
Grevin sona ermesinin ardından tutsakların tedavi süreci başladı. Tutsakların tedavi için kaldırıldıkları hastanelerde kelepçeli şekilde tutulmaları, tutsak ailelerinin tepkisine yol açtı. Tutsak anneleri, açlık grevi sonrası duygularını dile getirdi.
Üç yıldır Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan Derya Moray’ın annesi Süheyla Moray, açlık grevi başladıktan sonra her gün cezaevinin kapısında olduğunu dile getirdi. Tüm anneler gibi kendisinin de açlık grevinden etkilendiğini kaydeden Süheyla Ana, açlık grevi sonlandırıldığında ailelerin hastaneye kaldırılan tutsaklarla görüşmesine izin verilmediğine dikkat çekti. Çocuklarının haklı talepler için bedenlerini ölüme yatırdıklarını belirten Süheyla Ana, :"Her gün televizyon başında ölüm haberi beklerken, üzücü haber gelmeden eylemin bitirilmesi sevindiricidir. Gece gündüz gözüme uyku girmiyordu. Barış olsun, genel af olsun istiyoruz" diyor.
Neden vatan sağolsun?
Kürt Sorununun 30 yıldır devam ettiğinin altını çizerek bu sorunun artık çözülmesi gerektiğini ifade eden Süheyla Moray, "Bir asker öldüğünde annesi 'Vatan sağ olsun' diyor. Neden vatan sağ olsun? Benim çocuğum o vatanda yaşamıyorsa, biz yaşamıyorsak vatan sağ olmasın" dedi. Asker annelerinin de barış için el uzatması gerektiğini kaydeden Süheyla Ana, barışın gelmesi için bütün annelerin birlikte mücadele vermesi gerektiğini belirtti. "Kızım hastaneye kaldırıldığında, bir elinde serum diğer elinde ise kelepçe, yatağa bağlıydı" diyen Süheyla Ana, karşılaştığı tabloya hiçbir annenin dayanamayacağını ve yüksek güvenliğe rağmen tutsakların kelepçeli tedavi edilmesine bir anlam veremediğini dile getirdi.
Artık cenazeler gelmesin
1990’lı yıllarda tutuklanan ve 'Yardım yataklık suçundan' 35 yıl hapis cezası verilen Ferda İldan’ın annesi Fazilet İldan, 20 yıldır tutuklu olan Ferda’nın, cezaevi hayatı boyunca yaşadığı ciddi sağlık sorunlarına rağmen açlık grevine girdiğine dikkat çekti.Tutsaklar açlık grevindeyken, kendilerinin de yemek yiyemediklerini kaydeden Fazilet Ana, açlık grevindeki tutsakları yalnız bırakmamak için gece gündüz cezaevi önünde olduklarını belirtti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ölümler yaşanmadan açlık grevlerine müdahale etmesinin kendilerini de mutlu ettiğini ifade eden Fazilet Ana, açlık grevinin biteceğini duyar duymaz Midyat Cezaevi’ne, kızının yanına gittiğini söyledi. Kimliği yanında olmadığı için savcıya bütün yalvarışlarına rağmen izin alamadığına işaret eden Fazilet Ana,"Kimliği olduğu için onların yanına gidip gören kaynımın kızı durumlarının kötü olduğunu dile getirmişti" dedi. Fazilet Ana, tutsakların, elleri kelepçeli şekilde serum takılı olarak hastanenin alt katındaki acil servisinde tutulduğuna ve yoğun güvenlik önlemleri alındığına dikkat çekti. "Savcının ciğeri yok mu?" sözleriyle savcıya tepki gösteren Fazilet Ana, "Bizim çocuklarımız, artık yarım insan oldular, sakat kalacaklar. İster asker, polis, ister gerilla olsun… Artık cenazeler gelmesin" dedi.
JINHA/AMED