
İsviçre Ulusal Parlamentosu'na seçilen ilk Kürt Alevi vekil olarak tarihe geçen Sibel Arslan, tüm seçmenlere teşekkür ederken, sağın yükselişte olduğu bir dönemde mecliste en fazla göçmenlerin sorunlarını gündeme getireceğinin sözünü verdi.
İsviçre'de pazar günü yapılan parlamento seçimlerinde göçmen karşıtlığıyla bilinen aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi sandıktan birinci çıkmıştı. SVP ile diğer sağ partiler toplamda 101 sandalye kazanarak, meclisin yarısından fazlasını oluşturmuşlardı. Seçimin sürprizi ise ilk kez bir Kürt Alevi siyasetçinin İsviçre Ulusal Parlamento'ya girmesi olmuştu.
İsviçre Yeşiller -BastA! Partisi'nden milletvekili seçilen genç ama tecrübeli siyasetçi zaferi sonrası gazetemiz Yeni Özgür Politika'ya konuştu.
Seçmenlere teşekkür etti
Sibel Arslan, seçimlerin demokrasinin en temel unsuru olduğunun altını çizerek "Demokrasi için sandığa gidip görevlerini yapan herkese, bana oy verip vermemelerine bakmaksızın teşekkür ediyorum" dedi.
Emeğin zaferi
Sibel Arslan seçim zaferinin emekle örülen bir süreç olduğunu da belirterek "Büyük sermaye gruplarının desteklediği adayların karşısına sınırlı bir bütçeyle ve özellikle de arkadaşlarımın fedakarca çalışmalarıyla bu başarıyı yakaladık. Seçim çalışmalarında büyük emek harcayan arkadaşlarıma, göçmen dernek ve sivil kuruluşlara da haklarını teslim ediyorum. Bu anlamda seçilmem benim için çok anlamlı ve değerli oldu" ifadelerini kullandı.
Zorlu bir görev bekliyor
Yeni görevinde kendisini zorlu bir sürecin beklediğini ifade eden Arslan buna karşın seçmenlerinden aldığı güçle en iyisini yapmaya çalışacağını ve özellikle göçmenlerin sorunlarına eğileceğini söyledi. Arslan "Sağın yükselişe geçtiği, SVP'nin birinci parti olduğu bir parlamentoda göçmen sorunlarına daha fazla eğilmemiz gerektiğinin farkındayım. Bu en temel çalışmam olacaktır" dedi.
Barış sürecine dönülmeli
Türkiye'deki 1 Kasım seçimlerini gözlemci olarak izleyeceğini de vurgulayan Arslan "Umarım 1 Kasım seçimleri sonrası barış sürecine yeniden dönülür. Kürt sorunu ancak barış içinde çözülür. Biz bu konuda İsviçre hükümetinin de harekete geçmesi için çabalar yürüttük. Buna devam edeceğiz" diye konuştu.
Barış için sandığa gidilmeli
"Türkiye’de ezilenlerin, emekçilerin bütün halkların birarada yaşaması için 1 Kasım seçimleri önemli bir vesiledir" diyen genç siyasetçi, Avrupa'daki seçmenlere ise "Barış için, demokrasi için, emekçilerin, kadınların hakları için, halkların kardeşliği için oylarımızı kullanmalı ve demokrasiye katkı sunmalıyız. Bu hem seçmen hem insan olarak temel görevimizdir" çağrısını yaptı.