Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Amed Newrozu’nda açıklanan mesajının önemli olduğunu ifade eden Kürt parlamenter Dr. Mahmud Osman, geri çekilme için Türk devletinin adımlarının beklenmesi gerektiğini söyledi. Kürtlerin ortak strateji geliştirmesinin zorunluluğunu tekrarlayan Osman, ulusal konferans çağrısında bulundu.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta Amed’de gerçekleştirilen Newroz kutlamasında okunan mesajını değerlendiren Kürt Parlementer Dr. Mahmud Osman, barış ve çözüm girişimlerinin Kürtlerin geleceği açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayarak, çözüm konusunda atılan adımların tüm Kürdistan’ı etkileyeceğini ifade etti. Osman, ‘’Eğer Kürt sorunu Kuzey’de çözülürse, İran, Suriye ve Irak’taki Kürtler üzerinde de olumlu etki yapar’’ dedi.

Zindanda müzakere olmaz

Barış sürecine tüm kesimlerin dahil edilmesi gerektiğini belirten Osman, Öcalan’ın koşullarının da düzeltilmesini istedi. Osman, ‘’Öncelikli olarak Öcalan’ı özgürleştirmelerini istiyoruz. Ondan sonra sorunun çözümü için PKK, BDP ve tüm Kürt çevreleriyle müzakere yapılmasından yanayız. Türk devletinin Öcalan ile tutukluluk koşullarında görüşmesini doğru bulmuyorum. Zindanda olan insan baskı altında olduğu için, bağımsız tartışamaz. Bundan dolayı Öcalan ile Türk Hükümeti arasında ne konuşulduğunu yeterince bilmiyoruz. Bazı şeyler perde arkasında olmuş, bu konuda bilgi sahibi değiliz. Bunun üzerine Abdullah Öcalan o mesajı gönderdi’’ şeklinde konuştu.

Adımlar karşılıklı olmalı

Öcalan’ın mesajının barış için önemli olduğuna işaret eden Osman, geri çekilmenin Türk devletinin atacağı adımlara karşılık gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çekerek, ‘’PKK’nin elindeki Türk askerlerini serbest bırakması çok iyi, savaşı durdurmak iyi. Ama ben gerillaların Türkiye sınırının dışına çıkarılmasından yana değilim. Bence bunun için erkendir. Şimdilik gerekli de değil. Çünkü ilk hamle olarak savaş durdurulur, esirler bırakılır, sonrasında karşı tarafın, Ankara’nın atacağı adımlara bakılır. Ankara eğer buna karşılık pozitif hamleler yapar ve adım atarsa, ona karşılık PKK de bu olumlu adımları sürdürebilir. Devletin hiç birşey yapmadan PKK’nin tek taraflı olarak her şeyi yapmasını beklemek doğru olmaz’’ dedi.

Top Türkiye’de 

‘’Öcalan verdiği mesaj ile topu Türkiye sahasına attı, şimdi top Ankara’da’’ diyen Osman, bu konuda Kürt halkının üzerine düşenleri yaptığını belirterek, bu aşamadan sonra Türkiye’nin atması gereken adımları da şöyle açıkladı: ‘’Öcalan’ı özgürleştirecekler mi? Binlerce tutuklu var, onları özgür bırakacaklar mı? Anayasayı değiştirecekler mi? Anayasalarında Kürtlerden hiç söz edilmiyor, Meclis’te Kürtlerin haklarının nasıl korunacağından söz edecekler mi etmeyecekler mi? Biz Türk devletinin ne yapacağını bekliyoruz. Türk devletinin tutumunun olumlu mu yoksa olumsuz mu olacağına bakmamız gerekir. Türk yetkilileri Newroz kutlamasındaki bayrak tartışmaları gibi yapay gündemlere takılmamalı. Barış bizler için olduğu kadar onlar için de gerekli. Bunun başarılmasını diliyoruz.’’

Ulusal konferans çağrısı

Kürt Parlamenter Dr. Mahmud Osman, Öcalan’ın mesajında yer alan birlik, beraberlik ve kardeşlik ifadelerinin Kürt halkı için de ulusal birlik çağrısı olduğunu ifade etti. Osman, Kürtlerin ulusal birliğe en çok ihtiyaç duyulan bir bu dönemde olduğuna işaret ederek, ulusal konferans için çağrıda bulundu: ‘’Kürtler için birlik ve ulusallığı geliştirme günü. Kürt hareketi büyüdü. Güney’deki Kürtlerin de Irak hükümetiyle sorunları var. Kuzey Kürdistan’da yine öyle. Rojava’da Kürtler kendi bölgelerini idare edecek düzeye geldiler. Şu an Rojhilat’ta somut bir durum olmasa da, şimdiden herkes İran’dan söz ediyor. Bir halk olarak Kürdistan’ın her parçasında çözmemiz gereken sorunlarla karşı karşıyayız. Bu nedenle Kürt liderler tüm parçalarda birbirine yardım etmeli ve ulusal bir çalışma yürütmeli.Bugün ulusal bir kongrenin yapılmasının zamanıdır. Ulusal kongrenin yapılması için tüm partilerin ulusal bir strateji geliştirmesi gerekir. Kürt ulusunun kendi kaderini tayini için bir çözüm bulunmalı. Bizim de kendi kaderimizi tayin hakkımız var. Bugün birlik olup, ulusal çalışmaları güçlü yapmamız ve birbirimize yardım ederek, barış, diyalog ve çözüm için ulusal bir program oluşturmamız gerekir. Bunu yapmalıyız ki Kürt halkı kendi kaderini tayin ederek başarıya ulaşabilsin.’’


NİHAT KAYA / WEHBİ DEMİR / DİHA/HEWLÊR