Yüzleşme ve hesaplaşma

Ara Tonlar'da Ayşegül Devecioğlu, 12 Eylül darbesinin ardından ortadan kaybolan, öldüğü sanılan romanın kahramanı Demir'in yirmi yıl sonra ortaya çıkışıyla geçmişe düşen ışığı, kırklı yaşlarını süren eski arkadaşların yüzleşme ve hesaplaşmalarının kaçınılmaz hale gelişini anlatır. Ne var ki olan biten ancak kırık camdan yansıdığı kadarıyla görülebilecektir. Demir'in eski arkadaşları, geçen onca uzun yıl sonrası başka başka yerlere savrulmuş, başka hayatlar kurmuşlardır. Ve hiçbiri bu karşılaşmaya hazır değildir. Dalgaların savrulmuşluğunda her biri başka limanlarda demirlemişlerdir. Artık onlar yıllar öncesinin insanları değiller, herkes birlikte yaşanılmış o yıllara yabancıdırlar. Romanın kahramanları geçmişe giderek, bugünü de sorgulayarak yaşamları üzerine konuşurlar. Romanda sorgulama ekseninde öne çıkan yenilginin özeti gibidir şu cümleler: “…tek bir mavi, tek bir kırmızı, tek bir sarı, ama hayat ara tonlarla dolu, onları gözden kaçırmadık mı sence? İlk başlarda ara tonları çok iyi duyumsuyorduk, ama sonra sanki bilerek görmezden, duymazdan gelmeye başladık, belki de cesaretimizi yitirdik ve ana tonların güvencesine sığındık. Yenilgi biraz da bu değil mi; ana tonlara teslim olmak…”  


 KÜLTÜR SERVİSİ