Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemcilerini İsveçli Parlementer Bodil Valero ile Alman Parlementer Martin Schirdewan ziyaret etti. Alman Parlementer Martin Schirdewan Avrupa ülkeleri ve Alman hükümetinin Türkiye’de insan haklarının tesisi için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve yeni katılımlarla büyük bir direniş cephesine dönen süresiz dönüşümsüz açlık grevleri kararlılıkla sürüyor. Strasbourg’da ise 14 kişinin açlık grevi 122 günü geride bıraktı. Açlık grevi eylemcilerini dün İsveçli politikacı, Avrupa Parlementosu Yeşiller Grubu Parlementeri Bodil Valero ile Alman siyasetçi, Avrupa Parlementosu Birleşik Sol-Kuzey Yeşil Grubu Parlamenteri Martin Schirdewan ziyaret etti.
Parlementerleri KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç karşılayarak, sağlık durumları hakkında bilgi verdi, taleplerini hatırlattı. Yüksel Koç’un sağlık durumundaki olumsuzluklardan kaynaklı kısa süren ziyarette Koç, giderek fiziksel zorluklar yaşadıklarını belirtti. Koç, tüm eylemcilerin, bütün olası riskleri göze alarak eyleme başladıklarını dile getirdi.
Eylemimizde kararlıyız
Taleplerinin Kürt Halk Önderi Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması olduğunu belirten Koç, tecrit kırılıncaya kadar eylemlerine devam etme kararında olduklarını vurguladı. Koç, Avrupa kurumlarının sessizliğinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye evrensel insan haklarını gasp ederken diğer taraftan demokrasini savunucusu olduğunu iddia eden Avrupa ile de müzakereler sürdürüyor. Diğer taraftan AK konvansiyonlarına imza atmış bir ülke durumunda olan Türkiye, Avrupa’nın gözü önünde Kürt halkına saldırıyor, binlerce Kürt siyasetçiyi tutukluyor. Kürt Halk Önderini ise 8 yıldır izole ederek, halkı ile arasında ki iletişimi koparıyor. Bu kabul edilemez.” Avrupa’nın sessizliğinin kendilerini böylesi bir eyleme mecbur kıldığını dile getiren Koç, AK ve CPT’nin bir an önce Türkiye’ye baskı yapması gerektiğini söyleyerek, “Evrensel insan haklarının savunulması tüm insanlık için vazgeçilmez en temel görev olmalıdır” dedi.
Duygusal ama yüreklendirici
Görüşme ardından gazetemize konuşan Alman Parlementer Martin Schirdewan şunları belirtti: “Açlık grevinde bulunan insanları ziyaret etmek hem duygusal hem de yüreklendirici idi. Avrupa Konseyi üyesi olarak Türkiye’nin insan haklarını ve uluslararası hukuku tanıması gerek. Bunun içinde açlık grevinde bulunan eylemcilerin talebi olan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla, ailesiyle görüşme iznini vermek de bulunmaktadır.”
Milletvekili Schirdewan, Avrupa ülkeleri ve Alman hükümetinin Türkiye’de insan haklarının tesisi için harekete geçmesi gerektiğini de vurguladı.