Son dönemlerde açılan kamuoyu anketlerinde HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı tartışmaları yoğunluklu olarak yapılmaktadır. Bu tartışmalar iki ana eksen üzerinde yürütülmektedir. Bunlardan birincisi, ‘’çözüm süreci’’ kapsamında HDP ile AKP’nin anlaştığı ve seçimlerde baraj altında kalarak AKP’nin 400 milletvekili sayısına ulaşarak, başkanlık sisteminin önü açacağı teziydi. Bu tez HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın HDP grup toplantısında yaptığı 120 saniyelik konuşma ile ortadan kalktı. Yürütülen ikinci tartışma ise HDP’ye son dönemlerde artan seçmen ilgisinin CHP’den mi, yoksa AKP’den mi olduğuna ilişkin tartışmalardır. Bu tartışma CHP ve AKP merkezli olarak yürütülmektedir. 2011 Genel Seçimleri ile cumhurbaşkanlığı seçimleri arasında kıyaslamalar yapılmaktadır. HDP aslında hem CHP hem de AKP seçmeninden oy alma potansiyeline sahiptir.
CHP’nin yıllardır izlediği politikalarla muhalefetin içini boşalttığı CHP seçmeni tarafından kabul görmektedir. Yıllardır İktidarı hedeflemeyen, gittikçe merkeze, merkez sağa kayan, her seçimde sağ seçmenin oylarını almak için ittifaklar geliştirmeye çalışan bir parti görünümündedir. Bu nedenle CHP kadroları ve tabanında bir yenilenme arayışı da devam etmektedir. Mevcut yapısı ve politikalarıyla CHP’nin değişim yaşaması mümkün görünmüyor. Bu nedenle CHP lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi HDP’yi AKP ile ittifak yapmakla itham ederek, kendi statükosunu korumanın peşindedir.
Bu seçimlerde HDP’den rahatsız olan bir diğer parti ise AKP’dir. HDP’nin barajı aşmasıyla birlikte parlamentoda istediği sayısal üstünlüğe ulaşamayacağını bilmektedir. Bu nedenle HDP’yi CHP ve MHP üzerinden vuran bir strateji izlemektedir. İç Güvenlik Paketi tartışmaları ile HDP lideri Demirtaş’ın son grup konuşması üzerinden yürüttükleri tartışma bunun en belirgin özelliğidir. 12 Eylül faşişt darbesinden bu yana demokrasi güçleri ilk defa böyle bir fırsatı yakalamış bulunmaktadır. 7 Haziran bu açıdan sadece HDP açısından değil, demokrasi ve özgürlükleri savunan tüm çevreler açısından büyük bir önem taşımaktadır. HDP’nin 7 Haziran başarısı, aynı zamanda gittikçe otoriter ve baskıcı bir yönetim tarzıyla Türkiye’yi yönetmek isteyenlere verilecek bir derstir. Toplumun tüm renklerinin ve farklılıklarının bu totaliter ve baskıcı yönetim tarzıyla sindirilmeye ve yok edilmeye başlandığı bu süreç, HDP’nin başarısıyla aşılabilir.
Son kamuoyu anketleri de bunu göstermektedir. Her iki siyasal partiye yakın strateji ve düşünce kuruluşlarının ürettiği senaryolarla HDP’ye yönelen seçmenin iradesi kırılmak isteniyor. Bunun üzerinden de stratejiler üretilmeye başlandı.
Aslında HDP, cumhurbaşkanlığı seçimiyle baraj nedeniyle açığa çıkaramadığı potansiyelini bir nebze açığa çıkardı. HDP sadece Kürt illerinden değil, Aydın, Muğla, Bursa, İzmir, Manisa, Kocaeli, Antalya, Ankara, Hatay, Konya gibi kentlerden milletvekili çıkaracak potansiyele sahip bulunmaktadır. Yine Kayseri, Denizli, Tekirdağ, Balıkesir, gibi illerde ciddi bir potansiyeli bünyesinde barındırmaktadır. Kürt coğrafyası dışında Kürtlerin de yoğunluklu olarak yaşadığı 15 ilde oylarını yüzde 85 oranında artırdı. Karadeniz İç Anadolu ve Ege’nin birçok kentinde CHP ve AKP’nin izlediği politikalardan kaynaklı kararsız seçmenin HDP’ye yöneliminin devam ettiği de kamuoyu anketlerinde görülüyor.
Bugün Kürt coğrafyasında HDP ile AKP’nin oylarının eşit oranda olmasını sağlayan, Antep, Malatya, Maraş, Elazığ, Erzurum, Erzincan gibi kentlerde cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 100’e ulaşan oy artışının bu seçimde de devam etmesi bekleniyor. Bölgenin 22 ilinde bulunan 8.7 milyon seçmenin 2.8 milyonu bu 6 kentte bulunuyor. HDP’nin burada aldığı oy 210 bin civarındadır. HDP bu bölgelerde yoğunlaştığı takdirde ciddi bir oy patlaması da yaşayabilir.
Bu seçimde HDP geçmişten bu yana başta barajın aşılamayacağı kaygısı, yerel seçimlerde bölge dışındaki kentlerde yerel seçimlere katılmaması nedeniyle ulaşamadığı seçmen potansiyelinin bir kısmına cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde ulaştı. HDP 7 Haziran seçimlerinde hem kendi seçmenleriyle, hem de demokrasi güçleriyle önemli bir buluşma yaşayacak. Bu buluşma Türkiye’nin demokratikleşmesine de ciddi katkılar sunacaktır.
2014 Yerel Seçimleri ile Cumhurbaşkanlığı
seçimlerinin bazı illerdeki sonuçları şöyle:
Kentler 2014 C.Seçimi
Ankara 27.522 94.756
Antalya 30.068 58.046
Aydın 20.226 41.568
Balıkkesir 6.165 21.111
Bursa 28.752 64.133
Hatay 11.168 28.151
İstanbul 412.875 648.608
İzmir 88.375 187.405
Kayseri 2.599 13.182
Konya 23.438 33.671
Manisa 21.709 45.828
Muğla 8.662 20.997
Denizli 6.393 18.644
Kocaeli 24.062 48.713
Tekirdağ 9.340 22.245
721.354 1.347.058
Kentler 2014 C.Seçimi
Elazığ 18.614 30.949
Malatya 6.874 21.495
Maraş 7.698 22.928
Antep 55.583 82.659
Erzurum 24.873 47.477
Erzincan 5.029
113.642 210.137