Adana’nın Seyhan İlçesi’ne bağlı Gülbahçesi Mahallesi’nde tecridi protesto için kendini yakan 17 yaşındaki Abdulkadir Atilla tedavi gördüğü Ankara Numune Hastanesi’nde önceki gün hayatını kaybetmişti. Atilla, dün binlerce kişinin katıldığı bir törenle Kürtçe ve Arapça ağıtlarla toprağa verildi. Gülbahçesi Karasu Kavşağı’nda biraraya gelen halk, PKK bayrakları, Öcalan posterleri taşıyarak, „Şehîd namirin“ sloganlarıyla törenin yapılacağı Küçükoba Mezarlığı’na yürüdü.
Mezarlıktaki saygı duruşunun ardından Atilla’nın bıraktığı mektubu okundu. Bir Arap genci olarak Kürt halkına yönelik zulme öfkesini dile getiren Atilla’nın mektubu şöyle: „Ben Şoreş. Bu mücadeleyi bilmememe rağmen, tek anladığım Önder Apo ve gerillaları sevmemdir. Benim üzerimdeki etkiyi anlatmam mümkün değil. Teyzemin, dayımın ve ablamın etkisi büyüktür, onların sayesinde Önder Apo’yu çocuk yaşta tanıdım. PKK’nin ve Önder Apo’nun ideolojisini fazla bilmiyorum. Gönül isterdi ki, Önder Apo için kendini yakan arkadaşlar gibi mektup bırakmak isterdim. Önder Apo’yu, gerillayı, şehitleri, cezaevindeki abilerimi, ablalarımı hepsini çok seviyorum. Önder Apo’nun üzerindeki tecridi ve Kürt halkına uygulanan kirli oyunları bir Arap genci olarak kabul etmiyorum. Tüm Kürdistan annelerinin ellerinden öperim. Herkese selamlar. Bijî Serok Apo, PKK, HPG, Şehit namirin. Bu mektubu kabul ederseniz dünyanın en mutlu insanı olurum. Ya ruhi ya ceni Apo*. Şoreş.“
Mektubun ardından „Çerxa şoreşê“ marşı okundu ve Abdulkadir Atilla sloganlarla toprağa verildi. Cenaze törenine katılanlar Kürtçe ve Arapça ağıtlar yakarak, Türk devletine tepki gösterdi.
* Arapça „Ya ruhi ya ceni Apo“ sloganı „Ruhumuzla, canımızla seninleyiz Apo“ ifadesine karşılık geliyor.

 DİHA/ ADANA