
TDŞK Sözcüsü İmam Taşçıer, Kürt sorunu nedeniyle yeni bir anayasa ihtiyacı olduğunu belirterek, yeni anayasanın Kürtlerin taleplerini de kapsamı gerektiğini söyledi. Anayasaların toplumsal mutabakat metinleri olduğunu ifade eden Taşçıer, „Eğer Kürtler ile Türkler arasında bir mutabakat sağlanmazsa yeni bir anayasanın da anlamı olmaz“ dedi. Diğer Kürt parti ve hareketleri ile 4 maddelik öneri üzerinden ortaklaştıklarını belirten Taşçıer, önümüzdeki günlerde bütün Kürt çevreleri ile tekrar bir araya gelerek konu ile ilgili yeni kararlaşmalara gideceklerini kaydetti. Ortaklaşılan 4 maddenin konferans, miting gibi eylem ve etkinliklerle halka anlatılması gerektiğini dile getiren Taşçıer, 4 maddenin ayrıca reklam panolarına da asılması önerisinde bulundu. „Nisan sonuna kadar bu talepler halka ulaştırıp destek ve önerileri alınmalı“ diyen Taşçıer, „4 maddeyi barındırmayan bir anayasa Kürtlerin anayasası olamaz. Bu olmadığı taktirde Kürtler bu anayasaya katılmaz, boykot eder“ dedi.
HAK-PAR: Ortaklaşacağız
HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı Ümit Tektaş, Kürtlerin yeni anayasa konusunda ortak bir duruş sergilediğini belirterek, ortaklaşılan 4 maddenin hayati önemde olduğunu söyledi. Yeni anayasa ile ilgili çalışmalarının sadece siyasi partiler ve hareketlerle sınırlı kalmayacağının altını çizen Tektaş, bölgedeki sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, meslek odaları ve farklı inanç gruplarıyla da ortaklaşacaklarını söyledi. Yeni anayasa ile ilgili taleplerini dile getirmek için yürütülecek çalışmaları da tartıştıklarını dile getiren Tektaş, bunlardan birinin de milyonlara varan bir imza kampanyası ve konferans olduğunu kaydetti. „Kürtler belirgin kimlikleri ve tarihleri ile üzerinde yaşadıkları coğrafyalarında kendileriyle özdeşleşen Kürdistan denilen coğrafyalarında bütün hak ve özgürlüklerini kazanmak istiyorlar“ diyen Tektaş, „Kürt hareketinin böylesi bir süreçte yeni anayasa yapım sürecinde etkin rol oynaması için serbest ve özgür bir ortamdan yana olduğumuzu söylüyoruz“ şeklinde konuştu.
KADEP: Taleplerimizi kabul ettireceğiz
KADEP Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Baksi ise, 4 önerideki ortaklaşamaya dikkat çekerek, bunun başarıya ulaşacağını belirterek, 12 Haziran Genel Seçimleri’nde gidilen ortaklaşma ve elde edilen başarıyı örnek gösterdi. „Kürtlerin ortak talebini kabul ettireceğiz“ diyen Baksi, „Halka gidilecek, toplantılar yapılacak, mitingler düzenlenecek. Yani bütün demokratik yollar ve zeminler denenecek. Çünkü Kürtlerin varlığı ve yokluğu söz konusudur. Kürtlerin bütün özgürlükleri talepleri hep silah ve katliamlarla karşılaştı. Buna biz son vermek istiyoruz. Bunun için bütün yurtsever Kürtleri bir bütün olarak bu çalışmaya dahil olması ve bu şartları dayatması gerekiyor. Yeni anayasa bir miladı ifade ediyor Kürtler için. Eğer biz Kürt ve Kürdistan kelimesini anayasada kabul ettirebilirsek yok olmaktan kurtulabiliriz“ dedi. „KCK“ adı altında yürütülen operasyonlara dikkat çeken Baksi, „Tutuklamalar olabilir mücadelede her şeyi göze almak gerekir“ şeklinde konuştu. Öcalan’a uygulanan tecridin yeni anayasa ile bağlantılı olduğunu dile getiren Baksi „Başbakan’ın kendisi itiraf etti. ‘Benim emrimle MİT şefi İmralı’da PKK lideriyle görüştü’ dedi. Ancak bu açıklamadan sonra tecridin uygulanması, anayasa çalışmaları sürecinde Kürtleri taleplerini aza indirgemek ve az taleple ikna etmek için oynanan oyunlardır. Fakat biz bu oyunlara gelmeyeceğiz“ ifadesinde bulundu.
ÖSP: Sadece dile getirmek yetmez
ÖSP Kurucu Genel Başkanı Sinan Çiftyürek de Kürtlerin kendi içinde bütünlüklü davranmaması durumunda taleplerinin yeni anayasada yer almasının zor olacağını söyledi. „Şimdi talepleri dile getirmek yetmez bu talepleri siyaset diliyle geniş kitlelere nasıl icra edileceği de önemlidir“ diyen Çiftyürek, „Bu bakımdan partiler arasında bizim önerimiz özellikle başta 4 parti arasında kalıcı bir platform oluşturulmalıdır diyoruz“ önersinde bulundu.
Talepler daha etkili savunulmalı
Anadilde eğitim ve öğretim için kitlesel kampanyaların yapılmasını da öneren Çiftyürek, Kürtlerin kendi kaderini tayin ve statüsünün kabul edilmesi konularında da ortak mitinglerin düzenlenebileceğini söyledi. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi de değerlendiren Çiftyürek, „Öcalan da dahil koşulsuz bir siyasi affın gerçekleştirilmesi lazım. Öcalan’ın siyaseten özgürce konuşabilmesi gerektiği kanaatindeyim. Kürt siyasal sorunlarını çözme konusu üzerinde Öcalan da bir taraftır. Dolayısıyla özgürce konuşmalıdır“ dedi.
NAZAN SALA - DİHA/AMED