anadolu motiflerini, zaman zaman da Hint ve İran motiflerini kullanarak gerçekleştiriyor. Albümde zaman zaman santur ve mızıka doğaçlamalarına da rastlıyoruz. Santura bu uzun yolculuğunda, mızıkasıyla Tuncay Korkmaz eşlik ediyor.
Güzel sözün en iyi aracı müzik
Santur ve mızıkanın buluşmasıyla inanılmaz bir uyumun yakalandığını görmek mümkün. Her ne kadar birbirinden uzak ve farklı coğrafyalara ait enstrümanlar olsalar da müziğin sınırları aşan bir özelliği olduğunu bir kez daha kanıtlıyor bize bu ikili. Bazı şarkılarda da santura, erbane, davul, bas gitar ve elektronikler altyapılarda eşlik ediyor. Anar, albüme neden 'Belagât' adını verdiğini şöyle açıklıyor: "Belagât, düzgün ve hakikatlı güzel söz söyleme sanatıdır. Günümüzde artık güzel söz söylemede en iyi araç müziktir bence. Bu kelimeyi ilk kez yazar Mehmed Uzun'un Dicle'nin Yakarışı kitabında rastladım. Daha sonra Ferîdüddîn-i Attâr'ın Esrârnâme adlı kitabında da rastladım ancak beni en çok etkileyen, Dicle'nin Yakarışı kitabındaki Mam Sefo adlı kahramanın belagât sanatının ustası olmasıydı."
Halkların müziğini araştırdı
Rihalı Sedat Anar, santur çalmayı Ankara'da öğrenci olan İranlı bir arkadaşından öğrenmiş. Sürekli İran'a gidip gelerek İran, Kürt ve Ermeni müziği üzerine araştırmalar yapan Anar, "İran'da aldığım dersler sonrasında kendi tekniğimi katarak bir çalma tekniği geliştirdim. Buna Anadolu tekniklerini de ekledim. Tüm bunlar, Belagât albümüne yansıdı. Albümde santura mızıkası ile eşlik eden Tuncay Korkmaz da mızıkayı farklı kullanıyor. Normalde koma ses kullanılmazken, mızıkada yer yer koma sesleri de kullanıyor. Albümdeki altı eserde, mızıkayı santurla kullandık ve inanılmaz oldu. Bunlardan biri de Baran Baranê isimli Soranî lehçesindeki eski bir Kürt halk şarkısı" diye konuştu.
SUNA ALAN/LONDRA