Almanya’nın Frankfurt kentinde hobi olarak arıcılık yapan Elbistanlı Fatma Bulut, ”Arılar doğa ve insanlık için vazgeçilmez, bal ise çok sağlıklı. İsterse herkes bu işi yapabilir, ne arıdan ne de bu işten korkmayın” diyor.

 

REWŞAN DENİZ

 

“Arılar yeryüzünden silinip

giderse, insanoğlu yalnızca dört yıl yaşayabilir.

Arılar olmazsa döllenme olmaz, hiçbir bitki, hiçbir hayvan, hiçbir insan olmaz.”

 

(Albert Einstein, 1949) 

 

Fatma Bulut, 53 yaşında, 3 çocuk annesi ve yaklaşık 40 yıldır Almanya’da yaşıyor. Frankfurt yakınlarındaki Eschborn kasabasındaki bahçesinde hobi olarak hem arıcılık yapıyor hem de sebze-meyve yetiştiriyor. Arıcılık yaptığını duyduğumda sözleşmiştik Fatma’yla. Bahçesinde ziyaret ettiğimiz Fatma, tam teçhizatlı bahçesinde börekler pişirmiş, semaverde çay demlemiş, tüm misafirperverliğiyle karşıladı bizi.

6 yıldır arıcılıkla ilgilendiğini anlatan Fatma’nın bu işe ilgisi, okuduğu bir haber üzerine başlamış. Aile fertleri içerisinde alerjisi olanların bulunduğunu anlatan Bulut, ”Okuduğum habere göre, alerjileri olan insanlara yaşadıkları bölgede üretilmiş bal faydalı geliyormuş. Bu haberi okuduktan sonra hemen çevrede arıcılık yapan birileri var mı diye aramaya başladım” diyor.

 

Arıcılık teşvik ediliyor

Ardından yakın köylerindeki bir arıcıyla iletişime geçtiğini söyleyen Fatma, ”Konuştukça, ‘neden ben de arıcılık yapmayayım’ diye düşündüm. Arıcı da tavsiye edince işe koyuldum” diyerek, kısa zamanda kovan sahibi olduğunu aktarıyor. Almanya’da arıcılık yapmak isteyenlere hem teşvik hem de destek sunulduğunu anlatan Fatma, bu işe ilgisi olanlar için şu bilgileri de paylaşıyor: ”Almanya’da Arıcı Kulüpleri (İmkerverein) var her yerde. Onlara başvurduğunuzda size yol gösteriyor ve destek veriyorlar. Seminerler organize ederek, eğitiyor ve bilgilendiriyorlar. Belediyeler de hobi olarak arıcılık yapanlara teşvik için yardımda bulunuyor.”

 

60-70 kilo bal verdi

İki kovanla başladığı arıcılık deneyiminde bir dönem kovan sayısını 6’ya yükselttiğini de belirten Fatma, ”Arılarım 70 kilo bal veriyordu, eve de bıraktım, az da olsa satış da yaptım. Ancak başka bir işte de çalıştığım için bir dönem sonra zor oldu ve kovanları ikiye düşürmek zorunda kaldım” diyor.

Bal sezonunun baharla, çiçeklerin açmasıyla başladığını söyleyen Fatma, ”Bu süreç Mart’ta başlıyor, Temmuz-Ağustos gibi bitiyor. Arıları bal verdikten sonra ise onların beslenmesi ve korunmasına dikkat etmek gerekiyor. Bal aldıktan ve kışın olmak üzere iki kez ilaçlıyoruz, yoksa ölebilirler. Üçüncü ayda çiçekler tekrar çıkıyor” diyerek, döngünün devam ettiğini aktarıyor.

 

Arıların harika dünyası

Aynı zamanda bir alışveriş merkezinde satış görevlisi olarak çalışan Bulut, arıcılık için; ”Zahmetli ama aynı zamanda çok zevkli bir iş. Özelliklede arılar dünyasına şahitlik etmek çok güzel. Bir kraliçe arı alıyorsun, diğer arılar onun çevresinde kümeleniyor ve aileleri çoğalıyor. Onları seyretmek ise büyük zevk veriyor. Ön tarafta askeri var, çalışanlar gidiyor, kraliçe içeride koruma altında…” diyerek, arıcılığı severek yaptığını söylüyor.

 

En güzel bal dağ çiçeklerinde

Çiçek olan her yerde arıcılık yapılacağını, ilgi de olduğunu belirten Fatma, ”Örneğin; Frankfurt gibi kentlerde evlerin çatılarında, balkonlarına kovan yerleştirenler var. Şehir içinde tarlalar ilaçlanıyor. Yüksek yerlerde, dağlarda ise çiçekler ilaçtan uzak, en güzel bal da oralarda oluyor” diyor.

 

İnsanlık arısız 4 yıl yaşayabilir!

Ünlü bilim insanı Albert Einstein’in ”Arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır, arı olmasa döllenme, bitki, hayvan ve insan olmaz” sözünü hatırlatan Fatma, ”Arıların nesli tükeniyor, bu insanlık için büyük bir tehlike. Arılar bitki türlerinin de üremesini sağlıyor. Doğa ve insanlık için önemleri çok büyük” diyerek, nesillerinin devam etmesinin önemine vurgu yapıyor.

 

Arılardan korkmayalım

”Alerjisi yoksa herkes arıcılık yapabilir” diyen Fatma ekliyor: ”Arılar doğa ve insanlık için vazgeçilmez. Bal da çok sağlıklı. Kimisi için bu iş zahmetli gelebilir ama aynı zamanda çok zevkli. Herkes bu işi yapabilir. Ne arılardan ne de bu işten korkmamak lazım.”

 

Meclis avlusunda arı kovanı

      “2016 yılından bu yana Federal Alman Meclisi’nin avlusunda bir arı kovanı bulunuyor. Burada yaşayan üç arı kolonisi her yıl 80 ila 100 kilo arasında bal üretiyor. Bu bal “Meclis Çiçeği” etiketiyle satışa sunuluyor ve geliri arıları korumaya yönelik projelere aktarılıyor.    
 

En önemli 3. hayvan türü

   

Arılar, sığır ve domuzlardan sonra insanların faydalandığı en önemli üçüncü hayvan türü. İnsanların beslenmesine de yeri doldurulmaz bir katkı sağlıyorlar: Meyve, sebze ve hayvan besini için üretilen bitkilerin büyük çoğunluğunun tozlaşmasını arılar sağlıyor ve biyolojik çeşitliliğe büyük katkı sağlıyorlar. Almanya’daki bitkilerin yüzde sekseninin tozlaşmasını arılar gerçekleştiriyor.

Bilim dünyası arıların sayısının tüm dünyada endişe verici bir hızla azaldığını gözlemliyor. Arı ölümlerinde monokültüre dayalı tarım ve genel geçer tarımda tarım ilaçlarının kullanımı gibi faktörler etkili. Almanya’da yaşayan yaklaşık 570 yabani arı türünün yarısı soylarının tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya.

 
 

Biz yokken arılar vardı

 
  • Biz yokken arılar vardı:Bilinen ilk arı fosili 100 milyon yıl, ilk insan fosili ise 300 bin yıl öncesine ait.
  • En çalışkan hayvan: Ortalama bir arı hayatı boyunca bir çay kaşığının 12’de 1’i kadar bal üretiyor. Yarım kilo bal için bir grup bal arısının 2 milyon çiçeği gezmesi gerekiyor.
  • Dans etmeyi seviyorlar: Bal arıları kendi aralarında dans ederek anlaşıyorlar. Bir bal arısı bulduğu yemek kaynağının konumunu ve kovana mesafesini, yaptığı özel bir dans ile diğer arılara anlatır.
  • Çok hızlılar: Bal arıları kanatlarını aklınızın alamayacağı kadar hızlı çırpıyorlar. Bir bal arısı saniyede 230 defa kanat çırpıyor.
  • Sadece dişi arılar sokar: Çünkü sadece dişi arıların iğneleri vardır. Bal arıları herhangi birini ya da bir şeyi soktuktan sonra ölür.
  • Koku arıların işi: Bal arılarının 170 koku alıcısı bulunuyor. Bu sayede sizin kokusunu dahi alamadığınız çiçeklerden o lezzetli balları üretiyorlar.
  • İnsanların en yakın böcek dostu: Çünkü arılar insanların yiyebilecekleri bir gıda üreten tek böcek türü…
  • Yazın çalış, kışın ye: Arılar kış aylarında kovanlarından çıkmaz ve yaz boyunca biriktirdikleri balı yiyerek yaşamlarına devam eder; kraliçe arıyı ve kendilerini sıcak tutmak için sıkı bir küme oluştururlar.
  • Çok minikler, 5 gözlüler: Bal arılarının 6 bacağı var. 2 bitişik gözleri başlarının yanında; 3 tekil gözleri ise başlarının üzerinde. Bunun yanında 2 çift kanatları, bir nektar keseleri ve bir de mideleri var.