
Türkiye’nin 6. büyük kenti olan Antep 1 milyon 135 bin kayıtlı seçmeniyle tüm partilerin ilgi alanı. Bu yönüyle Antep HDP’nin barajı aşma konusundaki en etkili illerden birisi. 15 yıl gibi uzun bir süre belediye başkanlığı yapan Celal Doğan’ın kentle bütünleşen kimliğinin etkisini kentte görüştüğümüz birçok yurttaşın ağzından duyuyoruz. AKP sanayicilerin desteğini arkasına alsa da, geçen seçimlere rağmen ciddi anlamda bir oy kaybının yaşandığı diğer bir izlenimimiz oluyor. Özellikle AKP’nin ve Erdoğan’ın yürüttüğü Kobanê politikası kentteki sıradan muhafazakar Kürt nüfusunu bile ciddi rahatsız etmiş. CHP ise geleneksel oylarını korumanın peşine düşmüş. CHP’den HDP’ye önemli bir oy kayışının olduğunu görüştüğümüz birçok kişi açıktan belirtiyor. Özellikle Celal Doğan’ın HDP’ye geçişiyle birlikte daha önce CHP’nin etkili muhalefet olmamasına tepki duyan, küsen ve HDP’nin barajı aşması için birçok CHP’li coşkulu bir HDP’li olmuş.
‘Heval olmaya geldim’
HDP kitlesiyle çoktan bütünleşmiş olan Celal Doğan’la ilk Urfa/Suruç mitinginde karşılaşıyoruz. “Heval olmaya geldim” diyor ve Suruçlular coşkulu bir şekilde Celal Doğan’ı bağrına basıyor. Antep’e vardığımızda Celal Doğan, HDP’nin İstanbul mitingine katılmak için çoktan yola çıkmıştı. Bizde kentteki diğer HDP adaylarıyla buluşmadan önce, Antep’te çok konuşulan Suriyeli göçmenler sorununu anlamaya çalışıyoruz.
Antep savaşla komşu…
Bu şehrin “zenginliği” hızla aşınıyor. Savaşın en ağır sonucu, ekonomik krizin kapıya dayanmış olması. “Kapıya” yalnız kriz dayanmamış. Bir de muazzam bir göç dalgası kentin bütün dengelerini allak bullak etmiş.
Çözümün stratejik yolu
HDP’li adaylar bize bu konudaki tutumlarını net bir şekilde açıkladılar: “Göç sorununu çözmenin stratejik yolu, savaşa son vermek, bu amaçla derhal ateşkes sağlamak ve Suriye’de demokratik, kantonal bir rejim kurarak, savaşın sonuçlarını ortadan kaldırmak. O zaman Arap göçmenler vatanlarına özgürce ve korkusuzca dönecek…”
Kira artışı
Adaylar şunu vurguluyor: Erdoğan’ın tahminleri uydurma çıktı. O savaşın kısa süreceğini düşündü ve göçmenlere, hiçbir ön hazırlık olmadan kapıları açtı. Savaş hala sürüyor. Ve daha da sürecek. Göçmenler ellerine biraz geçince, kamplardan kiralık evlere çıkıyor ve artan talep, kira fiyatlarını yükseltiyor. Antepli kiracılar bundan mağdur oluyor. Çözüm, göçmenleri “kamplara” hapsetmek değil. Devlet göçmenlere ‘uydu kentler’ inşa ederek onları ev-bark sahibi yapmalı. Bu olunca kiralardaki aşırı fiyatlar anında düşecektir….TOKİ’ci AKP neden bunu yapmıyor?”
Emek sömürüsü
“Suriyeli emekçiler amansız bir sömürüyle karşı karşıya…Onlar işgüçlerini neredeyse boğaz tokluğuna sermaye sahibine satıyor. Böyle olunca Antepli emekçi işini kaybediyor, onun yerine ucuz emek olarak Suriyeliler çalışıyor. İşsizlik büyüyor. Kalite düşüyor. İş kazaları bu nedenle artıyor. Çözüm basit: Hükümet Suriye’deki savaşta DAİŞ ve El Kaide unsurlarına yaptığı milyar dolarlık yardımı kesecek. Bu paraları Suriyeli göçmenlere ‘sosyal yardım’ olarak verecek. Ve aynı zamanda Suriyelilerin ‘kayıt dışı ve sigortasız’ çalışmasını önleyecek. Böylece göçmenler, başlangıçta ‘sosyal yardımla’ ayakta kalacaklar, sonra adım adım ekonomiye Antepli emekçilerle eşit koşullarda entegre olacaklar…”
Suriyeli değil, devlet suçlu
Özellikle Antep’te kenar mahallelerde 90 yıllarda Kürtlere yaşatılanlar şu an burada yaşayan Suriyelilere karşı yaşatılıyor. Buraya gelen Suriyelilerin bir sorun olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Burada devletin suçlu olduğunu belirtiyoruz. Bu gün Suriyeliler için oluşturulan fonda paralar birikmiş durumda. Bunu kullanmıyorlar. 330 bin Suriyeli’nin bu gün Antep’te yaşadığı resmi kayıtlarda yer alıyor. Bizce rakam bunun iki katı… Devlet plansız bir şekilde önlem almadığı için Anteplilerle Suriyelileri karşı karşıya getiriyor. Bu durum yarın için çok tehlikeli. Biz artık seçim çalışmasını bazen bir tarafa bırakıp bunun önüne geçmeye çalışıyoruz.
Antep sınırında IŞİD hakim
Bu gün Antep’in sınırlarına IŞİD hakim durumda. IŞİD’e büyük bir destek devlet tarafından buradan veriliyor. IŞİD’lilerin hala burada tedavi edildiği, sokaklarında yaşadığını biliyoruz. Bu yüzden Antep’in önümüzdeki süreçlerde PEŞAVER’leşme tehlikesi vardır. Afganistan ve Pakistan arasındaki yaşanan durum inanın yarın Antep’te de yaşanabilir. Bu çok kaygı verici bir durum.”
Antep Biz’i sahiplendi
Sanayi kenti olarak öne çıkan Antep’in sorunları dağ gibi birikmiş. HDP’nin bu sorunlara nasıl cevap olacağını HDP’nin 2. sıra adayı Prof. Dr. Mahmut Toğrul’a soruyoruz: “Biz bir bütün olarak Antep’in sorunlarını sahiplendik, Antep de bir bütün olarak bizi sahiplendi. Antep’e dışardan bakılınca, Türkiye’nin 6. büyük kenti olarak biliyoruz ama Antep’te öyle olmadığını ve ciddi anlamda büyük bir yoksulluğun olduğunu, çöpten gıda toplayarak karnını doyurmaya çalışanların sayısının Diyarbakır’dakilerden çok daha fazla olduğunu gördüm. Sokakta kağıt toplayan insan sayısı git gide artıyor. Antep’te yoksulluk çok fazla yaşanıyor. İnsanlar bodrumlarda zor nefes alınan yerlerde çalışıyor ve yaşıyor...
Pazarcıklıların oyuna talip
Prof. Dr. Mahmut Toğrul’un bir de Alevi kimliği var. Antep’teki Pazarcıklılar tarafından çok ciddi desteklendiğini duyuyoruz. Bunun ne kadar gerçek olduğunu kendisine soruyoruz?
“Alevi kimliğim ile tek var olmuş değilim. Tabanımız üzerinde ‘Bizim kardeşimiz’ algısı vardır. Buradaki Pazarcıklıların CHP’ye olan ilgisi biliniyor. 70 bin Pazarcıklı seçmen olduğunu tahmin ediyoruz. Biz en az bunun yüzde 70’ni alabiliriz. Daha önce bu oran yüzde 20 idi ama biz bunun yüzde 70’i bulacağını tahmin ediyoruz. Bir sürü etken var. Kobanê ve Şengal de bu etkenlere dahildir.
Türkiye’de AKP iktidarının daralan iktidarını açabilecek tek gücün HDP ile aşılacağı görüldü. AKP döneminde Aleviler çok dışlandı. Devlet kurumlarının Alevilere tamamen kapatıldığını biliyoruz. Çok ciddi Aleviler lehine kadrolaşmanın oluştuğunu biliyoruz. Bu gün Alevi bir vali, rektör veya müsteşar yok. 2007’den sonra bir Alevinin önemli bir yere gelmesi imkansız hale geldi. Devlet kurumları Alevilere tamamen kapatıldı.
Diyebiliriz ki, bir kimya profesörü Antep’te AKP’nin kimyasını bozacak. Toğrul, “Bizim şu anda Antep’te yarattığımız hava ile AKP’nin kimyası bozulmuş durumda. Biz Antep’te AKP’nin kimyasını bozduk. Git gide AKP burada çürüyor. 5 milletvekili çıkarmaları bile onlar için sürpriz olacak” diyor.
2 vekil başarı, 3 süpriz olacak
Üç gün boyunca gözlemlemeye çalıştığımız Antep’te sorunlar oldukça ağır. Ancak bu ağır sorunlar karşısında ciddi bir biçimde görevlerine çalışmış bir HDP kadrosu olduğunu söylemeden geçmeyeceğiz. Bu ne kadar sandığa yansır bilinmez ama 2011 seçimlerinde BDP olarak bağımsız adayla girdiği seçimlerde yüzde 5.08 ile 42 bin 670 oy alarak milletvekilliğini kıl payı kaçıran HDP, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyunu ciddi bir oranda artırarak yüzde 10.56 ile 83 bin oya ulaşmış. En son Antep Demokrasi Meydanı’nda gerçekleşen mitingte herkesi şaşırtan bir kitle toplandı. Sonuç olarak sadece HDP adaylarında değil, tüm çalışanlarda coşkulu bir motivasyonla seçim çalışmaları sona doğru gidiyor ve en önemlisi sandık güvenliğini HDP acil kodla korumaya almış durumda. Adaylar seçim sonucunu rakamsal olarak ifade etmese de, görüştüğümüz Antepli yurttaşların büyük bir bölümü 2 milletvekilini başarı, üçüncüsünü ise sürpriz olarak bekliyor. 2011 genel seçimlerinde AKP 9, CHP 2, MHP ise 1 vekil Meclis’e göndermişti.
VEYSİ SARISÖZEN